10. Hukuk Dairesi 2024/3586 E. , 2024/5065 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2839 E., 2023/2901 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/330 E., 2023/206 K. Taraflar arasındaki iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş…
**10. Hukuk Dairesi 2024/3586 E. , 2024/5065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2839 E., 2023/2901 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/330 E., 2023/206 K. Taraflar arasındaki iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2001 yılında tekstil boyası imalatı mahiyetli ...’ın ortağı olduğu Bersa Tekstil ve Kimya işyerinde çalışmaya başladığını ancak 2011 yılında ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle, Çiğli V.D.nin 3464 55909016 no.sunda kayıtlı ...’a ait ... Kimyevi Madde Ticareti işyerinde 01.12.2011 tarihinde, boya üretim ustası olarak işine devam ettiğini, davacının mesleğini yaparken yoğun çalıştığını, meslek hastalığından dolayı rapor aldığını, davacıya %16 oranında meslek hastalığı teşhisi konulduğunu beyanla, meslek hastalığının %80 ve üzeri olduğunun tespiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın Sosyal Sigortalar Sağlık Kuruluna gönderildiğini, cevap geldikten sonra karar verileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut davada, davacının hastalığına bağlı olarak alınan İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03.07.2017-8202069 raporunda, davacının iş göremezlik derecesinin %16,2 olarak tespit edildiği, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.08.2017 tarihli ve 64/12038 karar sayılı raporunda da iş göremezlik derecesinin %16,2 olarak tespit edildiği, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 22.12.2021 tarih ve 23835 sayılı raporu ile davacının %16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, bu sefer Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 25.08.2022 tarih ve 2145 Karar sayılı raporu ile de davacının %16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, bu durumda davacının maluliyeti oranının gerekli prosedür tamamlanarak ve son merci olarak ATK İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle karşılanarak %16,2 olarak tespit edildiği ... olmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepler Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kimyasallardan koruyucu malzeme verilmeksizin çalıştırılan davacının meslek rahatsızlığının daha yüksek olması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun verdiği 22.12.2022 tarihli ve 23835 no.lu 1. heyet raporunda bulunan heyet üyelerinin, nöroloji, onkoloji, ortopedi ve travma, KBB uzmanı, 2. Üst Kurulunun verdiği 25.08.2021 tarihli ve 2145 no.lu 2. heyet raporunda bulunan heyet üyelerinin ise Adli Tıp, radyoloji, göz, KBB, plastik cerrahi, göğüs, nöroloji, dahiliye ve tıbbi onkoloji uzmanları bulunduğunu, heyette cilt hastalıkları uzmanı bulunmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede ve özellikle; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalının 01.07.2016 tarihli raporuna istinaden, Kurum Sağlık Kurulunun 27.03.2016 tarihli kararı ile 01.12.2011 - 17.04.2016 tarihleri arasında dava dışı ... Kimyevi Madde Ticareti adına kayıtlı işyerinde çalışmaları bulunan davacının, 01.07.2016 tarihi itibariyle meslek hastalığına tutulduğu ve meslekte kazanma gücü kaybının %16,2 olduğuna karar verildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine, Yüksek Sağlık Kurulunun 15.08.2017 tarihli kararında, davacının, "kontakt dermatit, tanımlanamamış, boyalara bağlı hastalığının mesleki olduğuna, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %16,2 olduğuna karar verdiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 23.09.2019 tarihli raporunda, davacının, mevcut kontakt dermatit meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası belirtilmemekle grup 1(bir) kabul olunarak: %16.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına, meslek hastalığının başlangıç tarihinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı ABD'nin 01.07.2016-244792 tarih sayılı sağlık kurulu raporuna göre 01.07.2016 tarihi olduğuna, alerjik kontakt dermatitin kişinin temas halinde olduğu bazı maddelere karşı gelişen bir reaksiyon olduğu, kişinin alerjiye sebep olan maddelerden kaçınması halinde hastalığın remisyon dönemine girebileceğine, tekrar maruziyetinin olması durumunda da hastalığının alevlenebileceğine yönelik kanaat bildirildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 22.12.2021 tarihli raporunda, davacıda tespit edilen kontakt dermatit hastalığının, kişinin yaptığı iş ve işyeri maruziyetleri göz önünde bulundurulduğunda mesleki olduğu, meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası grup 1 (bir) alınarak; %16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına, davacıda tespit edilen sensörinöral işitme kaybının, işyeri çalışma koşulları ve ortam gürültü analiz raporları ve kişi hakkında düzenlenmiş odyometriler bir bütün olarak değerlendirildiğinde mesleki hastalığı olduğu, ancak 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet bırakacak düzeyde olmadığına, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 01.07.2016 olduğuna, davacıda tespit edilen sol diz opere meniskopatinin, kişinin işyerinde çalışma koşullarından kaynaklanmış olabileceği gibi kişinin günlük akvitelerinden de kaynaklanmış olabileceğine, ikisi arasında tıbben ayrım yapılamadığına, davacıda tespit edilen hiatal herninin meslek hastalığı olmadığına, ayrıca kişide herhangi bir akciğer hastalığı tespit edilmediğine, davacıda lomber diskopati hastalığının tespit edildiği, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinden ve bu Yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 5. Bölüm 17 nci madde 1 inci fıkrasında, hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması halinde mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceğinin Meslek Hastalıkları Listesine (Ek-2) göre tespit ve tayin edildiğinden, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de toplumda sık olarak görüldüğünü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir ... sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; kişinin çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için Yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması, işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilemediğine, disk hernisinin oluşmasında ve gelişmesinde pek çok etkenin bir arada görüldüğü dikkate alındığında da çalışma ortamı koşulları nedeniyle doğal seyri değişebilen “işle ilgili hastalık” olarak değerlendirildiğine, aynı Yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına yönelik kanaat bildirdiği, Radyoloji, Göz Hastalıkları, KBB Hastalıkları, Plas. Rek. ve Es. Cer.ahisi, Göğüs Cerrahisi, Nöroloji, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Üroloji, Adli Tıp, Alerji, Dermatoloji uzmanları tarafından düzenlenen Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 25.08.2022 tarihli raporunda da, Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 21.12.2021 tarihli raporundaki benzer kanaatler bildirildiği, Yargıtay içtihatlarında ve 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinde düzenlenen prosedürün yerine getirildiği, her ne kadar yargılamada işveren /işverenler davaya dahil edilmemiş ise de Kurum tespiti dışında, işveren / işverenler aleyhine sonuç oluşmadığı, usul ekonomisi ve uzun süren yargılamanın hak ihlaline sebebiyet verebileceği dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.