6. Hukuk Dairesi 2024/948 E. , 2025/1202 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3773 E., 2024/233 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/688 E., 2023/1090 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından…
**6. Hukuk Dairesi 2024/948 E. , 2025/1202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3773 E., 2024/233 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/688 E., 2023/1090 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2017 yılının Nisan aynda davalı kuruma diş tedavisi için gittiğini, davalı kurumda doktorlar tarafından tedavi süreci hazırlandığını, 1,5 yılı geçmesine rağmen dişlerinin halen tedavi edilmediğini, başkaca tedaviler için ücret talep edildiğini, 17.800,00 TL peşin ödeme yapıldığını, 24.000,00 TL ücret çıkardığını, yapılan protezlerin çok büyük ve birbiri ile uyumsuz olduğunu, davacının sağlam dişinin de kırıldığını, ikinci kez yapılan protezin alt büyük üsttekiler küçük olduğunu, sürekli düştüğünü, tedavi esnasında ağız içinde çıkan açık yaralar sebebiyle kanama ve doku hasarı meydana geldiğini, öksürük nöbetleri geçirildiğini, rutin form denilerek yeni ödeme belgeleri imzalatıldığını, yapılan tedavinin yetersizliği ve yanlışlığı yüzünden yeniden tedavi alınmak zorunda kalındığını ve yeni giderler oluştuğunu beyanla 40.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, davacının iddia ettiği hususların ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu davalının yönlendirilmesi sonrasında uygulanan tedavi yöntemlerinin eksiksiz ve kusursuz biçimde özen yükümlülüğünü ihlal etmeksizin yerine getirildiğini, talep edilen bedelin haksız ve fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Dentopia Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi cevap dilekçesinde; davacı tarafın sunduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesine bakıldığında davaya konu maddi vakıanın ne olduğu, ne zaman gerçekleştiği bu maddi vakıanın sonuçlarının ne zaman tezahür ettiği ya da tazminata esas ödemelerin ne zaman yapıldığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının bruksist olması sebebiyle protezlerinde kırılmalar olduğunu, tamir etmek yerine tamamen yenilenerek ücretsiz olarak diş protezlerinin tekrardan yapıldığını, bu süreçte çene eklem uyumunun 4 ile 6 ay arasında olabileceği bilgisinin de verildiğini, Ocak 2018 tarihinde yeni yapılan protezlerin kalıcı simantasyonu için kuruma gelen hastanın protezlerinin uygun malzeme ile simante edildiğini, simantasyona konu dişlerin 11-27 arasındaki dişler olup hastanın başkaca herhangi bir simanteye ihtiyacı olan dişi olmadığını, sadece protez uygulaması olan 11-27 arasındaki dişlerde düşme problemi olduğunu ve davalı tarafça bu hususun ücretsiz olarak giderildiğini, kesik diş ve protezlerle gelen hastaya yeni protezler yapıldığını, dişlerinin büyüklüğünde değil bruksist olması sebebiyle protezlerde kırılmalar meydana geldiğini, bu sebeple de yeni protezlerin ücretsiz olarak yapıldığını, hastanın herhangi bir sağlam dişinin çekilmediğini ya da sağlam dişlerinde herhangi bir kırılma yaşanmadığını, en baştan belirlenen tedavi planına uyulduğu, davacıya gerekli tüm işlemlerin yapıldığını, davacı kusursuz olarak tedavi edilmişse de yine de davacıya herhangi bir şikayeti varsa gelmesinin, şikayete konu hususların kurumda tedavi edilebileceğinin şifahen bildirildiğini, ekstra ücret talep edilmediğini, hastaya tedavi başında çıkartılmış olan ücretten başka herhangi bir talepte bulunulmadığını, her ne kadar davacı taraf 17.800,00 TL ödedik demişse de kuruma ödenen ücretin toplam 17.000.00 TL olduğunu, iddiaların yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının sağlık merkezinde uygulandığı ileri sürülen tedavilerden ilk protetik diş tedavisini üstlenenin kendisi olduğunu, 30.05.2017 tarihinde davacının dişlerine geçici protez yapımı ile tedaviye başladığını ve yaklaşık 1,5 ay gibi kısa süre içerisinde de davacının üst çenesinde toplam 14 ünite ve alt çenesinde ise toplam 6 ünite protez diş yapımı suretiyle tedavinin üstlendiği kısmını Temmuz 2017 tarihi itibariyle sonlandırdığını, davalı tarafından dile getirilmiş olan kanal tedavisi, implant işlemlerinin bu davalının uzmanlık alanına dahil olmadığı gibi, sonraki protez işlemlerinin de bu davalı tarafından gerçekleştirilmediğini, davalı tarafından tedaviye başlanmadan önce çekilmiş röntgen görüntüleri ile tedavi hitamında alınmış röntgen görüntülerinin mukayesesinden, icra ettiği tedavi kısmının tıp kurallarına uygun olduğu, tatbik edilmiş protezlerin de hastanın kullanabileceği amaca uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna ulaşılacağını, tedavi sonrasında davacı tarafından protezini kullanamadığı, rahatsızlık meydana geldiği vs. bir şikayet de yöneltilmemiş olduğu halde, tedaviden tam 1,5 yıl sonra ilk olarak dava dilekçesi ile dile getirildiğini, davalının tedavi dönemi öncesi ve sonrası döneme ilişkin röntgen kayıtları ve davalının düzeltmelerini yaparak ölçüsünü aldığı dişlerin bilgisayar görüntülerinin mevcut olduğunu, belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üniversite heyetine dosyanın yeniden gönderilerek 10.05.2023 tarihli üst yazılı ek rapor alındığı, raporda: "Hastaya ait, Diş Hekimi ... tarafından kaşelenmiş tedavi öncesi fotoğraflar incelendiğinde; 17, 13, 12, 11, 21, 22, 24, 27 no'lu dişlerin prepare edilmiş bir şekilde ağızda bulunduğu, fotoğraflara bakılarak kuron boyu uzatma cerrahi işlemi endikasyonu koyulamayacağı, üzerinde 24.10.2018 tarihi yazılı olan Dentopolitan Bostancı Kliniğinde çekilmiş olan panoramik grafi incelendiğinde; 17 ve 27 no'lu dişlere yapılmış olan kanal tedavilerinin başarısız olarak söylenemeyeceği; tanık diş hekimi ve diş hekimi yardımcılarının yukarıda kayıtlı olan ifadeleri de değerlendirildiğinde; ilgili sağlık kuruluşunda yapılan tıbbi uygulamalara tıbbi hata atfedilemeyeceği kararımızda bir değişiklik olmadığı(...)" denildiği, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında değindiği İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/596 Esas sayılı dosyasının UYAP'tan celbi ile yapılan incelemede de dosyadaki iddianamenin sadece davalı sağlık kuruluşunun yetkilisi hakkında ve ruhsatsız sağlık hizmeti sunma suçuna ilişkin olarak hazırlandığı ve yargılamanın da bu minvalde gerçekleştirildiği, hekimlere ve yapılan sağlık işlemlerine ilişkin bir isnadın bulunmadığı, suçun mağduru olarak da dosya davacısının yer almadığı zira bahse konu suçun mağdurunun gerçek kişiler olmasının da mümkün olmadığı, ayrıca ceza dosyasındaki uyuşmazlığın davacıya yapılan işlemlerin ayıplı olmamasına ilişkin olmadığı, bu nedenle söz konusu yargılamanın sonucunun beklenmesinin dosyayı sürüncemede bırakacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında alınan ek raporda da davalıların kusurlu bulunduğunun tespit edilememiş olması gerekçesiyle davacının tüm davalılara karşı ikame etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Davacıdan aydınlatılmış onam alınmadığını, davalı kurumun ruhsat almadan hasta kabul ettiğini, davacıya fatura kesilmediğini, ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiğinden bahisle Ataşehir İlçe Sağlık Müdürlüğü' nün şikayeti üzerine İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/596 E. sayılı dosyası ile ceza davası açılmış olup yargılamanın devam ettiğini, tedavinin başka hekim tarafından tamamlanması nedeniyle hasarın tespit edilemediği ATK raporu ile belirlenmiş ise de, çekili röntgenlerde davacının üst dişlerinin iki yıllık tedavide bile halen bulunmadığının görüldüğünü, bunun hatalı tedaviyi ortaya koyduğunu, alınan ek raporda tanık beyanlarının irdelenmediğini, tedavi süreci ve ATK raporunun değerlendirilmediğini, davalı hekim Neslihan Tınaztepe'nin 2017 yılının Temmuz ayında müvekkilinin tedavisini bitirmeden hastaneden ayrılmış olmasına rağmen, davalı hastanenin aynı yılın kasım ayında ...' in aldığı diş rengini belirten onam formunda Neslihan Tınaztepe'nin bastığı kaşesinin görünmekte olmasının ne bilirkişi raporunda ne ATK'da ne de Yerel Mahkeme hakimince dikkate alınmadığını, mahkemece tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, vekalet ilişkisi ve özen borcunun yerine getirilmediğini, eser sözleşmesine aykırı davranıldığını, davalı kurum ve doktorlar tarafından üstlenilen işin özenle yapılmaması nedeniyle zararın meydana geldiğini, davacının biyopsi yaptırmak zorunda kaldığını, eser sözleşmelerinde sadece bir hizmet yerine getirmekle kalmayıp aynı zamanda “eser” denilen olumlu-olumsuz bir sonucun taahhüdü söz konusu olduğunu, sonuç gerçekleşmezse, meydana gelen zarardan doktorun (yüklenici) sorumlu olduğunu, bağımsız çalışan doktorun hastaya karşı yükümlülükleri kapsamında başvuran hastaya karşı teşhis koyma, uygun tedavi yöntemini seçme ve uygulama, hastayı aydınlatma ve tedavi için rızasını alma, sadakat, özen gösterme, kayıt tutma ve hastaya ilişkin sır saklama gibi yükümlülükleri bulunduğunu ancak hem davalı kurum hem davalı doktorlarca sağlık bilimlerinin temel ve ilk kuralı olan “Primum non nocere: Önce, zarar verme!” prensibinin hiçe sayıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, diş ve protez ve implant işlemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davalı tarafın kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de alınan bilirkişi heyet raporunda "ayrıca söz konusu olayda protezlerin düşmesi şeklindeki yakınmasının kesilmiş diş boylarının kısa olmasından kaynaklanabileceği"nin açıkça vurgulandığı, buna rağmen kalıcı bir hasar oluşmadığından davalıların kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu uyuşmazlık dikkate alındığında davalıların işlerinin fen ve tekniğine uygun olarak gerekli özeni göstererek yapmamaları halinde kusurlu olacaklarının ve bundan doğan zarar bulunması halinde TBK'nın 112. maddesi gereğince sorumlulukları bulunduğunun kabulü gerekir. Bilirkişi heyetince kusurları tespit edilmesine rağmen kalıcı hasar meydana gelmediği ve bu nedenle kişinin tedavisine katılan tüm hekimlere yönelik tıbbi hata atfedilemeyeceği yönündeki görüşleri doğru olmamış, Mahkemece bunun esas alınarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.