8. Ceza Dairesi 2019/12214 E. , 2019/15540 K. "" Yalan tanıklık suçundan şüpheli ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/07/2018 tarihli ve 2018/70748 soruşturma, 2018/79711 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/10/2018 tarihli ve 2018/5935 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka…
**8. Ceza Dairesi 2019/12214 E. , 2019/15540 K.** **"İçtihat Metni"** Yalan tanıklık suçundan şüpheli ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/07/2018 tarihli ve 2018/70748 soruşturma, 2018/79711 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/10/2018 tarihli ve 2018/5935 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, şüphelinin üzerine atılı bulunan yalan tanıklık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespit edilebilmesi amacı ile müşteki Murat Karıksız ile tanıklar Songül Karıksız, Metin Kargın ve Murat Delibal'ın beyanları temin edilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmeiğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.04.2019 gün ve 16528 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 gün ve KYB/2019/43309 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi vekilinin şüphelinin şikayetçinin davalı olduğu Ankara 31. İş Mahkemesi’nin 2017/149 esas sayılı dosyasının 20.3.2018 tarihli duruşmasında davacı tanığı olarak alınan beyanında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak suretiyle yalan tanıklık suçunu işlediği iddiasıyla yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; şüpheli hakkında tüm dosya kapsamı incelendiğinde atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.