T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1770 KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2018 NUMARASI : 2017/170 E. 2018/44 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat, Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ : 25.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.02.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1770 KARAR NO : 2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2018 NUMARASI : 2017/170 E. 2018/44 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat, Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ : 25.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.02.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2018 gün ve 2017/170 E. 2018/44 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, "..." ibareli ... nolu 21.11.2014 tarihli başvuru, 04.08.2015 tescil tarihli 3. sınıfta kayıtlı marka sahibi olduğu, boşanma sürecindeki eşi davalının "..." markasını tescillediğini, bunun haksız ve kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek markanın 3. sınıf ürünleri için terkin edilmesine, ilan yapılmasını, varsa internet sitesinin kapatılmasını, marka ihlalinin önlenerek ihlal ürünlerinin toplanarak imhasını ve 20.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, tarafların halen evli olduklarını, İzmir 9. Aile Mahkemesinde boşanma sürecinin devam ettiğini, davacının "...." markasının gerçek sahibi olmadığını, şeklen sahip olduğunu, söz konusu işi ve formülleri müvekkilinin bildiğini, davacının tutarsız ve sadakatsiz davranışları olduğunu, bir dönem yarı yarıya ortak oldukları, .... firmasını kurdukları, bu arada "..." markasının müvekkili adına tesciline kara verildiğini, ancak problemlerin devam etmesi nedeniyle müvekkilinin boşanma davası açtığını, marka ile müvekkilinin tanındığını, davacının tanınmadığını, gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, .... markasının da müşteri potansiyelinin bulunduğunu, davalının haksız rekabet oluşturacak davranışları bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asil 29/03/2018 tarihli duruşmada karşı yan ile anlaştığını, davadan, istinaf ve temyiz hakkında da feragat ettiğini beyan ettiği, davalı asil ise feragatı kabul ettiğini, istinaf ve temyiz hakkında da feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği, 29/03/2018 tarihli duruşmada bu beyanlarını imzaları ile doğruladıkları, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan feragat açıklamasına göre davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, her ne kadar müvekkili tarafından davadan feragat edilmiş ise de müvekkilinin feragatinin irade bozukluğuna dayandığını, HMK madde 311 uyarınca feragatin iptali gerektiğini, feragatin iptali ön sorun olup, öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilin psikolojik sorunları göz önüne alındığında feragate itibar edilemeyeceğini, feragat beyanının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, Özel Boylam Psikiyatri Hastanesi'nin 24.02.2020 tarihli raporundan da görüleceği üzere müvekkile “Bipolar Duygulanım Bozukluğu Psikotik Belirtili şimdiki nöbet manik tanısı ile yatış kararı” verildiğini, 02.03.2020-20.03.2020 tarihinde hastaneye yatışı yapıldığını, tarafların14.04.2020 tarihinde boşandıklarını, müvekkilin bu süreci sağlıklı geçiremediğini, davalı taraf müvekkilinin zayıflığından faydalanarak davayı geri çekerse boşanmaktan vazgeçeceğini söyleyerek davayı geri çektirdiğini, çocuğunu görememenin ve evliliğinin bitecek olmasının üzüntüsü ve davalı ile barışabilmek için davadan feragat ettiğini ancak, davayı geri çektikten sonra müvekkilinden ayrıldığını, HMK madde 311 uyarınca; “İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptalinin istenebileceğini belirterek, feragatin iptalini istemiştir. GEREKÇE : Dava, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, yerel mahkemenin 29.03.2018 tarihli ön inceleme duruşmasına bizzat katılan davacının davadan ve kanun yolu hakkından feragat ettiğini imzalı beyanıyla bildirmesi üzerine mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davacı vekilince sunulan 04.10.2023 tarihli istinaf dilekçesi ekinde sunduğu Özel Boylam Psikiyatri Hastanesinden alınan 24.02.2020 ve 29.11.2021 tarihli raporlar ile “Bipolar Duygulanım Bozukluğu" tanısı ile psikiyatrik rahatsızlığı bulunduğu gerekçesiyle 29.03.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında verdiği feragat beyanın irade bozukluğu nedeniyle HMK'nun 311. maddesi gereğince iptali ile yargılaya devam edilmesini talep etmiştir. Davacı, feragatin hata, hile veya ikrah nedeni ile feshi için ayrı bir dava açmayıp, feragatin geçersizliğini ileri sürerek feragat ettiği davayı yeniden açarsa, mahkeme ön sorun olarak feragatin hata, hile yada ikrah nedeniyle geçersiz olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (aynı yönde Yargıtay 22. HD'nin 04.04.2016 tarihli, 2016/7106 E, 2016/9735 K sayılı ilamı) Şu halda, mahkemece davacının sunduğu raporun özel hastaneden alınmış tek hekim raporu olduğu da gözetilerek, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınacak sağlık kurulu raporu ile davacının feragat beyanında bulunduğu 29.03.2018 tarihi itibarıyla kendisinde irade bozukluğu bulunup bulunmadığı belirlenerek, HMK'nun 311. maddesi gereğince feragat beyanının iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği hususu bir ön sorun olarak değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2- İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2018 gün ve 2017/170 E. 2018/44 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/02/2026