3. Hukuk Dairesi 2015/4024 E. , 2016/8012 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; ikamet ettiği teras kattaki d…
**3. Hukuk Dairesi 2015/4024 E. , 2016/8012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; ikamet ettiği teras kattaki dairenin kendisine ait olduğunu, davalı ile yapılan sözleşme sonrasında ikametinde doğalgaz kullanmaya başladığını, binanın yapıldığı tarihte ortak kalorifer sistemi kullanılmakta iken ... iline doğalgaz geldikten sonra davalı kurum yetkililerince ikna edilmeleri neticesinde apartman olarak doğalgaza geçtiklerini, nitekim davalı kurum görevlileri tarafından yapılan keşif sonucu meskende doğalgaz kullanımının uygun olduğunun belirtilmesi üzerine de davalı kurum ile doğalgaz sözleşmesinin yapıldığını, 05.04.2014 tarihinden itibaren doğalgaz kullanmaya devam ettiğini, davalı kurum tarafından oturduğu meskenin niteliğini gösteren belgelerin eksik olduğu ileri sürülerek doğalgazın kesilip sayacın söküldüğünü, davalı kurumun şayet eksik belge var idi ise ilk başta sözleşmeyi yapmaması gerektiğini, 2 yıl sonra gaz kesintisi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,davalının yaptığı uygulamanın haksız olduğuna karar verilmesi ile dava sonucunda sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ikamet ettiği yapıya ilişkin mesken konut olduğuna dair tapu kayıtlarının bulunmadığını, davacıya gerekli evrakları tamamlaması için süre verildiğini ve davacının da gerekli evrakları tamamlamak üzere taahhütte bulunduğunu ancak taahhüdünü yerine getirmediğini, bu hususta kendisine ihtarname gönderildiğini, gerekli evrakları tamamlamadığından doğalgazının kesildiğini, tapu kayıtları olmayan bu yapıların kanunen kaçak yapı statüsünde olduğundan gaz arzının da sağlanamayacağını, nitekim bu yapıların 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde yer almadığını, 3194 sayılı imar kanunu ve 634 sayılı kanuna aykırı bir yapılaşma sayıldığını, bu yasalara göre davacının oturduğu yerin kaçak yapı niteliğinde olduğunu, ... 'nın ileri sürdüğü ön şart gereğince hukuken konut olarak kabul edilmesi mümkün olmayan garaj tapulu dairelerin ve kaçak olarak yapılan tapusu olmayan teras katların bireysel doğalgaz aboneliğine verilmesine imkan bulunmadığını, kanuna aykırı olarak yapılan yapılara gaz bağlantısı yapılamayacağını, doğalgaz sağlanabilmesi için yapının imara uygun olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, davacıya ait adreste bulunan 100134893 ve 100134894 tüketici numaralı doğal gaz abonesine gaz arzının sağlanmasına ve sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu kaydı mevcut olmayan ancak fiilen konut olarak kullanılan ''teras kat'' niteliğindeki taşınmaza doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu davacının ikamet ettiği davaya konu bağımsız bölümün tapu kaydının bulunmadığı,söz konusu bağımsız bölümün teras kat niteliğinde olup davacı tarafından fiilen mesken olarak kullanıldığı, bu haliyle davaya konu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına aykırı olarak yapıldığı, 2013 yılına kadar taraflar arasındaki doğalgaz kullanım sözleşmesi ile dava konusu alanda doğalgaz kullanıldığı, dava konusu alanın bulunduğu apartmanın(binanın) karar defteri örneğinden davaya konu binadaki kömür ile ısınmanın doğalgaz ile ısınmaya dönüştürüldüğü de anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece; davacıya ait olan ve fiilen mesken olarak kullanılan tapusu bulunmayan teras kat niteliğindeki bağımsız bölümün, imar yasasına aykırı inşa edildiği tespit edilmiş ise de, söz konusu alanın, bulunduğu bina inşaat projesine ve ruhsatına uygun hale gelip gelemeyecekleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu alanın bulunduğu binaya ait tasdikli inşaat (yapı) projesinin ilgili belediyeden getirtilip, davaya konu davacıya ait tapusu mevcut olmayan teras kat niteliğindeki taşınmazın bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu alanın 3194 sayılı İmar Kanunun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden de sorulmalı, ihtiyaç duyulması halinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile keşif de yapılarak, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle kapsamlı bir araştırma yapılmalı, gerekirse davacı tarafa, sahip olduğu alan hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmesi, bulunduğu binanın inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlaması hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.