10. Hukuk Dairesi 2024/5935 E. , 2024/6521 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1922 E., 2024/96 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2022/127 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığın nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasında yapı…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5935 E. , 2024/6521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1922 E., 2024/96 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2022/127 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığın nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hak sahibinin boşanma nedeni ile gelir/aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile falziyle toplam 329.000 TL'nin iadesi nedeni ile ödeme belgesi gönderildiği, ayrıca babasından almış olduğu emekli maaşı da kesildiği, davacının 1995 tarihinde eşinden boşandığı, bu evitlikten ... ... adında bir erkek çocuğu bulunduğu, davacının eşinden boşandıktan sonra bir daha çocuğu ile ilgili özel durumlar ve özel günler harici bir araya gelmediği, eski eşinin yaklaşık 15 sene Yakacık Çarşı mah.... sk.... sitesi A-1 Blok D:1 Kartal/Yakacıkta oturmakta olduğu ve yatalak annesine baktığı, davacının da ara ara eski kayın validesiyle ilgilendiği ve en son da ölümü ile cenazesine katıldığı, davacının Nisan 2019 tarihine kadar Zeytinli Mah.3081 sk.Aktur sitesi A Blok No:2 D:4 Edremit/Balıkesir'de kendisine ait evde oturduğu, Kuruma itiraz dilekçesi gönderilmiş olup ilgili dilekçenin 13.07.2020 tarihinde Kuruma tebliğ edildiği halde cevap verilmediği iddiasıyla Kurumca tahakkuk ettirilen 329.000 TL borçlu bulunmadığının tespiti ile Kurum kararının iptaline, yeniden aylık bağlanmasına ve ödenmeyen aylara ilişkin aylıklarını faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eski eşinden 1995 yılında boşandığı halde fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği ve aynı zamanda da babasından dolayı yetim aylığı aldığı, son dönemde yetim ve dul maaşı almak için hileli boşanmaların yapıldığı şeklindeki şikayet, ihbar ve müvekkil Kurumun tespitlerinin artması da dikkate alınarak Genel Müdürlük Makamınca olur ile “sigortalının ölüm tarihinden sonra boşanarak talepte bulunan kız çocukları ile yeni eşinden boşanarak ölen eski eşinden talepte bulunan eşler için Kurumumuzun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurlarınca denetim yapılarak, düzenlenen rapor sonucuna göre gelir/aylık bağlanması taleplerinin değerlendirilmesi” şeklindeki talimat nedeniyle, davacının boşandığı eşi ile bir arada yaşayıp yaşamadıklarının tespiti için Kurumumuzca araştırma yapıldığı, davacı hakkında yapılan araştırma sonucu İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kartal Sosyal Güvenlik Merkezinde görevli kurum denetmeni ... Mete Mehdioğlu tarafından hazırlanan 10.02.2020 tarih ve 2020/413175/023 sayılı rapor ile Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde görevli kurum denetmeni Yunus Kanaş tarafından hazırlanan 22.02.2019 tarih ve 2019/YK/34 sayılı raporda, dava konusu hususlar ile ilgili son derece önemli tespitlere yer verildiği, davacının eski eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde özellikle tutanak tanıklarının beyanları, davacının ismini Ergül olarak söylemesi, ayrıca hastane ve eczane kayıtları davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kanaatini oluşturduğu, davacının sunduğu kanıtların ve davacı tanıklarının beyanlarının denetmen tarafından düzenlenen tutanağın aksini kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 1995 tarihinde eşinden boşandığı, eşinden boşandıktan sonra bir daha çocuğu ile ilgili özel durumlar ve özel günler harici bir araya gelmediği, davacının eski eşinin annesine ait Mah. ... Sitesi ... Sk. A/1 Blok D:1 Yakacık / Kartal / İstanbul adresine ilişkin tapu kaydının dosyaya bildirildiği, davacının eski kayınvalidesine bakması için bu adreste bulunmasının insani bir görev olduğu, ancak davacının eski eşi ile bir arada yaşadığı iddia edilerek almakta olduğu maaşının kesildiği, davacının eski eşinden ayrı yaşadığına ve Balıkesir Akçay’da ki eve ilişkin tüm belge ve bilgilerin dosyaya sunulduğu, davacının eski eşinin ikametgahının annesinin ikametgahı olmadığı, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile faiziyle toplam 329.000 TL’nin iadesi nedeni ile ödeme belgesi gönderildiği, ayrıca babasından almış olduğu emekli maaşının da kesildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hazırlanan denetmen raporuna göre davacının boşandığı eşi ile karı koca olarak fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği, gerekçeli kararda davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de, AAÜT gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, davalı Kurum lehine reddine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, Kurum kontrol memurlarınca tutulan tutanağın somut verilere dayalı olması ve denetim esnasında dinlenen çok sayıdaki tanığın imzalı beyanlarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri, boşandıkları dönemde bir kısım abonelik adreslerinin aynı olması, medula ve eczane kayıtları da gözetilerek, Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığın nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.