10. Hukuk Dairesi 2023/1828 E. , 2023/2215 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/2042 K. ... KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/339 K. Taraflar arasındaki 3713 sayılı Kanun kapsamında Vazife malulü sayılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istin…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1828 E. , 2023/2215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/2042 K. ... KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/339 K. Taraflar arasındaki 3713 sayılı Kanun kapsamında Vazife malulü sayılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, askerlik görevinin sebep ve tesiriyle malul hale geldiğinden hareketle 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitini, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile davacının 3713 sayılı kanun uyarınca vazife malulü sayılması gerektiğinin tespitine aksi yönde kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının maluliyetinin 21.06.2018 tarihinde meydana gelen yaralanma olayından kaynaklanıp kaynaklanmadığının Adli Tıp Kurulundan alınacak bir rapor ile tespiti gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacının terör eylemi neticesinde yaralandığı sabit olup, 3713 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak sonuca gidilen mahkeme kararı yerinde olmuştur." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılıp sayılamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayıl Kanun'un 25, 47 nci maddeleri, 3713 sayılı Kanun'un 21 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 21.06.2018 tarihinde meydana gelen askeri konvoyun gidişi esnasında terör olayı nedeniyle sigortalının içinde bulunduğu aracın nehire düşmesi sonucu yaralandığı ve "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" hale geldiği iddiasıyla 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malulü emekli aylığı bağlanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. 2.Davalı Kurum, davacının yaralanmadan sonra tedavi edilip görevine devam ettiği ve 30.10.2018 tarihinde kendi isteğiyle sözleşmesi feshedildiği gibi 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamındaki görevinden ayrıldıktan sonra 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak çalıştığından aynı Kanunun 53 ncü maddesi gereğince de malullük, dolayısıyla da vazife malullüğü durumunun incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddettiği, davacının 2011-10.01.2015 tarihleri arası 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/1-a, 11.07.2015-30.10.2018 tarihleri arasında 4/1-c kapsamında, sonraki çalışmalarının ise yine 4/1-a kapsamında hizmetleri olduğu belirgindir. 3.Olaydan sonra 02.07.2018 tarihli hastane kayıtlarına göre davacıya bel ağrısı tanısı konulduğu, beyin ve göğüs cerrahisine sevki yapıldığı ve 10 günlük istirahat verildiği, Akhisar Devlet Hastanesinin Kasım 2020 tarihli raporunda, sol ayak bileği kemikte ödem bulunması nedeniyle askerliğe elverişli olmadığı, 21.06.2018 tarihli kaza ile tam olarak ilişkilendirilmese de, olay günü ayak grafisinin çekilmesi, bu lezyonun olay günü olabileceğini düşündürdüğünü, daha sonrada ayak bilgisi MR görüntülerinde evre 4 lezyon saptandığı, kıkırdak yaralanması söz konusu olduğu için araz bırakacak tarzda olduğunun belirtildiği, ... Devlet Hastanesi'nin 03.06.2021 tarihli raporunda 21.06.2018 tarihli yaralanma sonucu bu arazın meydana geldiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 4. Vazife Malullüğü, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, aynı kanunun 25 nci maddesinde belirtilen malullüğün, sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan kaynaklanmış olması durumunda söz konusu olabileceği belirtilmektedir. 5.3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 21 inci maddesinde; “Kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle selen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Başlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a)Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine başlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine başlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine başlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hâzineden tahsil edilir... j)Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara başlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstahak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstahak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır. Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (i) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır” hükmü mevcuttur. 6. Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince terör eylemi sonucu yaralanma meydana geldiği kabul edilerek karar verilmiş ise de, ilgili yasal mevzuat gereğince, davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında malul olup olmadığı araştırılmalı, buna göre aynı Kanun'un 25 nci maddesine göre malul olup olmadığı ile malul ise yine bunun 47 nci madde de belirtilen durumlardan birinde meydana gelip gelmediği araştırılıp sonucuna göre 3713 sayılı Kanun kapsamındaki istem hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...