10. Hukuk Dairesi 2024/2313 E. , 2024/2842 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2383 E., 2023/2031 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/197 E., 2021/159 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ba…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2313 E. , 2024/2842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2383 E., 2023/2031 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/197 E., 2021/159 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.11.1967 doğumlu olduğu halde nüfus kaydına 16.11.1973 olarak kaydedildiğini, Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/159 sayılı dosyası ile davacının yaşının 16.11.1967 olarak düzeltildiğini, 23.11.2017 tarihli tahsis talebinin ilk işe giriş tarihinden sonra yaş tashihi yaptığı, bu nedenle emekliliğe hak kazanamadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, talep tarihinden hesaplanacak aylıkların ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra yaş tashihi yapılması, yaş şartını taşımaması nedeniyle tahsis talebinin reddedilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yaş tashihinin ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra yapıldığı, tahsis talebinde davacının yaşının 16.11.1973 olarak esas alınacağı, tahsis talebinde bulunduğu 23.11.2017 tarihinde 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g bendine göre, 25 yıl sigortalılık süresi 5375 prim ödeme günü ve 50 yaşını doldurması koşulları aranacağından tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamayacağı, Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece deliller toplanmadan, detaylı inceleme ve araştırma yapılmadan, Anayasaya aykırılık iddiası değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.07.1987 tarih ve 583673 varide sayılı ilk işe giriş bildirgesinde davacının işe giriş tarihinin 16.06.1987, doğum tarihinin 1967 yazdığı, bildirgenin 07.07.1987'de Kuruma sunulduğu, Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/159 Esas,1987/193 Karar sayılı kararı sureti ircelendiğinde; dava tarihinin 12.08.1987, karar tarihinin ise 28.10.1987 tarihi olduğu; kararda davacının 16.11.1973 olan yaşının 16.11.1967 olarak düzeltildiği, kararın 11.12.1987 tarihinde kesinleştiği, Sivas Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16.01.2018 tarihli kararında davacının 20.11.2017 tarihli tahsis talebinin, yaş şartını doldurmadığı gerekçesiyle reddedildiği, hizmet döküm cetvelinin dosyada yer aldığı, sigortalılık başlangıç tarihinin 16.06.1987 olduğu, nüfus kayıt örneğinde Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/159 Esas,1987/193 Karar sayılı ve 11.12.1987 kesinleşme tarihli ilamıyla doğum tarihinin düzeltildiği, 16.11.1973 olan doğum tarihinin kayıt düzeltmeyle 16.11.1967 olduğu, Çekerek Askerlik Şubesi Başkanlığının son yoklama dönemine ait kayıtlarının dosyada yer aldığı, buna göre davacının düzeltilen yaşına göre yoklama işlemi yapıldığı, davacı tarafından sigorta sicil kartı fotokopisinin ibraz edildiği, kartta doğum tarihinin 1967 ve işe giriş tarihinin 16.06.1987 olarak yazıldığı, davacı vekili 5510 sayılı Kanun'un 57/2 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep etmişse de; Anayasa Mahkemesinin aynı konuda 2008/64 Esas, 2008/129 sayılı kararı olduğu, ilgili maddenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.04.2010 tarih E 2010/219 Karar sayılı içtihatının bulunduğu, Yargıtay 10. HD'nin 3669/7700 Yargıtay 21. HD'nin 6171/6223 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/316/322 kararlarının da aynı doğrultuda olduğu, davacının yaş tashihinin ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra yapıldığı anlaşılmakla; tahsis talebinde de, davacının yaşının ilk defa çalışmaya başladığı tarihteki 16.11.1973 olarak esas alınacağı, tahsis talebinde bulunduğu 23.11.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamayacağı görüldüğünden, Kurum işleminin yerinde olduğu, açılan davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi içeriğini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının mahkeme kararı ile düzeltilen doğum tarihinin, yaşlılık aylığının bağlanmasında esas alınıp alınamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 57, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 10 ve 35, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30 ve 39 uncu maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 120/2 nci maddesinde “yaşlılık, ölüm ve maluliyet sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında; sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağı” hükme bağlanmıştır. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş düzeltilmesinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu (Bağ-Kur) ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nda da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. 506 sayılı Kanun'un uygulanması açısından “yaş koşulunun” gerçekleşmesi, belli süre prim ödenmesi yaşlılık sigortasının uygulanması açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle Kanun'un 120 nci maddesi sonradan yapılacak yaş düzeltmelerinde kimi kötü uygulamaları önlemek amacıyla özel bir düzenleme getirmiş belli sigorta kollarında hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Buna göre yaşlılık ölüm ve maluliyet sigortalarının uygulanmasında sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğüne kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağını hükme bağlamıştır. Buradaki yaş düzeltmelerinden kasıt, Mahkeme kararı ile yapılan düzeltmelerdir. Esasen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarında da aynı yaklaşım belirlenmiş olup, HGK 09.10.2002 tarih ve 2002/761-777, 02.06.2004 tarih 2004/316-322 sayılı kararı ile 14.04.2010 gün ve 2010/21-194 E. 2010/219 K.sayılı kararında bu yaklaşım aynen; “sigortaya ilk tescil tarihinden sonra kesinleşen mahkeme kararı ile yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı, bu hallerde Mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, sigortalının yaşı ile ilgili gerçek kayıtlar esas alınıp doğum tarihinin mahkeme kararı ile düzeltilmesi halinde, ilama konu dava, gerçek yaşının kayda yansıtılması ile ilgilidir ve nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum gününün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davası değildir. Bu davalar, yaş tashihi ile ilgili değil kayıt tashihi ile ilgili olduğundan bu hallerde yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili emeklilik koşullarının oluşmasında mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur (Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 gün ve 2008/10-784 E. 2008/768 K. sayılı kararı). Buradaki yaş düzeltmelerinden kasıt, Mahkeme kararı ile yapılan düzeltmelerdir. Esasen HGK 09.10.2002 tarih ve 2002/761-777, 02.06.2004 tarih 2004/316-322 sayılı kararları da bu yöndedir. Eldeki davada, ilk defa 16.06.1987 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında tescil edilen davacının 16.11.1973 olan doğum tarihinin Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.1987 tarihli kararı ile 16.11.1967 olarak düzeltildiği, Çekerek Askerlik Şubesi Başkanlığı yazı cevabına göre davacının 29.02.1988 tarihinde askere sevk edildiği ve 29.08.1989 tarihinde terhis edildiği, Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 07.02.2014 tarihli yazısında davacının ilkokuldan 18.05.1979 tarihinde mezun olduğunun bildirildiği, davacının doğum tarihindeki değişikliğin yaş tashihi değil, kayıt tashihi niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.