8. Ceza Dairesi 2022/5465 E. , 2024/1886 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/158 E., 2022/128 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HU…
**8. Ceza Dairesi 2022/5465 E. , 2024/1886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/158 E., 2022/128 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının11.01.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2015 tarihli kararı ile sanıklar İbrahim ve İsmail hakkında atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 3.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.01.2021 tarihli kararı ile, sanık ...'in hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle bu hususun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun birden fazla kişiyle birlikte çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle olayda birden fazla ağırlaştırıcı sebebin bulunması karşısında temel cezanın tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca sanığın daha önceden katılan ...’yla evlenme isteğinin katılanın ailesi tarafından reddedildiği ve sanığın suç tarihinde yine aynı saikle katılanın hürriyetini tahdit ettiği anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık ...'in 05.12.2015 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle davanın düşmesine; sanık ... hakkında atılı suçtan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık temyiz isteminde, suçu işlemediğine, cinsel amaçla artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, Adli Tıp Kurumu raporunun dikkate alınmadığına, tanık ve başkaca delil bulunmadığına ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekili temyiz isteminde, sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmadığına, ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanık ...'in daha önceden mağdure ... ile evlenmek istediği, ancak reddedildiği, suç tarihinde de sanık ...'in evlenmek amacıyla mağdur ...'yı kaçırmaya karar verdiği, ağabeyi İsmail ile birlikte ...'nın okulunun önüne gittiği, okul çıkışında İbrahim'in ...'yı zorla araca çekerek aracın içerisine aldığı, daha sonra da Bağcılar'da bir yakınının evine götürdüğü ve bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 07.11.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre, mağdure çocuğun vücudunda eski ve yeni travmatik harici bulgu saptanmadığı, küçüğün genital ve anal muayenesinde eski ve yeni travmatik bulgu saptanmadığı, dolayısıyla vücuda organ vesair cisim sokulmasını içeren nitelikte cinsel içerikli eyleme maruz kalmış olduğunun fiziksel tıbbi bulguları saptanmadığı tespit edilmiştir. 3. 05.11.12 tarihli ihbar tutanağına göre, olaydan hemen sonra katılan ...'in abisi ... tarafından, kız kardeşinin okulun önünden sanık ... tarafından kaçırıldığını belirterek emniyete müracaatta bulunduğu anlaşılmıştır. 4. Sanık ..., olay günü mağdureye okulun köşe tarafında bulunan aracı göstererek gitmeleri gerektiğini söylediğini, mağdurenin de kendi istediği ile araca bindiğini, birlikte teyzesine ait eve gittiklerini orada kaldıklarını, ayrı odalarda kaldıklarını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 5. Mağdure ..., olay günü okulun önünde yeğenini almak için beklediği sırada, arkadaşı İlknur'un dayısı sanık ... ve mütevvefa sanık ...'in arabayla yanına geldiklerini, arabadan indiklerini, açılan kapıdan İlknur'un kendisini arabaya ittiğini, sanık ...'in de arabanın içerisinden kendisini çektiğini, sanık ... ile birlikte aracın arka tarafına oturttuklarını ve bilmediği bir eve götürdüklerini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Mahkemenin, gerekçesini göstermek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasındaki takdiri indirim nedenlerini uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin itirazları reddedilmiştir. B. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından inceleme dışı mütevvefa İsmail ile fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/158 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararında sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... Bakanlık vekililinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi