18. Ceza Dairesi 2018/7931 E. , 2019/2941 K. "" KARAR 19/02/2010 tarihli iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2, 119/1-c, 31/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne Çocuk Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2013/724 esas, 2014/311 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müştekinin beyanına göre…
**18. Ceza Dairesi 2018/7931 E. , 2019/2941 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR 19/02/2010 tarihli iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2, 119/1-c, 31/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne Çocuk Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2013/724 esas, 2014/311 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müştekinin beyanına göre hırsızlığın müştekinin iş yerinin karşısında bulunan malzemelerini koyduğu depodan yapıldığının anlaşılması karşısında; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 25/09/2018 tarihli ve 2016/8686 esas, 2018/11170 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği veya bir iş yerinin eklentisi niteliğindeki olmayan yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmayacağı gözönünde bulundurularak, suça konu yerin sadece depo olarak kullanılıp kullanılmadığı, depoya girişin ne şekilde gerçekleştirildiği hususu netleştirilerek sonucuna göre, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet hükmü kurulup kurulamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/06/2014 tarih ve 2014/15-157 esas, 2014/314 sayılı kararında açıklandığı üzere, Türk Ceza Kanununun "Konut dokunulmazlığının ihlali" başlıklı 116. maddesinin birinci fıkrası; "Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır", ikinci fıkrası ise; "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur" şeklinde düzenlenmiştir.