13. Hukuk Dairesi 2015/9482 E. , 2016/6816 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bu…
**13. Hukuk Dairesi 2015/9482 E. , 2016/6816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... Otomotiv'den 25.01.2013 tarihinde satın aldığı 2011 model ... Marka, çift kabinli kamyonet cinsi, ... tipi siyah renkli aracın garanti süresi içinde seyir halinde iken yağ filtresinin patladığını, hemen servisi aradığını, servis yetkilisinin aracın yanına gelerek yağ filtresini değiştirdiklerini, 10.000 km bakımının 20.11.2013 tarihinde yapılmış olmasına rağmen bu arızanın oluşmasından dolayı aracı derhal 26.11.2013 günü servise teslim ettiğini, Servisin; aracın motorunun yatak sarmış olduğunu, garanti belgesi kapsamında olduğundan parça bekleneceğini ve onayının da diğer davalı distribütör firma tarafından verilmesini beklediklerini kendisine bildirdiklerini, aracın servise teslim edildiği tarihten itibaren dava tarihine kadar 75 gün geçmiş olduğunu, aracın 30 günlük tamir süresinin aşılması nedeniyle aracın değiştirme ve bedel iadesi koşullarının oluştuğunu, arızanın imalattan kaynaklanan bir hata olup malın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın servise teslim edildiği 26/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte fatura bedeli olan 33.925,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Otomotiv sahibi ..., aracın motor arızasından dolayı 13.12.2013 tarihinde getirildiğini, motordan ses geldiğini, garanti kapsamındaki araç için distribütör firma olan diğer davalı ... grubuna keyfiyetin bildirildiğini, onay gelinceye kadar tamir yapamadıklarını, 18.02.2014 tarihinde motoru açmaları yönünde talimat gelince, aracın motorunun söküldüğünü, rektifiye edildiğini, 4 gün içerisinde tamir edilerek 22.02.2014 tarihinde aracın hazır hale getirdiklerini ve davacıyı aradıklarını, ancak davacının aracı teslim almadığını, fabrika çıkışından dolayı sorun olduğunu, bu süreçte servis olarak kendilerinin herhangi bir kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ayıplı ürünün iadesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre, aracın motor krank mili ve mekanizması ile birlikte motor revizyonu yapıldığı, rektifiye işlemi adı verilen motor arızasının azami tamir süresi aşılarak 72 gün sonra tamir edildiği, arızanın kullanıcı kaynaklı olmayıp üretim hatası olduğu taraflar arasında ihtilafsızdır. Sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK'nun 13/3. maddesinde; ”Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 4077 sayılı TKHK'nun 4/2. maddesine göre, “.... Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.” Bu yasal düzenlemeyle tüketiciye ayıplı mal nedeniyle tanınan seçimlik haklarından birisi de ayıplı malın iadesi ve ödenen bedelin tahsilidir. Tüketici, yasayla kendisine tanınan dört seçimlik hakkından birini tercih etmekte özgürdür. Öte yandan, 14/6/2003 tarihli ve 25138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde; “Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın; a)Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması, b)Tamiri için gereken azami sürenin aşılması, c)Firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun mevcut olmaması halinde sırasıyla satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisinin düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının belirlenmesi, durumlarında, tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir.” Bu düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, eldeki dava ile azami tamir süresinin aşılması nedeniyle aracın satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı servise teslim edilen aracın, 4077 sayılı TKHK'nun 13/3. maddesinde ve bu madde kapsamında çıkartılan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin dördüncü bendinde (Değişik fıkra: RG-24/4/2011-27914) bahsedilen Yönetmeliğe ekli listede ilan edilen 30 günlük azami tamir süresi içinde davacıya teslim edilmediği sabittir. Mahkemece hükme esas alınan 03.10.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, arızanın mekanik olduğu ve gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiş, tamir edilerek arızanın giderildiği ve değer kaybı da oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki Yönetmelikte belirtilen tamir süresinin aşıldığı sabit olup, bu durumda davacı yasada düzenlenen diğer seçimlik haklarından istediğini kullanabilir. Bu talebi reddedilemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Sözü edilen yasal düzenlemelere göre tüketiciye ayıplı mal nedeniyle tanınan seçimlik haklarından birisi de ayıplı malın iadesi ve ödenen bedelin tahsilidir. Tüketici, yasayla kendisine tanınan dört seçimlik hakkından birini tercih etmekte özgürdür. Davacı eldeki davada sözleşmeden dönerek ayıplı ürünün fatura satış bedelinin tahsilini istemekte olup, dava konusu aracın satış bedelinin davacının talebi doğrultusunda iadesine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.