1. Hukuk Dairesi 2008/12313 E. , 2009/1057 K. "" MAHKEMESİ : TORBALI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanın 154, 155, 345 ve 351 parsel sayılı taşınmazlarını 7.4.1999 tarihinde davalı oğluna hibe ettiğini yeni öğrendiğini, işlem tarihinde murisin hukuki ehliyetinin bulunmadığını, davalı tarafından kandırılmak suretiyle işlemin yapıldığını, ayrıca murisin saklı paylarını bertaraf etme amacıyla hareket ettiğ…
**1. Hukuk Dairesi 2008/12313 E. , 2009/1057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TORBALI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanın 154, 155, 345 ve 351 parsel sayılı taşınmazlarını 7.4.1999 tarihinde davalı oğluna hibe ettiğini yeni öğrendiğini, işlem tarihinde murisin hukuki ehliyetinin bulunmadığını, davalı tarafından kandırılmak suretiyle işlemin yapıldığını, ayrıca murisin saklı paylarını bertaraf etme amacıyla hareket ettiğini ileri sürüp, tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, tenkis yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın fiili ehliyetine haiz olduğuna dair Adli Tıp Raporu gereğince davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle, "davacının tapu iptali tesciline ilişkin olmadığı takdirde tenkise ilişkin davanın reddine"karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, ehliyetsizlik, hata ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, "davacının tapu iptali tescili olmadığı takdirde tenkise ilişkin davasının reddine" karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı R. Ç.n dava konusu 154, 155, 345 ve 351 parsel sayılı taşınmazlarını 7.4.1999 tarihinde ve hibe suretiyle davalı oğluna temlik ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 2659 Sayılı Yasanın 7/6 ve 16/9 maddeleri hükmü uyarınca Adli Tıp Kurumundan elde edilen raporla miras bırakanın ehliyetli olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ne varki; ehliyetsizlik dışında hata ve hile hukuksal nedenlerine de dayanılarak tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istenmiş olup, mahkemece anılan iddialar bakımından araştırma ve inceleme yapılmış değildir. Bilindiği üzere; sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamıyacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekirki, Borçlar Kanununda esaslı hatanın tanımı yapılmamış, 24. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir. Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmiyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi,girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf, yönünden (Subjektif unsur), hemde iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.