(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10707 E. , 2006/13016 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.2005 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10707 E. , 2006/13016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.2005 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davalı ve müştereklerine ait 436 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 24 adet meyveli ve meyvesiz ağacın, davacının 10/16 hissedar olduğu 437 numaralı parsele ve davacının bu parsel üzerinde yaptığı tarımsal faaliyete zarar verdiği gerekçesiyle kökünden kesilmesi istenmiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan zararlandırıcı eylemin giderilmesi istemine ilişkindir. Kesilmesi istenen ve kesilmesine karar verilen toplam 22 adet ağaç davalı parselinin mütemmim cüzü niteliğindedir ve 436 parsel tapusu verasete iştirak şeklinde davacı ile birlikte 5 iştirakçı hissedara aittir. Davalı dışındaki hissadarlar davanın dışında kalmışlardır. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyete işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle mahkemece, iştirak halinde mülkiyet rejimine tabi 436 parsel üzerinde bulunan ve kesilmesine karar verilen ağaçların ortakların tümüne ait olduğu ve tüm ortakların davaya katılması gerektiği düşünülmeksizin, yalnızca davalı aleyhinde açılan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.