17. Hukuk Dairesi 2016/3268 E. , 2019/142 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda kararda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan ... 'ın…
**17. Hukuk Dairesi 2016/3268 E. , 2019/142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda kararda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan ... 'ın yaralanarak malul kaldığını, maluliyeti nedeniyle kendisine 50.557,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rücusu için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava trafik kazası nedeniyle ödenen maddi tazminatın rücusuna ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d bendi "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir" hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d bendinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu, tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.