4. Hukuk Dairesi 2022/1500 E. , 2023/11611 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1035 Değişik İş, 2021/1034 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43167 HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Reddi / Davanın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/141557 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafın
**4. Hukuk Dairesi 2022/1500 E. , 2023/11611 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1035 Değişik İş, 2021/1034 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43167 HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Reddi / Davanın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/141557 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 31.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle Ethica Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alınan araçta hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL hasara ilişkin tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya ilişkin kazanın teminat kapsamında olmadığını, Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartları A.5 maddesi gereği alkollü araç kullanımının kapsam dışında olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alınan araçta meydana gelen hasara ilişkin tazminat talebinin doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediği, iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususun, riziko teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün sigortalı/başvurucuya geçtiği ancak başvurucu tarafça sigorta şirketince sunulan belge ve bilgilerin aksinin somut deliller ile ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının işleteni olduğu aracın Batuhan Kolukısa'nın sevk ve idaresinde seyir halindeyken gece yol üstünden geçen koyun sürüsüne çarpması sonucu tam hasara uğradığını, kaza tutanağında her ne kadar sürücü olarak ... ... görünse de sürücünün alkolsüz Batuhan Kolukısa olduğunu, ifade tutanaklarından bu durumun anlaşıldığını, dolayısıyla Batuhan Kolukısa'nın ehliyeti bulunduğu ve alkolsüz olduğundan oluşan zararın teminat kapsamında olduğunu, bir an için sürücünün ... ... olduğu kabul edilse bile kazanın oluş şeklinden koyun sürüsü çobanının KTK 69/1 maddesini ihlal ettiğini, asli kusurlu olduğunu ve meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğunu, bu nedenle alkolün de kazada münhasır etkisinin olmadığını, Kasko Poliçesinin TTK’da düzenlenen mutlak ticari işlerden olduğundan sigorta şirketinin avans faizi ödemesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanakları, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden olup resmi memurlarca düzenlenmiş kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün, başvuru sahibinin soyut iddialarının aksine, alkollü ... ... olduğunun anlaşılmakta olduğu ve sürücünün alkollü olması sebebiyle araçta meydana gelen hasarın teminat dışı olduğundan, iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihbar edilen kazaya ilişkin rizikonun teminat içinde olduğunun ispat yükü yer değiştirerek sigortalıya geçtiğini, sigortalının takdiri delil niteliğinde olan tanık ifadeleri dışında iddiasını ispat edecek hiçbir somut delil sunmadığını, Uyuşmazlık Hakemliğince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu kazada müvekkiline ait aracın asli kusurlu olmadığını, sigorta şirketinin tazminatı ödedikten sonra rücu hakkı olduğunu, kaza münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğinden sigorta şirketinin oluşan zararı gidermesi gerektiğini, kazanın salt / münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin sigorta şirketi tarafından somut delillerle ispatlanması gerektiğini, kazada telef olan hayvan sürüsü çobanının KTK 69/1 maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, rizikonun teminat dışı olduğunun sigorta şirketi tarafından somut delillerle ispatlanması gerektiğini, sürücünün Batuhan Kolukısa olduğunun dosyaya sundukları tanık beyanları ile sabit olduğunu, fakat kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sürücünün Batuhan Kolukısa değil de alkollü olan ... ... olduğu düşünülse dahi kazanın meydana gelmesinde hayvan sürüsü sahibi asli kusurlu olup alkollü araç kullanımının kazada münhasıran etkisi olmadığından sigorta şirketinin riziko sebebiyle oluşan zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkiline ait aracın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu açık iken dosyanın öncelikle kusur bilirkişisi tarafından incelenmesi gerektiğini, sürücünün ... ... olduğu göz önünde bulundurulsa bile kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının değerlendirilmesi ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması gerektiğini, aracın piyasa rayiç değeri ortalama 180.000,00 TL ile 200.000,00 TL arasında olup araç pert olduğundan hasarlı hali ile 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığını, satış sözleşmesinin dosya içeriğinde mevcut olduğunu, Kasko poliçesi TTK’de düzenlenen mutlak ticari işlerden olduğundan sigorta şirketinin avans faizi ödemekle yükümlü olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 ve devamı maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Uyuşmazlık, trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinde;" (Değişik : 24/5/2013 - 6487/19 md.)'de; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu" belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. 6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda 02.01.2020 tarihli kaza tespit tutanağında; araç sürücüsünün ... ... olduğu, küçükbaş hayvan sürüsüne çarpma şeklinde gerçekleşen kaza neticesinde araç sürücüsünün 52/1-b "aracın hızını aracın teknik, hava ve yol şartlarına uydurmamaktan", sürü çobanının 69/1 "yolda zorunlu haller dışında hayvan bulundurmaktan" kusurlu olduğunun belirlendiği, söz konusu kazada 21 adet hayvanın telef oldu, araçta yolcu olan Ramazan Uğuz'un yaralandığı, araç sürücüsünün %1,61 promil alkollü olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alınan... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin tazminat talebinin; doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediği, iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususun, riziko teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün sigortalı/başvurucuya geçtiği ancak başvurucu tarafça sigorta şirketince sunulan belge ve bilgilerin aksinin somut deliller ile ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle" davanın reddine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacının itirazının reddine dair tarafların kusur oranları belirlenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için Nöroloji Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitini içeren denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.