10. Hukuk Dairesi 2023/9769 E. , 2023/10230 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1378 E., 2023/1598 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/159 E., 2023/81 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9769 E. , 2023/10230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1378 E., 2023/1598 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/159 E., 2023/81 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan redddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; davacının davalı işverene ait işyerinde 20.10.2014 - 29.05.2018 tarihleri arasında çalıştığını, işe girdiğinden itibaren işyerinin çalışma şartlarından kaynaklanan ağır iş yükü ve çalışma şekli altında çalışmaya başladığını, işe girdikten yaklaşık 8 ay sonra işyerinde ağır bir yükleme işlemi sırasında aniden rahatsızlanarak geçici felç yaşadığını beyanla, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince verilen 04.11.2019 tarihli dilekçesi ile davacının davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken geçirdiği kaza nedeni ile ... 2. İş Mahkemesinin 2018/459 Esas sayılı tazminat talepli açtıkları davanın yargılaması sırasında ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü meydana gelen olayın iş kazası olmadığına karar verdiğini, bu dosyada verilen ara karar gereği davayı açtıklarını, davacının işe girdikten yaklaşık 8 ay sonra işyerinde, normal bir insandan beklenemeyecek ağır bir yükleme işlemi sırasında belinden aniden rahatsızlandığını ve geçici felç yaşadığını beyanla, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili, dava dilekçesinin tamamen soyut, ispata elverişsiz, dava konusu dahi anlaşılamayacak şekilde ikame edildiğini, davacının HMK'nın 119, 194 ve 297 maddeleri gereği davasını somutlaştırma yükümlülüğü bulunduğunu, genel geçer kavramlar kullanılarak, somut olmayan iddialar ile dava ikame edildiğini, davacının söz konusu rahatsızlıklar yaşanırken müvekkiline hiçbir bölüm değişikliği talebinde bulunmadığını, davacının iddia ettiği rahatsızlık ile 4 yıla yakın süre insanlık dışı şartlarda ve insandan beklenmeyecek işlerde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, davacının iş kazası geçirdiğine dair Kurum kayıtlarında herhangi bir kayıt bulunmadığını, 27.05.2019 tarih ve 100 numaralı ünite kararına göre davacının iddia ettiği şekilde iş kazasına dair ne bir bildirim, ne kaza tutanağı, ne hastane raporu ne de tanık beyanı bulunmadığından 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası sayılmadığını, davacı tarafın iş kazasının tarihi ile ilgili herhangi bir bilgi vermediğini, ne şekilde iş kazası geçirdiğini anlatmadığını, sadece çalıştığı işin ağır olduğunu belirttiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için, sigortalıyı arızaya uğratan bir olay biçiminde gerçekleşmesi ve bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekmektedir. Somut olayda, işyerinde meydana geldiği iddia edilen kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı gibi, kazanın tanığı olarak beyanına dayanılan tanık ...’ün de iddia edilen iş kazasını görmediğini beyan ettiği, ayrıca davacıda görülen arızanın işyerinde yapılan işe özgü nitelikte meydana gelebilecek bir hastalık türü niteliğinde de olmadığı, sigortalıdaki teşhis edilen rahatsızlık konusunda uzman hekimlerden kaza olayı ile sigortalıda meydana gelen arıza arasında illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi açısından bilirkişi raporu alınması gerekmekte ise de, kazanın ne şekilde olduğunun, yine kazanın gün ay yıl olarak hangi tarihte meydana geldiğinin dosya kapsamı itibarıyla tespit edilemediği, davacı tarafça iddialarının somutlaştırılmadığı, dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelere göre iş kazası olduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından taleplerinin reddedilmesine ilişkin gerekçe bulunmadığını, dava terditli olarak açılmasına rağmen bu durumun gerekçeli kararda gözetilmediğini, davacının çalıştığı bölümde keşif yapılmadığını, davacı tanığının beyanında davacının çalışırken günde 500 (beşyüz) kez aynı hareketi yaparak eğilip kalktığını belirttiğini, davacının yaşadığı bu durumun belirli bir süreçte maruz kaldığı çalışma şartları sonucunda yaşanan bir sakatlık olduğunu, bu durumun İlk Derece Mahkemesi tarafından göz önünde bulundurulmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının işe girdiği tarihten itibaren 8 ay sonra geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığının tespitine yönelik olduğu, davalı Kurumun 27.05.2019 tarihli Komisyon Kararı ile kaza ile ilgili belgeye ulaşılamadığından iş kazası sayılmadığı, davacının 2015 yılı Mayıs ayı ve sonrası dönemde ilk olarak 26.08.2015 tarihi itibarıyla Celal Bayar Üniversitesine müracaat ettiği, “bel fıtığı” tanısı ile aynı gün hastaneye yatışının yapıldığı, 08.09.2015 ve 21.10.2015 tarihlerinde de ameliyat olduğu, bu tarih öncesinde herhangi bir sağlık kuruluşuna müracaatının bulunmadığı, işyerinde meydana geldiği iddia edilen kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı gibi, tanık ...’ün de iddia edilen iş kazası olayını görmediğini beyan ettiği, dava dilekçesinde işyerinde uğranılan işkazası/meslek hastalığının tespiti iddiası bulunmakta ise de davacıda görülen rahatsızlığın meslek hastalığı olduğuna dair herhangi bir veri elde edilemediği gözetildiğinde Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın yerinde olduğu anlaşılmakla; ... 3. İş Mahkemesinin 02.03.2023 tarih, 2019/159 Esas ve 2023/81 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 20.10.2014 - 29.05.2018 tarihleri arasında finisyon üretim işçisi olarak çalıştığı davalıya ait 1126809.45 sicil sayılı kauçuktan tüp, boru, hortum imali işyerinde, işe girdiği tarihten 8 ay sonra yükleme sırasında aniden rahatsızlanarak geçici felç geçirmesi şeklinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.