6. Hukuk Dairesi 2022/4328 E. , 2024/320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasında açılan kooperatif genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şa
**6. Hukuk Dairesi 2022/4328 E. , 2024/320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasında açılan kooperatif genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 27/01/2018 tarihinde ... ili, Merkez ... Düğün Salonunda yapıldığını, toplantı tutanağının 10-11-12-13-14-15 ve 16. maddelerinde alındığı iddia edilen kararların, ana sözleşmeye, Kooperatifler Kanununa ve özellikle de iyi niyet esaslarına aykırılık teşkil ettiğini, genel kurul kararlarının muhtevi tutanaklarla toplantıya katılanların listesinin temsilciler tarafından imzalanması gerektiği, temsilcinin genel kurulda kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakla belirtmeye mecbur olduğunu, önceki yönetim kurulu başkanı olan ... ve ekibinin genel kurul toplantısı başlamadan önce sayım sonuçlarını kendi lehlerine etkileyecek bir takım usulsüzlüklerde bulunduklarını, genel kurul giriş kartlarının kooperatif hazirun cetvelindeki ortakların isim ve ortaklık numaralarının toplantı öncesinde doldurulmuş şekilde ortağın kimlik belgesinin ibrazı halinde verilmesi gerekirken kimlik ibraz edilmeden veya vekaletname incelenmeden gelişi güzel kendi lehlerine oy kullanacak ortak olmayan kişilere gerek kurul toplantısından önce gerekse de genel kurul toplantısı anında düzenlenerek verildiğini, yapılan usulsüzlüklerin bakanlık temsilcileri tarafından da denetlenmediğini ve tüzüğün 5. maddesinin c, d ve e bentlerinin açık bir şekilde ihlal edildiğini, genel kurulun sevk ve idaresinden sorumlu divan başkanının yanlı ve taraflı biçimde hukuka, ana sözleşmeye aykırı olacak şekilde hareket ettiğini belirterek 27/01/2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16. maddelerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile bu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların genel kurul kararının iptali için dava açma ehliyeti ve yetkilerinin olmadığını, davacıların genel kurul toplantı tutanağına geçirilen herhangi bir muhalefet ve itirazlarının olmadığını, davacıların yetkili olmayan kimselerin genel kurul kararına katıldığı yönündeki iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu, giriş kartlarının stantlarda, gösterilen kimlik ve vekaletnamelere binaen imza karşılığı üyelere teslim edildiğini, vekaleten oy kullanan ortakların ilgili vekaletlerinin stantlardaki görevliler ve hükümet komiserleri tarafından ayrıntılı şekilde incelendiğini, davacıların genel kurul toplantı tutanağının usulsüz hazırlandığı yönündeki iddialarının da tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın süresi içinde ve anasözleşmenin 38. maddesinde belirtilen pay sahipleri tarafından açıldığı, bu nedenle dinlenebilir olduğu, divan başkanının genel kurul başlamadan önce kooperatif ortaklarının imzalarıyla verilen gizli oyla seçim yapılması şeklindeki önergeyi oya sunmamış olması hususunun tarafsızlık ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğu ve bakanlık temsilcisi ...'nin temsilci tüzüğünün 6. maddesinin n fıkrası gereğince yaptığı uyarıyı da dikkate almadığı, kamera kayıtları incelenerek bilirkişi tarafından tespiti yapıldığı üzere toplantı esnasında herhangi bir imza faslının görülmediği, divan başkanının salondan ayrıldığı, gündem gereğince 11, 12, 13, 14, 15 ve 16. maddelerinin görüşülmediği, genel kurul salonunda herhangi bir bilgisayar veya başka çeşit herhangi bir yazıcı, cihaz veya aracının mevcut olmadığı, genel kurul tutanağının el yazısı ile yazılmadığının açıkça belli olduğu, kanun ve ana sözleşme ile TTK ilgili hükümleri uyarınca genel kurul tutanağının tutulmadığı ve yerinde imzalanmadığı, genel kurul salonunun dışında daha sonra 11-16. maddelerinin de görüşülmüş gibi gösterilerek genel kurul tutanağının hazırlanmış olduğu, divan başkanının imzası olmadan genel kurul tutanağının Ticaret İl Müdürlüğüne verildiği anlaşıldığından Kooperatifler Kanunu madde 98 atfıyla Türk Ticaret Kanunu madde 422 ve Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Anasözleşmesi madde 39 uyarınca yapılan genel kurulun geçersiz olduğu anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 27/01/2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 10-11-12-13-14-15-16 maddelerinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların dava açma ehliyetinin olmadığını, seçimin gizli oyla yapılması kabul edilse bile esasa yönelik bir sakınca oluşturmayıp gerekçeli kararda delil olarak kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, doğruluğu ve güvenilirliği hakkında uzman bilirkişilerce alınmış bir rapor olmayan kamera kayıtlarının karara esas teşkil etmesinin haksız ve usulsuz olduğunu, genel kurul toplantı tutanağının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığına dair imza atan bakanlık temsilcisi ...'nin daha sonra tam aksine hazırladığı 30.01.2018 tarihili Bakanlık temsilci raporunun mahkemece delil sayılmasının yasaya aykırı olduğunu, 10. maddenin oylanması sonucunun genel kurul tutanağında oy çokluğu ile ifade edilmiş olması bu maddenin mahkemece iptali için tek başına hukuki gerekçe teşkil etmeyeceğini, tutanağın genel kuruldan hemen sonra imza altına alındığını, divan başkanının imzasını sonradan atmasının usulsüzlük amacı taşımadığını, 10-11-12-13-14-15-16 maddelerinin okunarak oylamaya sunulduğunu ve kabul edildiğini, tanıkların beyanlarının hükme esas alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleri ile hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, divan başkanının genel kurul başlamadan önce kooperatif ortaklarının imzaları ile verilen gizli oyla seçim yapılması şeklinde önergeyi oya sunmamış olmasının tarafsızlık ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ve bakanlık temsilcisi ... temsilci tüzüğünün 6/n maddesi gereğince yaptığı uyarıyı da nazara almayarak demokratik olmayan bir tutum sergilemiş olduğunu temsilci raporunda açıkça belirtildiği, incelenen kamera kayıtlarında kamera saati ile 15:00 'da oylamaya geçildiği oyların sayılmadan iki dakika içinde göz kararı ile divan başkanı tarafından beyaz listenin kazandığı ilan edilerek ardından bir grup üyelerin alkışı arasında bir kişi ile birlikte salondan dışarı çıkıldığının görüldüğü salonun boşaldığı, saat 17:07 'de divan başkanının elindeki kağıtları bakanlık temsilcisi masasındaki bayana verildiğinin tespit edildiği, herhangi bir imza faslının görülmediği, saat 17:12 'de divan başkanının paltosunu alıp salondan ayrıldığının tespit olunduğunu, gündem gereğince 11-12-13-14-15-16 maddelerinin görüşülmediği, kamera kayıtlarında yapılan görüntülerin incelenmesinde genel kurul salonunda herhangi bir bilgisayar veya başka bir çeşit yazıcı cihaz veya aracının mevcut olmadığı, genel kurul tutanağının el yazısı ile yazılmadığının açıkça belli olduğu, tüm bu tespitlere birlikte bakıldığında genel kurul mahallinde kanun ve ana sözleşme ile TTK ilgili maddeleri uyarınca genel kurul tutanağının tutulmadığı ve yerinde imzalanmadığı, genel kurul salonu dışında 11-16 gündem maddelerinin görüşülmüş gibi gösterilerek genel kurul tutanağının hazırlanmış olmasının geçerli olmadığı, esasen divan başkanını imzası olmadan genel kurul tutanağının Ticaret İl Müdürlüğü'ne verilmiş olmasının, bunları ispatlar mahiyette olduğunu bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacının ... bu davayı açmaya ehil olduğu ve davanın süresi içerisinde açıldığı, incelenen kamera kayıtları ve dosyadaki bilgilerden gündemin 10. maddesi olan yönetim kurulu üyelerinin seçiminin ana sözleşmeye aykırı olarak ve oyların sayılmadan yapılarak karar alındığı, gündemin 11-16 maddelerinin görüşülmediği anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince 27.01.2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 10-11-12-13-14-15-16 maddelerinin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 98. maddesi, TTK 422. maddesi., Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13/12/2018 tarih, 2016/6131 Esas, 2018/5820 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21/06/2016 tarih, 2015/5959 Esas, 2016/3806 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.