11. Ceza Dairesi 2022/10323 E. , 2023/6642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/498 E., 2015/557 K. SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet,beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düşme Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı
**11. Ceza Dairesi 2022/10323 E. , 2023/6642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/498 E., 2015/557 K. SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet,beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düşme Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/498 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2009-2010-2011-2012 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine; sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine; sanık ... hakkında 2010-2011-2012 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ve hak yoksunluklarına, 2011 ve 2012 takvim yılları için ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında defter , kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin a fıkrasının iki numaralı bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'nun temyiz isteği; asla fatura kesmediği, ... ve oğlu ... ...'nın şirketi üzerine açtığını, gereğinin yapılmasına ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; ...'in 2009 beraat, ...'in ise ayrı ayrı beraat kararlarının yerinde olmadığı, sanıkların suçlarının sabit olduğu, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların yetkilisi ve ortak oldukları şirket adına 2009- 2010- 2011-2012 yıllarında gerçek mal teslimi veya hizmet karşılığı olmayan sahte fatura düzenledikleri; ayrıca Vergi Dairesince 2009-2010-2011-2012 dönemine ait defter ve belgelerin incelenmek üzere ibraz edilmesine ilişkin 19.11.2013 tarihli ve AGB/A- 2013/291-204 sayılı yazının 29.11.2013 tarihinde usulune uygun şirket müdürü sanık ...' ya tebliğ edilmesine rağmen sanığın incelenmek üzere istenen defter ve belgeleri yasal süre içinde teslim etmediği anlaşılmıştır. 2. 09.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile sanıkların ortağı olduğu ... otomotiv isimli şirketin 2011 yılında ... Metal isimli şirkete 21 adet, 2011 yılında ... Saç Metal isimli şirkete 54 adet, 2012 yılında GNC ... ... isimli şirkete 21 adet ve 2010 yılında T.H.... ... isimli şirkete 88 adet fatura düzenlediği, bu faturaların içeriği malların fiilen teslimine delil teşkil etmemesi, bir kısmının matbaadan teslim alındığı tarih öncesinde düzenlenmesi, ödemelerin tevsik mecburiyeti kapsamında olmamasına rağmen faturaları kullanan mükellefin ödemelerini tevsik etmemesi, şirketin fiili bir mal ve hizmet teslimine dayalı ticari faaliyetinin olmadığı ve beyan ettiği matrah bedellerini düzenlediği faturalarda yer alan mal ve hizmet teslim bedellerini gerçekleştirebileceği faaliyet hacmine sahip olmadığına ilişkin yapılan tespitler nedeniyle gerçek bir mal ve hizmet alımına dayanmayan sahte belge kapsamında olduğu, bu itibar ile 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin sahte fatura düzenleme suçlarının oluştuğu, ayrıca şirketin 2009 yılında düzenlediği bir faturanın tespitine dair dosya kapsamında herhangi bir veri bulunmadığı gibi 2009 yılı içinde şirketin 6111 Sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre kurumlar vergisi matrah artırımından 7 nci maddesine göre KDV artırımından faydalanmış olması nedeniyle herhangi bir inceleme ve tarhiyat yapılamayacağından 2009 yılı yönünden sahte fatura düzenleme suçunun oluşmadığı, yine suç tarihlerinde şirketin yasal temsilcisi olması nedeniyle sanık ...'in cezanın muhatabı olduğu, sanık ...'ın şirketin ortağı olup temsil ve yetki görevi olmadığından cezanın muhatabı olmadığı ayrıca sanık ...'in usulüne uygun bir şekilde yapılan tebligata rağmen süresi içinde defter ve belgeleri ibraz etmediğinden bu suçun da yasal unsurları yönünden oluştuğu şeklinde görüş ve mütalaa bildirildiği görülmüştür. 2.Mahkemesince "her iki sanığın da şirket ortağı, sanık ...'in ise şirket yetkilisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca 29.05.2009, 30.09.2009 ve 19.08.2011 tarihli yoklama fişlerinde sanık ...'in şirket müdürü olarak imzalarının olduğu, yine faturaların basıldığı, matbaadan bastırılan şirkete ait bir kısım faturaların sanık ... tarafından teslim alındığı dosya içindeki belgelerle anlaşılmış olduğundan sanık ...'in bu yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek gerçekçeleri mahkememizce kabul gören bilirkişi raporu ile 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin zincirleme bir şekilde sahte fatura düzenlemek suçlarının sanık ... yönünden oluştuğu; sanık ...'ın ise sadece şirket ortağı olarak gözüktüğü ve şirketi temsile yetkisinin olmadığı anlaşılmış olduğundan yasal unsurları yönünden oluşmayan atılı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatine ; Ayrıca sanık ...'nun vergi denetim kurulu tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi yönünden yapılan tebligata rağmen yasal 15 günlük süresi içinde istenilen defter ve belgeleri ibraz etmediği açıkça anlaşılmış olduğundan sabit olan bu suçundan dolayı da 13 sayılı kanunun 359/a-2.maddesi gereğince cezalandırılmasına; 2009 yılı içerisinde düzenlenmiş bir fatura tespiti olmaması nedeniyle 2009 yılına yönelik sahte fatura düzenlemek suçundan beraatine karar verilmesi" gerekçesiyle mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanık ... Hakkında 2010-2011-2012 Takvim Yıllarında Sahte Belge Düzenleme ve Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 ... maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Sanık ... Hakkında 2009 Takvim Yılında Sahte Belge Düzenleme ile Sanık ... Hakkında 2009-2010-2011-2012 Takvim Yıllarında Sahte Belge Düzenleme Suçu Yönünden A)Sanıkların savunmasında, suçlamayı kabul etmediği, sahte fatura düzenlemediklerini beyan etmesi, vergi raporlarına göre mal ve hizmet satımı olmaksızın sahte belge düzenlediğinin belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından: 1) Fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde;temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 2) Faturalardaki yazı ve imzaların sanklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise; a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, d) Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B)Suçun sübutu halinde ise; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 ... maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/498 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.