2. Hukuk Dairesi 2014/19420 E. , 2014/19360 K. "" MAHKEMESİ :Seydişehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :22.05.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/153 Karar no:2014/268 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından, tazminat ve nafaka miktarları ile kişisel ilişki yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir ve yoksulluk nafa…
**2. Hukuk Dairesi 2014/19420 E. , 2014/19360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Seydişehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :22.05.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/153 Karar no:2014/268 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından, tazminat ve nafaka miktarları ile kişisel ilişki yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir ve yoksulluk nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Toplanan delillerden; davacı-davalı kadının Kumsal Takı Tasarım isimli işyerini işlettiği ve sahibi olduğu dükkanlardan kira gelirinin olduğu, ayrıca arsa ve evlerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davacı-davalı kadının boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği dikkate alınarak yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Leman'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Abdullah'a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.10.2014 (Pzt.)