11. Ceza Dairesi 2023/1106 E. , 2024/4009 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/546 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın ka
**11. Ceza Dairesi 2023/1106 E. , 2024/4009 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/546 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Katılan vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2014/436 Esas, 2015/608 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/546 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.10.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.02.2023 tarihli ve 2022/32816 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24088 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24088 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun " Sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı Madde 314 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava aşağıda yazılı hâllerde sanık veya hükümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülür: a) Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa..." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müştekinin Denizbank ... şubesinden kredi talebinde bulunduğu, teminat olarak gayrimenkul üzerine ipotek ve ayrıca istenen kredi kadar bir bono senedi verildiği, kredi talebinin onaylandığı, ancak ticari anlaşmazlık nedeni ile kredinin fiilen kullanılmadığı, bankanın dosyayı iptal etmesi ve teminat olarak alınan senetleri tutanakla müştekiye iade etmesi gerekirken iade etmediği, banka görevlileri olan diğer sanıkların senedi, müşteki ile aralarında alacak verecek ilişkisi bulunan sanık ...'e verdiği, sanık ...'in senedin boş kısımlarını doldurarak Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2008/7642 sayılı dosyası ile senedi icraya koyduğu iddiasıyla açılan davada, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında müsnet suçlar bakımından yeterli somut delil bulunamadığı gerekçesi ile beraat kararına hükmedildiği, anılan kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25/04/2016 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakiben, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2021 tarihli ve 2020/37218 soruşturma, 2021/17332 esas numaralı iddianamesi ile banka görevlileri olan şüpheliler hakkında daha önce Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada Mahkemenin bankadan dekont asıllarını istediği, bunun üzerine dekont asılları ve kredi sözleşmesi aslının gönderildiği, ardından banka tarafından dekont asıllarının gönderildikten bir ay sonra Mahkemesince herhangi bir talep olmaksızın önceki dekontların iadesi ve yeni sunulan dekontların dikkate alınmasının istendiği, aynı gün dekontlar banka çalışanı ... tarafından Mahkemeden teslim alındığı, soruşturma neticesinde banka tarafından önceden gönderilen dekontlarla sonradan gönderilenler arasında fark olduğu, banka çalışanlarının beraat etmesini sağlamak üzere sahte dekontlar üretilerek, daha önceden gönderilen dekont asılları ile değiştirildiğinden bahisle anılan iddianame ile özel belgede sahtecilik ve suç delillerinin yok edilmesi ve gizlenmesi suçlarından Adana 37.Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış ise de, dava zamanaşımının dolması gerekçesiyle Mahkemesince düşme kararına hükmedildiğinin anlaşıldığı, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmüne etkili olan belge niteliğindeki dekontların sahteliği hususu Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/37218 soruşturma dosyasında bilirkişi raporlarınca ortaya konulduğu, müteakiben 10/09/2021 tarihli iddianameye konu edildiği göz önüne alındığında, hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan bu durumun yeni olay ve delil olarak kabulü ile buna ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2009 tarihli ve 2009/16311 Soruşturma, 2009/15365 Esas sayılı iddianamesi ile katılanın Denizbank A.Ş. ... Şubesinden kredi talebinde bulunduğu, bu krediye teminat olmak üzere boş senet imzalayarak şubeye teslim ettiği, ancak daha sonra krediyi kullanmaktan vazgeçtiği halde, senedin katılana iade edilmediği ve banka görevlileri olan sanıklar ile iştirak halinde hareket eden sanık ... tarafından boş kısımları doldurularak Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008/7642 sayılı dosyası kapsamında katılan aleyhine icra takibine konu edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında; Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/436 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükümleri kurulmuş olup, bahse konu hükümlerin Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.04.2016 tarihli ve 2016/785 Esas, 2016/3837 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir. 2. Katılan vekilinin 05.07.2022 tarihli dilekçesinde, sanık ...'ın katılan ile aralarındaki alacak-borç ilişkisi nedeniyle suça konu senedin boş ve imzalı olarak kendisine verildiği, karşılığında da katılanın çalışanları olan ... ve ...'a banka aracılığıyla ödeme yapıldığına yönelik savunmasına delil olmak üzere Denizbank ... Şubesi tarafından 07.05.2010 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderilen dekontların sahte olduğu, daha önce aynı bankanın 07.04.2010 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderdiği gerçek dekontlar ile sahtelerinin değiştirildiği iddiasıyla bir kısım banka çalışanları hakkında hükümden sonra Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2021 tarihli ve 2020/37218 Soruşturma, 2021/17332 Esas sayılı iddianamesi ile özel belgede sahtecilik ve suç delillerini gizleme, yok etme veya değiştirme suçlarından kamu davası açıldığından, duruşmada sanığın lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir kısım belgelerin sahte olduğunun ortaya çıkması nedeniyle sanıklar aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. 3. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2014/436 Esas, 2015/608 Karar sayılı ek kararında yer alan "...Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/778 esas 2022/327 karar sayılı ilamı incelendiğinde, dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın mahiyeti nazara alındığında CMK.nın 314/1-a maddesine göre hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşıldığından bahsedilemeyeceği, bu haliyle koşulları bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle katılan vekilinin talebi reddedilmiş; Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/546 Değişik İş sayılı kararı ile ek karara yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 4. 5271 sayılı Kanun'un "Sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 314 üncü maddesi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava aşağıda yazılı hâllerde sanık veya hükümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülür: a. Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b. Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise. c. Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa." Şeklindedir. 5. 5271 sayılı Kanun'un "Bir suça dayanan yenileme istemlerinin kabulü koşulları" başlıklı 316 ncı maddesinde; "(1) Bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, ancak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş veya mahkûmiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında bir nedenle ceza soruşturmasına başlanamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir. Bu madde, 311 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde yazılı hâlde uygulanmaz." denilmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; yargılama sırasında sanık ... müdafilerinin 22.03.2010 havale tarihli dilekçeyle, sanık ve katılan arasındaki hukuki ilişki nedeniyle katılanın çalışanları olan ... ve ...'a banka aracılığıyla ödeme yapıldığına yönelik savunmalarına delil olmak üzere 26-27.03.2008 tarihli dekont suretlerini dosyaya sunmalarını müteakip, Mahkemenin aynı tarihli dilekçesi ile ilgili banka şubesinden talep edilen dekont asıllarının 07.04.2010 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderildiği, buna karşılık Mahkeme tarafından herhangi bir talepte bulunulmamasına karşın, Denizbank A.Ş. ... Şubesinin, "Müdürlüğünüzün ilgi tarih ve sayılı dosyasından gönderdiğimiz ve tarafımıza 06.04.2010 tarihinde tebellüğ edilmiş bulunan yazınıza Şubemizin 07.04.2010 tarih ve 166 sayılı cevabına istinaden tarafınıza gönderilen dekontların iade edilmesi ve göndermiş olduğumuz dekontların dikkate alınmasını bilgilerinize sunarız." şeklindeki 07.05.2010 tarihli yazısıyla bu dekontların iadesinin talep edildiği ve yine Mahkemenin aynı tarihli yazısı ekinde banka çalışanı ...'ya elden teslim edilmek suretiyle iade edildiği görülmüştür. Sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin kesinleşmesinden sonra, katılan ile bahse konu 27.03.2008 tarihli dekontta imzası bulunan ve bu dekontu farklı bir amaçla kullanılmak üzere boş olarak imzalayıp bankaya bıraktığını söyleyen katılanın çalışanı ...'un şikâyeti üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2021 tarihli ve 2020/37218 Soruşturma, 2021/17332 Esas sayılı iddianamesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Dairesi Başkanlığı'nın 11.05.2011 tarih ve 2011/1379 sayılı ekspertiz raporu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 14.06.2012 tarihli raporlarına istinaden 26.03.2008 tarihli dekontta ... adına atılı imzaların bu kişinin eli ürünü olmadığına yönelik tespitler, söz konusu dekontların bankacılık teamüllerine uygun şekilde düzenlenen mutat dekontlardan olmadığına dair 01.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tanık Belkıs Demirağlı'nın beyanları doğrultusunda banka çalışanları ..., ..., ..., ... haklarında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, ... hakkında da özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış; Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/778 Esas, 2022/327 Karar sayılı kararı ile "...suç tarihi ile şikayet tarihi arasındaki zaman diliminde dava zamanaşımının gerçekleştiği" gerekçesiyle verilen düşme kararının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/1686 Esas, 2022/1366 Karar sayılı esastan ret kararı sonrası kesinleştiği belirlenmiştir. Katılan vekili, bu yargılamayı gerekçe göstererek 05.07.2022 tarihli dilekçe ile haklarındaki beraat hükümleri kesinleşen sanıklar aleyhine yargılamanın yenilenmesinin talebinde bulunmuştur. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/436 Esas, 2015/608 Karar sayılı beraat hükümlerinin, sanık ... ve katılan arasında süregelen bir hukuki ilişki bulunduğu gerekçesine dayanması nedeniyle, bahse konu banka dekontlarının "sanık lehine hükme etkili belge" niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun, 5271 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 316 ncı maddesi uyarınca sanıklar aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak dikkate alınması mümkün olup, 5271 sayılı Kanun'un 318 ile 321 inci maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının belirlenmesi bakımından kabule değer görülerek, Mahkemece toplanacak diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, "...Katılan ...’ın çalışanları ... ve ...’a ödeme yapıldığına dair dekontların sahte olarak üretildiği kabul edilse dahi bu belgelerin hükme esas alınmamış olması nedeniyle hükmü etkilemeyeceği..." şeklindeki hatalı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/546 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.