Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5079 E. , 2024/1325 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5079 Karar No : 2024/1325 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …'na Vesayeten … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5079 E. , 2024/1325 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5079 Karar No : 2024/1325 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …'na Vesayeten … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Ortahisar ilçesi,1. Etap 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile bu plana yapılan itirazın reddine ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parsele 1/5000 ölçekli nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100.000 ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, öngörülen gelişme yapısının Ortahisar ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, önceki plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda açık ve yeşil alanlar dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrıldığı, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından önceki plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, parselin bulunduğu alanda donatı kullanımlarının bir bütün halinde düzenlenmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, söz konusu donatı kullanımlarının, planlama alanının güney kısmının ana ulaşım aksı olan kuzey-güney doğrultulu 25 metrelik imar yolu ile doğu-batı doğrultulu 20 metrelik imar yolunun kesiştiği bölgede düzenlenmesinin ulaşılabilirlik açısından olumlu olduğu, ancak söz konusu parselin de bulunduğu planlama alanının merkezi bölgelerinde yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanları dikkate alınmışken, planlama alanı genelinde sağlık alanlarında yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanlarının dikkate alınmadığı, konum olarak parselin bir kısmının bölgeye hizmet edecek sağlık tesis alanı olarak planlanmasının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında öngörülen nüfus projeksiyonu ve donatı kurgusuna uygun olduğu, fakat parselde düzenlenen sağlık tesis alanının 6.619 m2 büyüklüğe sahip olduğu, söz konusu alandaki sağlık alanı büyüklüğünün aile sağlık merkezi için oldukça fazla olduğu, aile sağlık merkezinin ihtiyaç duyduğu alandan daha fazla bir alanın sağlık tesis alanı olarak ayrılmasının kamu kaynaklarının israfına neden olacağı, plan genelinde sağlık alanlarının gerek konum olarak gerekse de yüzölçümü olarak sadece merkezi noktalarda toplanması ve tüm planlama alanı geneline yayılmaması nedeniyle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, sağlık tesis alanı olarak belirlenen alanlara ihtiyaç bulunmadığı yönündeki Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve …sayılı yazısıyla belirtilen kurum görüşünün de dikkate alınmadığı, bu nedenle 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile yüzölçümü olarak ihtiyaç fazlası bir alanın sağlık tesis alanı olarak düzenlenmesi kararı açısından imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu edilen planın planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı 05.03.2018- 03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 02.04.2018 tarihinde yapılan itirazın, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddi üzerine, 22.11.2018 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itiraz için 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir süre getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir. Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 05.03.2018-03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 02.04.2018 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 02/06/2018 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği anlaşıldığından, izleyen 60 gün içinde, son günün adli tatil süresine denk geldiği de dikkate alınarak, en son 07/09/2018 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 22/11/2018 tarihli dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 20.09.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.