İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istin…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın .... tarihleri arasında dava dışı ... ya kiralandığını, müvekkiline ait aracın dava dışı .... tasarrufunda iken 16/07/2024 tarihinde ....plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlar nedeniyle davalı ile bir çok kez iletişime geçildiğini, davalının müvekkilinin hasarını ödemekten imtina ettiğini, kazanın davalının müvekkiline ait park halindeki aracına çarpması nedeniyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin aracında oluşan hasarın tamiri için 50.000,00 TL onarım bedeli ödediğini, davaya konu kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle belirsiz alacak davası ikame ittiklerini ve şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 25.000,00 TL hasar bedelinin 16/07/2024 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: kaza tarihinde ...plakalı elektrikli bisikletini kiraya verdmiş olduğu şahsın davaya konu olan maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını öğrendikten sonra Kemer Polis Merkezi Amirliği'ne giderek yaşanan durumu olduğu gibi anlattığını, akabinde ... plakalı araç olduğu ve ... isimli şirketten kiralandığının tespit edildiğini, emniyete gitmesi sonucunda davacı tarafın aracını kiraya verdiği şahıs ...'nun olaydan haberinin böylelikle olduğunu, davacının iletişime geçilmediğini belirtse de bizzat kendisinin iletişime geçerek, zararlarını gidermek istediğini defalarca belirtmesine rağmen kendilerinin sürekli farklı rakamlar talep ederek tutarsızlıklarını devam ettirerek anlaşma yoluna varamadıklarını, davacıya ait aracın park kurallarına uygun bir şekilde park edilmediği ve park edilmeyecek bir alana park edildiğini düşündüğünü, bahse konu kazanın 16.07.2024 tarihinde yaşandığını, onarımının da neredeyse 7 ay sonraya bırakıldığını, bunun gerekçesinin ise kiralama faaliyetlerinin durağanlaşmasının beklenmesi olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu 03.02.2025 tarihli onarım faturasında verilen hizmetin neler olduğunun açıkça belirtilmemesinin bu davanın kötü niyetli olarak yöneltildiğinin açık bir kanıtı olduğunu, davacının onarım bedeline ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davacının aracında yalnıza çizikler olduğunu, başkaca bir hasarının bulunmadığını, basit müdahalelerle giderilebilecek nitelikli hasarlar olduğunu, uzun zaman alan bir tamirat süresi gerektirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "mahkememizin görevsizliğine, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle hmk'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine, davaya bakmaya antalya asliye hukuk mahkemesi'nin görevli olduğuna, 6100 sayılı hmk'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının HMK ve yasal mevzuata göre hatalı olduğunu, dava konusu olayın çözümü için görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı hasar tazminatı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Taraflardan davacı araç kiralama işleri ile iştigal eden tacir olup, bu nedenle tacir sıfatına haizdir. Ancak davalının tacir sıfattı bulunmamaktadır. Davanın konusu ise haksız fiile dayalı maddi tazminat niteliğinde olduğundan davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3- Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...