5. Ceza Dairesi 2006/4789 E. , 2010/2851 K. Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; zorla kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.09.2005 gün ve 2005/49 Esas, 2005/205 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş…
**5. Ceza Dairesi 2006/4789 E. , 2010/2851 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; zorla kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.09.2005 gün ve 2005/49 Esas, 2005/205 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 08.09.2005 tarihli son celsede mağdure vekili sanığın cezalandırılmasını talep etmiş olmasına göre, CMK.nun 238/2. maddesi gereğince kamu davasına katılmak isteyip istemediği sorularak istemi halinde bu hususta bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 21.03.2005 günlü raporu ile sınır zeka potansiyeli tanısı konulan ve ruh bakımından kendini savunabilecek durumda olmadığı tespit edilen mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek; söz konusu rahatsızlığın tasaddi fiiline mukavemet etmesini engelleyecek akıl hastalığı niteliğinde olup olmadığı, beden veya ruh bakımından kendini savunup savunamayacağı, akıl hastalığı niteliğindeyse bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği hususlarda rapor alınıp sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken eksik tahkikatla yazılı şekilde hükme varılması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.