T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1195 - 2025/1516 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1195 KARAR NO : 2025/1516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/04/2025 NUMARASI : 2024/650 Esas 2025/257 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1195 - 2025/1516 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1195 KARAR NO : 2025/1516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/04/2025 NUMARASI : 2024/650 Esas 2025/257 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11/11/2014 tarihinde müteveffa ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun Şanlıurfa istikametinden Gaziantep istikametine seyir halinde iken Nizip otoban yoluna geldiğinde önünde aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı kamyonet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'nın hayatını kaybettiğini, çocuklarını kaybeden müvekkillerinin kaza tarihinden itibaren müteveffanın maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın kullandığı ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffanın kazadan önce kamyon şoförü olarak çalıştığını ve aylık ücretinin 3.000,00-TL olduğunu, müvekkillerin zararından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; her bir davacı için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, yargılama süresinde sundukları 20/05/2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile, müvekkili ... yönünden 41.823,42 TL olarak, müvekkili ... yönünden 35.412,17 TL olarak dava değerini artırarak, toplam 77.235,59 TL tazminat isteminde bulunmuş, son olarak sundukları 12/03/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile, (ıslah dilekçesi niteliğinde olan) ... yönünden yaptıkları bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın tam kabulü ile, müvekkili ... için 37.291,55 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, eldeki davaya konu kazanın 2014 tarihinde gerçekleştiğini, 2014 tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kişi başı teminat limitinin 268.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin müteveffa ...'nın vefatı sebebiyle poliçe limitinin tamamını ödediğini, ...'nın desteğinden yoksun kaldığını iddia eden ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır 5.AHM'nin 2015/84 E. sayılı dosyasıyla tazminat davası ikame edildiğini, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, müvekkili şirket aleyhine 268.000,00-TL tazminata hükmedildiğini, müvekkili şirket tarafından bu kararın Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1985 E. sayılı dosyasına konu edilmesi sebebi ile icra dosyasına 14.03.2017 tarihinde fer'ileriyle birlikte 378.201,50 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin poliçe limitinin tamamını ödediğini, bu nedenle de başkaca sorumluluğu kalmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, bilirkişi raporunda; davacılar vekilince, muris ...'nın annesi ... için 500,00 TL ve babası ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, işbu davadan önce müteveffa ...'nın eş ve çocuklarının açmış olduğu davanın Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğü, görülen davada (davadışı) anne ... ve (davadışı) baba ...'ya pay ayrılmadan, 268.000,00 TL olan poliçe limitinin tamamı üzerinden müteveffanın eş ve çocukları lehine, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, işbu raporda önce, Ankara BAM kaldırma kararı ve mahkemenin 10.12.2024 tarihli duruşmasında alınan karar doğrultusunda, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesince hükme esas alınan 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre hesaplama yapılarak, eş ve çocuklara yapılan ödeme ile bakiye poliçe limitinin belirleneceği, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesince hükme esas alınan 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre hesaplama yapıldığında, müteveffanın hak sahipleri lehine toplam 441.874,59 TL maddi tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın poliçe limiti olan 268.000,00 TL'ye dağıtılması sonrasında, müteveffanın eşi ...'ya 149.846,59 TL, oğlu ...'ya 15.196,55 TL ve kızı ...'ya 36.401,64 TL olmak üzere toplam 201.444,77 TL ödeme yapılması, anne ...'ya 30.213,40 TL ve babası ...'ya 36.341,82 TL olmak üzere toplam 66.555,23 TL poliçeden pay ayrılması gerektiğinin hesaplandığı, bu durumda Ankara BAM kararı doğrultusunda 201.444,77 TL'nin iyi niyetli ödeme olarak kabul edilmesi, 66.555,23 TL'nin de bakiye poliçe limiti olarak belirlenmesi gerektiğinin hesaplandığı, işbu rapor tarihine göre hesaplamada, bakiye poliçe limiti olan 66.555,23 TL'nin garameten dağıtılması sonrasında, davacı anne ...'nın 37.291,55 TL ve davacı baba ...'nın 29.263,68 TL olmak üzere toplam 66.555,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, her ne kadar mahkemenin 05/02/2024 tarihli kararında, mahkemenin 2017/256 E., 2020/169 K.sayılı kararının, sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edildiği, davacının yasal süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvuru yapmadığı, davaya konu tazminat tutarı yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu suretle yeni asgari ücret tarifesine göre yeniden rapor alınması yoluna gidilmediği belirtilmiş ise de; mahkemenin 2023/547 E.sayılı ilamının her iki tarafça istinaf edilmesi ve asgari ücretteki değişikliklerin usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu, aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği, kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyeceğine ilişkin emsal Yargıtay kararları (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.01.2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. Sayılı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarihli ve 1991/9-102 E., 1991/267 K. Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarihli, 2024/6957 Esas, 2024/8396 Karar, 25.11.2024 tarihli, 2024/11113 Esas, 2024/11556 Karar, 05.11.2024 tarihli, 2024/8992 Esas,2024/10409 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarihli, 2020/814 Esas, 2021/1611 Karar sayılı ilamları) dikkate alınarak, güncel asgari ücret tarifesi dikkate alınarak hesaplama yaptırıldığı gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı ... için 37.291,55 TL, davacı ... için 29.263,68 TL, olmak üzere toplam 66.555,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda istinaf kaldırma kararı sonrası düzenlenen raporda güncel verilerin baz alınmadığını, hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; poliçe teminat limitinin iyiniyet çerçevesinde mahkeme kararına istinaden ödendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte garameten hesaplamanın hatalı yapıldığını, kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmekle, davacı anne ve baba için ayrılan pay ve hesap edilen tazminat miktarının hatalı ve fahiş olduğunu, dosya içeriği belgelerden destek ...'nın evli ve 8 çocuk babası olduğunu, bu durumda anne, baba ve müteveffa eklendiğinde elde edilen gelirin 12 kişiye bölünmüş olacağını, eldeki davaya konu bilirkişi raporunda anne için 37.291,55-TL ve baba için 29.263,68-TL olmak üzere 66.555,23 -TL'nin hesap edildiğini, kazanın meydana geldiği 2014 tarihi itibariyle trafik sigorta poliçesinin kişi başı teminat limitinin 268.000,00-TL olduğunu, bilirkişi raporu esas alındığında anne ve baba için hesap edilen tazminat miktarının teminat limitinin %25'ini oluşturduğunu, 8 çocuğu olan bir kişinin maaşının %25'ini anne ve babaya ayıracağına ilişkin bir hesaplamanın hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, 30.12.2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine ilişkin Tebliğin Sigorta Tahkim Komisyonlarında vekalet ücretini düzenleyen "Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret" başlıklı 17. maddesinin 2. Fıkrası, “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmüne amir olup, bu nedenlerle karar tarihi göz önüne alındığında gerek yasal düzenlemelere gerekse yüksek yargı içtihatlarına aykırı olarak davacı lehine beşte bir yerine tam vekâlet ücretine hükmedilmesinin mevzuata ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarih ve 2022/16939 Esas - 2023/3306 Karar sayılı ilamında; “Davaya konu olayda, davacıların desteği ...'in vefatı üzerine eşi ve beş çocuğu tarafından Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/310 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda destek payları hesaplanırken müteveffanın payı 100 pay kabul edilerek bunun 30 payını kendisine harcayacağı, geri kalan 70 payı da eşi ve çocuklarına destek vereceği kabul edilerek hesaplama yapılmış ve bu rapor esas alınarak verilen karar da kesinleşmiştir. Bu süreçte davalı vekili hukuk dava dosyasında rapora itiraz ve mahkeme kararını temyiz dilekçesinde açıkça desteğin anne babasının payının da ayrılması gerektiği yönünde bir savunma getirmemiştir. Poliçe teminat limitini bu suretle tüketen davalı sigortacının, KTK’nın 96/2'nci maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarının kalmadığı gerekçesiyle başvurunun reddi ise hakkaniyete usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir." denilmekte olup, mahkemece sigorta şirketi tarafından iyi niyetle ödeme yapılmadığının kabulü isabetli bulunmuştur. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin o tarihte yaptığı iyi niyetli ödeme miktarı çerçevesinde borcundan kurtulacağının da kabulü gerekir. Mahkemece, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/84 E. sayılı dosyasında hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre bakiye tazminat miktarını belirlemek üzere aktüer raporu alınmalı, raporda bu tarih itibarıyla anne ve baba da hesaplamaya dahil edilerek eş ve çocuklara yapılması gereken ödeme miktarı belirlenmeli, eş ve çocuk yönünden ödenebilecek bu miktarı aşan kısım varsa sadece aşan kısım kötü niyetle ödeme kabul edilebileceğinden bu çerçevede kalan limit belirlendikten sonra rapor tarihindeki verilere göre bakiye limit garamaten anne ve baba arasında paylaştırılması gerekmekte olup, hükme esas alınan raporun usul ve yasaya, kaldırma ilamına uygun olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Hükmedilen vekalet ücretine gelince, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtilen; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30'uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında; "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olduğundan somut olayda uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.230,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 615,40 TL harcın talep halinde davacılara iadesine, Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.546,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.137,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.409,39 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.