Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının bir araya gelerek davalı şirketin maliki olduğu ... model kule vincin satışı ve teslimi için anlaşmaya vardıklarını, davalının sözleşme uyarınca 1 adet yürüyüş takımlı 46 mt yükseklik 54 mt boy uzunluğuna sahip ... marka 6 tonluk gergisiz kule vinci, ağırlık taşları (alt taşları) kuyruk taşları, tüm bağlantı elemanları, kabin ve elektrik aksamı ile birlikte 180.000,00-TL karşılığında müvekkiline satarak teslimini vaad ettiğini, müvekkilinin, belirtilen meblağın bir kısmını çek bir kısmını nakit olmak üzere aynı gün davalıya ödemiş ise de davalının söz konusu emtiayı tam olarak teslim etmediğini, vincin mast elemanı ve yürüyüş takımı olmadan taslim edildiğini ve bu hali ile işlevini göremeyeceğini, davalıya gerekirse sözleşmeden dönüleceği bildirildiğinde, bedelini bilahare karşılayacaklarını söyleyerek bunları kiralamalarını ve bu eksikliklerin en kısa süre zarfında teslim edileceğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilinin aldığı kule vinci kullanabilmek ve kiraya verebilmek için dava dışı ... Ltd.Şti.'den aylık 1.000,00-TL + KDV (1.180,00-TL) bedel karşılığı 1 adet 5.95 mt mast elemanı kiralamak mecburiyetinde kaldığını, 2015 itibariyle müvekkilinin dava dışı şirkete ödediği toplam tutarın 10.620,00-TL olduğunu, müvekkilinin bundan dolayı ekstra zarara uğradığını, yürüyüş takımının olmamasının vincin ortalama kira ederini 1.000,00-TL eksilttiğini, davalıya Noter vasıtası ile gönderdiği ihtarname ile eksik malın tesliminin aksi halde bedelinin ödenmesi ve ayrıca mast elemanı kirası nedeni ile ödenen 10.620,00-TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, davalının buna yanaşmadığını belirterek, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, yürüyüş takımını ve 1 adet 5.95 mt mast elemanının BK'nın 125/1 maddesi gereğince aynen teslimi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tespiti ile satım tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu kısma yönelik 10.000,00-TL'sinin davalıdan tahsiline, eksik teslim nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararın işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, dava dışı şirkete aylık 1.000,00-TL ve KDV miktarı olan 1.180,00-TL olarak ödemek zorunda kaldığı 10.620,00-TL kira bedellerini ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ticari faizi ile tahsiline, uğranılan kira kaybı nedeni ile şimdilik 1.000,0-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama aşamasında 16.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini ıslah ederek yürüyüş takımı ve mast elemanının aynen teslimi talebinden vazgeçip, eksik teslim edilen bu elemanlar nedeniyle 70.191,54 TL ve on aylık kira bedeli 11.800,00 TL toplamı 81.991,54 TL nin ıslahen davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Model Kule Vincin eksiksiz olarak davacıya 26.01.2015 tarihinde teslim ettiğini, teslimat tarihi açısından dava öncesinde yaşanan ihtarname teatisinden de anlaşılabileceği üzere taraflar arasında mutabakat mevcut olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir eksik teslimi veya yerine getirmediği bir taahhüdü bulunmadığını, zira taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu satışa istinaden 10/01/2015 tarihli 307301 seri numaralı faturanın müvekkili tarafından tanzim edildiğini, faturada yer alan "... Model Kule Vincin satışı" açıklamasından da açıkça anlaşılabileceği üzere, satışa konu tek malın bu kule vinç olduğunu, davalı tarafın da satışın gerçekleştiği tarihten huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığını, nitekim söz konusu faturaya da yasal süresi içinde davacının herhangi bir itirazda bulunmamasının faturayı kabul ettiği anlamına geldiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesi uyarınca, faturayı alan kişinin 8 gün içinde itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, faturanın içeriği, mal veya hizmetin cinsi, miktarı ve fiyatı olduğunu, dolayısıyla eksik veya ayıplı ifa yapıldığı kesinlikle kabul edilmemekle birlikte davacı ... Vinçin, satılan vinci kendisine teslim edildiği haliyle kabul ettiğinin aşikâr olup, eksik ifa olduğuna dair ispat yükünün davacıya ait olduğunu, müvekkili tarafından taraflar arasında satım gerçekleşmeden önce 06.11.2014 tarihinde söz konusu vincin satışı için ilan verildiğini, ilanda da açıkça görüleceği üzere vince dair yalnızca "... MODEL MAX 6 TON BOOM 55mt YÜKSEKLİK 40 mt." şeklinde bilgilerin yer aldığını, dolayısıyla davacının iddialarının aksine müvekkilinin hiçbir şekilde yürüyüş takımı ve mast elemanının da teslim edileceğini taahhüt etmediğini, davacı tarafça sunulan evrakın müvekkili açısından sözleşme niteliğine haiz olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan 10/01/2015 tarihli sözleşmenin müvekkili şirketin imza yetkilileri tarafından imzalanmadığını, söz konusu sözleşmenin imzaladığı söylenen kişi tarafından imzalandığının dahi şüpheli olduğunu, söz konusu tek sayfalık sözleşme olduğu söylenen evrakın imza yetkilisi tarafından imzalanmadığı gibi, müvekkili şirketin kaşesinin dahi bulunmadığını, kaldı ki; şirketi temsile yetkili kişiler tescil ve ilan edildiğinden, burada davacı tarafın iyiniyetli olduğunun düşünülemeyeceğini, aynı zamanda davacı bir tacir olduğundan tacirlerin basiretli bir tacir gibi davranma zorunluluğunun olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp, yalnızca kule vincin satışı için yapılan icap ve kabul ile satış bedelinin ödenmesi ile tanzim edilen fatura bulunduğunu, aksini iddia eden davacının bunları yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının hiçbir şekilde ispatlayamadığı iddialarının doğru olduğu farz edilse dahi somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun TBK 112-126. maddeleri kapsamında düzenlenen borcun ifa edilmemesi değil, olsa olsa ayıplı ifa olduğunun kabulü gerektiğini, zira mast elemanı ve yürüyüş takımı olmadan bir vincin teslimi eksik değil ayıplı ifa olarak nitelendirileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte TBK' nın ayıbı düzenleyen 219. maddesine gereğince davacının müvekkilinin kendisine bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmadığını iddia ettiğini, yine söz konusu madde kapsamında mast elemanı ve yürüyüş takımının eksiklikleri olsa olsa nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan bir ayıp olarak nitelendirilebileceğini, ancak doktrindeki baskın görüşler uyarınca, borca aykırılığa ilişkin özel hüküm niteliğinde olan ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulama alanına giren durumlarda temerrüdü düzenleyen genel hükümlere gidilemeyeceğini, dolayısıyla davacının TBK madde 112-126 kapsamında taleplerde bulunmadan önce ayıp hükümlerine başvurması gerekeceğini, taraflar tacir olduğundan ve hatta yapılan satış ticari iş niteliğine haiz olduğundan dava konusu satış sözleşmesinin TTK madde 23'e tabi olduğunu, taraflarınca davacının Kadıköy ... Noterliğinin 01/09/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine verdikleri Beşiktaş ... Noterliğinin 22/12/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname cevabında da görüleceği üzere davacının TTK madde 23'de aranan ayıp ihbarını süresinde gerçekleştirmediğini, zira ihtarnamelerden de görüleceği üzere söz konusu vincin tesliminin 26/01/2015 tarihinde gerçekleştirildiği hususunun tarafların kabulünde olduğunu, teslimden 8 ay sonra bir ihtarın müvekkile çekilmiş olmasının TTK madde 23'de aranan açık ayıpta 2 gün ve gizli ayıpta 8 günlük hak düşürücü sürelerin geçirildiğini ve davacının kesinlikle bir talep hakkı olmadığını açıkça gösterdiğini, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi savunmuştur.