Başvuru, kamulaştırma bedelinin taşınmazın zemin değerinin dikkate alınmadan belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin taşınmazın zemin değerinin dikkate alınmadan belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 13/7/1990 tarihinde bazı başvurucuların murisi Hasan Buğday adına, Hazine adına kayıtlı Malatya'nın Battalgazi ilçesi Dernek Mahallesi'nin 1047 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında tapu tahsis belgesi düzenlenmiştir. Tapu tahsis belgesinde taşınmazların üzerinde bulunan gecekondunun yüzölçümü 232 m² olarak belirtilmiştir. Aynı tarihte taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazın 232 m²lik kısmının Hasan Buğday adına tahsis edildiği şerh edilmiştir. Hasan Buğday'ın mirasçıları olan başvurucular 23/10/1997 tarihli düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesiyle tapu tahsis belgesine konu taşınmazı başvurucu Necmettin Güneş'e satmayı ve devretmeyi taahhüt etmiştir. Bakanlar Kurulunun 9/4/2011 tarihli kararıyla belirtilen taşınmazların kentsel dönüşüm alanı içerisinde kalması nedeniyle acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İdare) tarafından 3/8/2012 tarihinde Hasan Buğday mirasçıları başvurucular aleyhine Malatya Asliye Hukuk Mahkemesinde ( Asliye Hukuk Mahkemesi) acele kamulaştırma davası açılmış, görülen davada başvurucu Necmettin Güneş 23/10/1997 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak asli müdahale talebinde bulunmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda üzerindeki yapı ile ağaçların değeri 658,20 TL olmak üzere dava konusu taşınmazların toplam değeri 271,92 TL olarak belirlemiştir. İdare, Malatya Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 28/11/2014 tarihinde uzlaşma sağlamaması nedeniyle Hasan Buğday mirasçıları başvurucular aleyhine kamulaştırma bedel ve tescil davası açmıştır. Devam eden süreçte başvurucu Necmettin Güneş asli müdahale talebinde bulunmuştur. İdare, Mahkemeye gönderilen 30/1/2015 tarihli yazıyla 1/1000 ölçekli imar planına göre dava konusu taşınmazların kentsel dönüşüm alanında kaldığını bildirmiştir. Mahkemece 27/2/2015 tarihli keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar, arsa vasfında kabul edilerek tapu tahsis belgesine konu 232 m²lik taşınmazın arsa değeri 764 TL, taşınmazın üzerinde bulunan yapı ve ağaçların toplam değeri 938 TL olarak belirlenmiştir. İdare bilirkişi raporuna karşı beyanında tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle kamulaştırma bedelinin sadece muhtesatın değeri üzerinden tespit edilmesini talep etmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporunda ise 1047 ada 2 parsel sayılı taşınmazın değeri 479 TL olarak belirlenmiştir. Mahkeme 24/2/2016 tarihinde davanın kısmen kabulüne taşınmazların üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin 938 TL olarak tespitine ve tapu kaydında taşınmazların 232 m²lik kısmının Hasan Buğday'a tahsis edildiğine ilişkin şerhin terkinine karar vermiştir. Kararda 11/3/2013 tarihinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) devredilmesi nedeniyle kamulaştırılan taşınmazların tapu kaydının iptaline ve İdare adına tesciline yönelik talebin yerinde olmadığı açıklanmıştır. Taşınmazların mülkiyetinin başvuruculara ait olmadığı bu nedenle yalnızca üzerinde bulunan muhtesatın bedeline hükmedilmesi gerektiği belirtmiştir. Taraflarca temyiz edilen Mahkeme kararının Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 21/1/2019 tarihli kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi Dairenin 14/1/2020 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucular, nihai kararı 6/2/2020 tarihinde öğrendikten sonra 5/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon başvurunun eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiası yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkı yönünden kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.