5. Hukuk Dairesi 2010/11455 E. , 2010/18476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan t
**5. Hukuk Dairesi 2010/11455 E. , 2010/18476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Hükme esas alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken yakın bölgelerden emsal bulunduğu takdirde uzak bölgelerdeki emsale göre değer biçilemeyeceği gibi değerlendirme tarihine yakın satışlar varsa geçmiş zamanlara ait satışlar da esas alınamaz. Emsal kabul edilen taşınmazların dava konusu taşınmaza en yakın olanı 3500 metre uzaklıkta olduğu için emsal incelemesinin gerçeği yansıtmadığı kanaatini uyandırmaktadır. Ayrıca, dava konusu taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin incelenmesinde, 964 parselin diğer taşınmazlardan daha değerli olduğu, 986 ve 29 parsellerin ise yakın değerlere sahip oldukları anlaşıldığı halde, bilirkişi raporunda 986 parselin en değerli taşınmaz ve 964 parselin ise en az değerdeki taşınmaz olarak kabul edildiği, bu itibarla taşınmazların vergi değerleri ile bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin de çeliştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmazla aynı mahalleden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınıp, bildirilen emsaller celp edildikten ve gerektiğinde re’sen emsal de getirtilerek mahallinde keşif yapılıp taşınmazların m2 rayiç değerleri de gözetilecek şekilde rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.