9. Ceza Dairesi 2024/6509 E. , 2024/9806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/562 E., 2024/625 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, ilkderece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya
**9. Ceza Dairesi 2024/6509 E. , 2024/9806 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/562 E., 2024/625 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, ilkderece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, mahkumiyetine dair verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, eksik inceleme yapıldığına, tanık Mervenaz’ın beyanında mağdurenin zorla bir yere götürülecek biri olmadığına ilişkin beyanına, katılanın anal svap örneği ile vajinal svap örneklerinde meni örneği bulunamadığına, katılanın uğradığını belirttiği darp cebir ile doktor raporunun çeliştiğine, katılanın olay anında ailesi ile konuştuğunu beyan ettiğine, sanığın bir zorlamasının olmadığına ve sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, vaki temyiz isteminin, reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın ilk beyanında sadece oral ve vajinal ilişki tarif edip daha sonraki beyanlarında olayları genişleterek oral, vajinal ve anal yoldan ilişkiye girdiğini söyleyerek çelişki oluşturması, katılanın anal, oral ve vajinal ilişki tarifi karşısında vajinal, oral ve anal bölgede sanığın dna örneklerinin bulunmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'nun karşı oyuyla ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğine ilişkindir. Sanığın soruşturma aşamasındaki tüm beyanlarında katılanla rızaya dayalı veya rıza dışı hiçbir şekilde cinsel birliktelik yaşamadığını, katılan mağdure ile sohbet ettiklerini, arabayla dolaştıklarını beyan ettiği, kriminal raporların gelmesinden sonra mahkeme aşamasında alınan beyanında ise katılanla cinsel birleşme yaşamadığını, katılanın kendisine tahrik edici hareketlerde bulunması nedeniyle katılanın göbeğinin altına, kasık bölgesine boşaldığını, katılanın rızası dışında hiçbir şeyin olmadığını beyan ederek sanığın aşamalardaki savunmaları arasında çelişki olduğu gibi sanığın soruşturma aşamasındaki beyanının, katılanın olay günü giydiği kıyafetlerde sanığın menisini ve DNA'sını tespit eden uzmanlık raporuyla uyuşmadığı, katılan ile sanık arasında katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek husumet tespit edilmediği, katılan mağdurenin alınan doktor raporunda burnunda kızarıklık şeklinde darp cebir izinin tespit edilmesi, katılan mağdurenin olaydan hemen sonra ağlayarak kolluk görevlilerine maruz kaldığı eylemi anlatarak intikali hemen gerçekleştirdiği, katılanın beyanlarının dosya kapsamındaki diğer tüm deliller uyuştuğu da gözetilerek sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın tehdit ve cebir kullanarak katılanın rızası dışında hem ağızdan hem de vajinal yoldan cinsel organını katılanın vücuduna sokmak üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmakla, hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.