3. Hukuk Dairesi 2020/10249 E. , 2021/1730 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 20/08/2013 tarihinde davalı şirkete ait iletim hattınd…
**3. Hukuk Dairesi 2020/10249 E. , 2021/1730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 20/08/2013 tarihinde davalı şirkete ait iletim hattındaki telin kopması sonucu çıkan yangında ormanlık alanın zarar gördüğünü, yangına davalı şirketin gerekli önlemleri almamış olmasının sebep olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yanan ağaç zararı, gerçek zarar, ağaçlandırma ve yangın söndürme giderlerinden ibaret olan toplam 31.882,03 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15/10/2015 tarihli ıslah delikçesi ile talebini 41.725,77 TL’ye artırmıştır. Davalı; olay günü tutulan tutanakta vatandaşların ağaç kesimi sonucunda 1 adet ağaç direğinin kullanılmaz halde olduğunun, 5 direk arası AG iletkeni ile 6 adet direk arası OG iletkeninin düştüğünün tespit edildiğini, bakım onarım işlerini zamanında yaptığını, davacı idarenin yangının çıkmasında ve yayılmasında kusur ve ihmalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar; davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 04/07/2018 tarihli ve 2016/21092 E. 2018/7594 K. sayılı ilamla; yangının nedeninin ve tarafların kusur durumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, ayrıca gerçek zarar ilkesi doğrultusunda, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderlerinin, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken genel idare giderlerinden olması sebebi ile zararın kapsamına dâhil edilemeyeceği, ancak bu iş için davacı idare tarafından, özel olarak işçi tutup çalıştırma ve araç kiralama durumu söz konusu ise, buna ilişkin giderlerin tahsilinin mümkün olabileceği gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 05/08/2019 tarihli ek raporda; yangının davalı şirkete ait olan OG enerji nakil hattını taşıyan ağaç direğinin devrilmesi ile yere düşen hatta meydana gelen Faz-Toprak arızası nedeniyle bu hat altında yer alan kurumuş ot ve çalıların yangının çıktığının ve büyüdüğünün bildirildiği, davalı şirketin enerji nakil hattının bakımını yapmamış olması ve hattı taşıyan ağaç direğinin ekonomik ömrünü doldurması nedeniyle devrilmiş olması nedeniyle %80 oranında, periyodik denetim ve kontrolleri zamanında yapmayan ve enerji nakil hattı altındaki kurumuş ot ve çalıları temizlemeyen davacı idarenin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ayrıca yangından dolayı davacı idarenin ağaç zararının 1.053,51 TL, ağaçlandırma giderinin 10.866,49 TL, canlı varlıkların yok olmasından hasıl olarak gerçek zararın 2.173,30 TL ve yangın söndürme (iaşe gideri ve işçilere yangın nedeniyle ödenen tazminat olmak üzere) giderinin 3.248,80 TL, toplam zarar tutarının ise 17.342,10 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı idare tarafından enerji nakil hattı altındaki kurumuş ot ve çalıların temizliğinin davalı şirkete ait olduğu ileri sürülerek rapora itiraz edilmiş ise de, hattın izin alınmadan inşa edilmiş olması ve davalı şirketin izin başvurusunun ise hattın DSU baraj gölet alanı ile çakışması nedeniyle kabul edilmemiş olması karşısında temizlik işinin davacı idareye ait olduğu sonucuna varıldığı, davacı idare tarafından kiralanan iki helikoptere ilişkin gider ile diğer yangın söndürme giderlerinin genel idare giderlerinden olduğu, bu nedenle davacı idarenin davalı şirketin kusuruna isabet eden tutarın tazminini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 13.873,68 TL'nin olay tarihinden işleyecek faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre; davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Bilindiği üzere, mahkemenin Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyması sonucunda, bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir(09/05/1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Bu ilke, kamu düzeni ile ilgili olup; Yargıtay tarafından re'sen dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Bu itibarla, mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması, usule uygun olmadığından bozma nedenidir. Mahkemece uyulan bozma ilamında; tazminat hesaplamalarında gerçek zarar ilkesi doğrultusunda belirleme yapılması gerektiği, tazminat tutarı belirlenirken zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderlerinin, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken genel idare giderlerinden olması sebebi ile zarar kapsamına dâhil edilemeyeceği, ancak bu iş için davacı idare tarafından, özel olarak işçi tutup çalıştırma ve araç kiralama durumu söz konusu ise, buna ilişkin giderlerin tahsilinin mümkün olacağı hususlarına yer verilmiştir. Bozma sonrasında, dosyaya kazandırılan belgelerin incelenmesinden; davacı idarenin, orman yangınına müdahale eden iki helikopteri, 2009 ila 2013 yılları arasında beş yıl geçerli hizmet alım sözleşmesi uyarınca ( uçuş ekibi ile birlikte) dava dışı yükleniciden kiraladığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı idare; orman yangınlarını söndürme hizmetlerinde kullanılmak üzere kiraladığı helikopterlere ilişkin giderleri, gerçek zarar ilkesi kapsamında (somut olayda kusuruna isabet eden oranda) davalı şirketten talep edebilecektir. O halde, mahkemece; davacı idarenin, orman yangınlarını söndürme hizmetlerinde kullanılmak üzere kiraladığı helikopterlere ilişkin yapmış olduğu 6.136,20 TL giderden, kusuruna isabet eden tutarın davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu gidere ilişkin istemin tümden reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci. bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın tüm, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 774,10 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.