5. Hukuk Dairesi 2023/7879 E. , 2024/1377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1513 Esas, 2023/1457 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/154 Esas, 2022/194 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınm
**5. Hukuk Dairesi 2023/7879 E. , 2024/1377 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1513 Esas, 2023/1457 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/154 Esas, 2022/194 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi 389 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TEİAŞ'ın bölgedeki imar çalışmaları bitmeden değerinin çok altında bir bedelle taşınmazı kamulaştırmaya çalıştığını, dava konusu trafo merkezinin acele kamulaştırılması için talepte bulunduklarını, bölgede imar çalışmalarının çok kısa sürede biteceğinden taşınmazın arsa vasfını kazanacağını, dava konusu taşınmazın ... Sitesine ve Kurban Pazarına çok yakın olduğunu, Samsun yolu ve diğer ana yollara yakın olması, bölgede bir kısım yapılaşmanın bulunmasının taşınmazın değerini arttırdığını, müvekkilinin davacı kurumla pazarlığa davet edilmediğini, öncelikle imar çalışmalarının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmasını, dava konusu gayrimenkulün imar geçtikten sonraki değeri üzerinden kamulaştırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazi vasfındaki taşınmazın bedeli belirlenirken objektif değer artış oranının ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazı kapsayan bölgede yapılan uygulama imar planı iptal edilse de yakında imara alınacağını, belirlenen bedelin çok düşük kaldığını, objektif değer artırıcı unsurun yüzde 300 olması gerektiğini, bilirkişi raporunun yöntemine uygun hazırlanmadığını, kapitalizasyon faiz oranının % 3 alınması gerektiğini, fark bedellerin ödenmesi ve faize ilişkin karar ve ek kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, taşınmazın konumu ve tespit edilen özelliklerine göre % 250 objektif değer artırıcı unsur oranı da uygulanmak suretiyle dava tarihi itibarıyla bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı taraf dava açmaya sebebiyet vermediğinden ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de yerinde bulunmuş; ancak kamulaştırma bedelinin 624.566,25 TL olarak tespiti ile bu bedelden acele kamulaştırma nedeniyle tespit edilen 280.761,25 TL'nin mahsubu ile fark bedel olan 343.805,00 TL'nin ilk kararla hükmedilmesi gereken 200.488,75 TL'lik bölümüne dava 4 ay içerisinde sonuçlandırılamadığından 07.03.2016 tarihinden ilk karar tarihi olan 15.06.2017 tarihine kadar faiz işletilmesine, 143.316,25, TL fark bedele ise 15.06.2016 tarihinden ikinci karar tarihi olan 24.03.2022 tarihine kadar faiz işletilmesine ödeme yapılırken ilk kararla fazladan yapılan 18.983.26 TL'nin hesaplamada dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken karar ve ek kararda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin tavzih istemi kabul edilerek ek karar ile hükmün faize ilişkin bölümleri düzeltilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ilave olarak fark kamulaştırma bedelini halen alamadıklarını, istinaf hükmünün hatalı olduğunu, faizin bitiş tarihinin istinaf karar tarihi olması gerektiğini ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, konumu özelliklerine göre objektif değer artışı uygulanarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.