2. Hukuk Dairesi 2021/9063 E. , 2021/8940 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksullu…
**2. Hukuk Dairesi 2021/9063 E. , 2021/8940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talebi, lehine hükmedilen tazminatların miktarı ile aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına ve özellikle davacı-karşı davalı kadına 09.07.2020 tarihli kararda kusur olarak yüklenen eşine karşı hakaret etme vakıasının ispatlanamadığı gerekçesiyle kadına kusur olarak yüklenemeyeceğine dair mahkemece uyulan Dairemizin 15.02.2021 tarihli ilamına rağmen bu vakıanın bozma sonrası verilen son hükümde davacı-karşı davalı kadına yeniden kusur olarak yüklenmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.