Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9340 E. , 2024/3739 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/9340 Karar No : 2024/3739 DAVACILAR : 1- ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi 2- ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellere ili
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9340 E. , 2024/3739 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/9340 Karar No : 2024/3739 DAVACILAR : 1- ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi 2- ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu parsellerin imar planındaki kullanım kararının ... tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararı ile yapılan mevzi imar planı sonucunda "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak belirlendiği ve davacıya ait hazır beton santrali ve kum çakıl ocağı ticari işletmesinin 2005 yılından bu yana dava konusu parseller üzerinde faaliyet gösterdiği, alanda imar planı değişikliği yapılarak taşınmazların üzerinden çevre yolu geçirildiği, bu durumun ruhsatlı olarak faaliyet gösteren hazır beton santralini etkilemesi nedeniyle yapılan yatırımların boşa gideceği, Anayasanın 35.maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına ve kazanılmış haklara saygılı olunması gerektiği, çevre yoluna alternatif güzergah bulunabileceği, imar mevzuatına ve hukuka aykırı nitelikteki işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu parsellerin 2005 yılında onaylanan mevzi imar planları ile konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlandığı, ancak 2020 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu kapsamında taşınmazlardan çevre yolu geçirildiği, davacıların itirazlarının taşınmazlarından çevre yolu geçirilmesine ilişkin olduğu ve bu yolun başka bir güzergahtan geçirilmesi gerektiği gerekçesiyle dava açıldığı, çevre düzeni planının da anılan işlemlere dayanak oluşturduğu gerekçesiyle dava konusu edildiği, oysa uyuşmazlığa konu parsellerin 2009 yılında onaylanan dava konusu çevre düzeni planında "orman alanı" lejantında kaldığı ve parsellerin bulunduğu alana yönelik olarak yapıldığı tarihten bu yana planda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, davalı Bakanlığın hasım mevkiinden çıkartılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Zonguldak ili, Kozlu ilçesi ... ada, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde, "Çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." hükmü yer almıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına, 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." kuralına, 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralına, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralına, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan kurallara göre hazırlanan çevre düzeni planıyla, genel ilke olarak fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır. Kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek anılan planın oluşturulması gerekmektedir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması nedeniyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak alt ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazların Kozlu Belediye Meclisinin 07/10/2005 tarihli ve 108 sayılı kararıyla onaylanan mevzii imar planında "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak belirlendiği, aynı belediye meclisinin 10/07/2020 tarihli ve 39-40 sayılı kararlarıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu kapsamında anılan taşınmazların üzerinden 12 metre en kesitli taşıt yolunun geçirildiği ve buna bağlı olarak davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ruhsatlı hazır beton santralinin bütünlüğünü bozacak şekilde geçirilen 12 metre en kesitli yolun alternatifi bulunduğu gerekçesiyle 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun dayanağı olduğundan bahisle Zonguldak - Bartın - Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu taşınmazların dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "orman alanı" lejantında kaldığı ve bu planlarda ölçeği gereği itiraza konu yolun gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ölçeği gereği parsel bazında kararların üretilmesi mümkün olmayan dava konusu planda yer almayan 12 metrelik yola ilişkin olarak açılan davada, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alan, Kozlu Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararıyla onaylanan mevzii imar planında "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak belirlenmiş olup aynı belediye meclisinin 10/07/2020 tarihli ve 39-40 sayılı kararlarıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu kapsamında anılan taşınmazların üzerinden 12 metre en kesitli taşıt yolu geçirilmiştir. Davacı tarafından 10/07/2020 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna askı süresi içerisinde yapılan itirazın, 11/09/2020 tarihli belediye meclisi kararıyla reddi üzerine, dava konusu parselleri kapsayan alana ilişkin Kozlu Belediye Meclisinin 10/07/2020 tarihli ve 39-40 sayılı kararlarıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının ve anılan planların dayanağı olan Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle Zonguldak İdare Mahkemesinde açılan davada; ayrı yargı yerlerince değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken söz konusu işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmadığından 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı Danıştay'da, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı İdare Mahkemesinde ayrı dava açılmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine dair ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın verilmesinin ardından Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Kozlu Belediye Meclisinin 10/07/2020 tarihli ve 39-40 sayılı kararlarıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile bu planlara askı süresi içinde yapılan itirazın reddine dair 11/09/2020 tarihli belediye meclisi kararının ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının dava konusu taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davada; dava konusu taşınmazlardan geçen 12 metre en kesitli yolun ölçeği gereği 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının dayanağı olan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmesinin gerekmediği sonucuna ulaşılarak 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının davacı taşınmazlarına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine; 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise iptaline dair ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının verildiği, bu karara karşı davacılar ve davalı Kozlu Belediye Başkanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının temyiz incelemesine Danıştay Altıncı Dairesinin E:2024/4516 sayılı dosyasında devam edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde," Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak", c) bendinde "Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak," ç) bendinde "Sektörel planların havza veya bölge düzeyindeki mekânsal strateji planlarına ve çevre düzeni planlarına uyumlu hazırlanmasını sağlamak," Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan ve 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına; "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine; 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevre düzeni planı kararlarının, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meraların korunması ve jeolojik açıdan sakıncalı alanların lüzumlu önlemler alınmak üzere belirlenmesi gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu Zonguldak - Bartın - Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle yerleşim alanları, korunması gereken alanlar, çevre, jeolojik açıdan sakıncalı alanlara yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği kuşkusuzdur. Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır. Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planı ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz. Dava konusu taşınmazların Kozlu Belediye Meclisinin 07/10/2005 tarihli ve 108 sayılı kararıyla onaylanan mevzii imar planında "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak belirlendiği, aynı belediye meclisinin 10/07/2020 tarihli ve 39-40 sayılı kararlarıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu kapsamında taşınmazların üzerinden 12 metre en kesitli taşıt yolunun geçirildiği ve buna bağlı olarak davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ruhsatlı hazır beton santralinin bütünlüğünü bozacak şekilde geçirilen 12 metre en kesitli yolun alternatifi bulunduğundan şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olarak yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile dayanağı 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının ve Zonguldak - Bartın - Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle davalar açıldığı anlaşılmaktadır. Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2023 tarihli ve E:2022/9340 sayılı ara kararına davalı idare tarafından verilen yanıtta, uyuşmazlık konusu taşınmazların dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "orman alanı" lejantında kaldığı yönünde bilgi verilerek ilgili bilgi-belgelerin sayısal ortamda gönderildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta davacı tarafından itiraz edilen hususun 12 metrelik yolun taşınmazlarının üzerinden geçirilmesine ilişkin olduğu ve söz konusu yolun başka bir güzergahtan geçirilmesi gerektiğinden bahisle alana ilişkin tüm ölçeklerdeki imar planlarının iptali istemiyle davalar açıldığı görülmekte ise de anılan yolun dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında düzenlendiği, buna karşın dava konusu taşınmazların 1/25.000 ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında "orman alanı" lejantında kaldığı ve bu planlarda ölçeği gereği itiraza konu yolun gösteriminin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararlar üretilmesinin mümkün olamayacağı, gösterimi bulunmayan 12 metrelik yola ilişkin olarak 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planınında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının dava konusu taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.