3. Ceza Dairesi 2018/901 E. , 2018/1415 K. Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli ve 2013/335 esas, 2013/1078 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.01.2018 tarih ve 2017/11295 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cum…
**3. Ceza Dairesi 2018/901 E. , 2018/1415 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli ve 2013/335 esas, 2013/1078 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.01.2018 tarih ve 2017/11295 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.01.2018 tarih ve 2018/2046 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Sanık...'ın, hükümden sonra 04/02/2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, mahalli mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/2. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği cihetle, adı geçen sanık hakkındaki hukuka aykırılık kanun yararına bozma incelemesine konu edilmeyerek yapılan incelemede, Dosya kapsamın göre, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 08/05/2013 tarihli ve 2013/605 soruşturma, 2013/362 esas, 2013/202 sayılı iddianamesiyle, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’ı silahla kasten yaraladığından bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 86/2 ve 86/3-e (iki kez) maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin kabulünün de sanığın adı geçen mağdurları silahla kasten yaraladığı yönünde olduğu, bu nedenle sanık hakkında iki ayrı yaralama eyleminden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde tek yaralama suçundan hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli ve 2013/335 esas, 2013/1078 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama eyleminden 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasında ½ artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 150 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama eyleminden 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasında ½ artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 150 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına; ancak kanun yararına bozma sanık aleyhine sonuç doğurmayacağından sanığın sonuç olarak bir kez 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.