21. Hukuk Dairesi 2018/6481 E. , 2019/6102 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi KARAR A)Davacı İstemi; Davacı vekili, davacının, evden eve taşımacılık (nakliye) işi yapan davalı işverenler yanında şoför, hamal ve ofis boy olarak 15/02/2006 – 26/09/2012 tarihleri arasında davalı işveren ... yanında, 27/09/2012 – 30/09/2012 tarihleri arasında da diğer davalı işveren ... yanında geçen ve SGK’ya bildirilmeyen sigortal…
**21. Hukuk Dairesi 2018/6481 E. , 2019/6102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi KARAR A)Davacı İstemi; Davacı vekili, davacının, evden eve taşımacılık (nakliye) işi yapan davalı işverenler yanında şoför, hamal ve ofis boy olarak 15/02/2006 – 26/09/2012 tarihleri arasında davalı işveren ... yanında, 27/09/2012 – 30/09/2012 tarihleri arasında da diğer davalı işveren ... yanında geçen ve SGK’ya bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalıların Cevapları; Davalılar ... ve ... vekili, davacının ... yanında hiçbir zaman çalışmadığını ve aralarında işçi-işveren ilişkisinin de olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan ...’nın, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerini devralmadığını, kendi adına kayıtlı olan işyerini 27/09/2012 tarihinde diğer davalı ...’dan bağımsız olarak kurduğunu, bu durumun işyerinin kuruluşuna ilişkin tüm resmi evraklarla da sabit olduğunu, davalıların her ikisinin adreslerinin de farklı olup, farklı vergi levhaları ve farklı ticaret kayıtları ile faaliyet gösterdiklerini, davalı ...’ın araçlarını diğer davalı ...’ya satması ve marka kullanım hakkını devretmiş olmasının işyeri devriymiş gibi gösterilmesinin de yasaya tamamen aykırı olduğunu, davalıların birbirlerinden bağımsız iş yürüttüklerini, ayrıca, davacının davalı ... yanında da hiçbir zaman çalışmadığını, işini küçülttüğü için araçlarını bedeli mukabilinde 27/09/2012 tarihinde sattığını ve marka kullanma hakkını da sözleşme ile ...’ya devrettiğini, işyerinin kısmen veya tamamen devrinin söz konusu olmadığını beyanla, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Fer'i Müdahil Kurum vekili, davacının 10/06/2010 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında tescil edildiğini, davalılardan ...’a ait ... sicil sayılı nakliyecilik işyerinin, 19/12/2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığını, 31/10/2012 tarihinde Yasa kapsamından çıkarıldığını, diğer davalı ...’ya ait 1461350.35 sicil sayılı evden eve eşya taşımacılığı işyerinin, 23/10/2012 tarihinde 5510 sayılı Yasa kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, davacının iddiasını yazılı, somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; “ Mahkemece yapılan yargılama sonunda "1-Davanın kısmen kabulü ile;-... T.C. Kimlik numaralı ... ss nolu davacı ...’in davalı işveren ...’a ait ... sicil sayılı işyerinde 15/02/2006 -26/09/2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 2380 gün çalıştığı, 642 günlük çalışma süresinin kuruma bildirildiği, 1738 günlük çalışma süresinin bildirilmediğinin tespitine, -Davacının, davalı ...’ya ait ... ss nolu işyerinde 27/09/2012-30/09/2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 4 gün çalıştığı, 4 günlük çalışma süresinin kuruma bildirilmediğinin tespitine, bunun dışında kalan taleplerin reddine," karar verilmiştir. D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı; “ 1-)... 1. İş Mahkemesi'nden verilen 01/08/2017 tarih, 2015/210 Esas ve 2017/280 Karar sayılı kararına yönelik taraf vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir. E) Temyiz Nedenleri, Taraf vekilleri istinaf başvuru dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla belirlenmelidir. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/09/1999 gün 1999/21-510-527, 30/06/1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı ... işyerinden 10/06/2010-2011/04 tarihleri arası dönemde ayda 15 gün, devamında 30.09.2012 tarihine kadar çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davalı ...'a ait 1293964 sicil sayılı nakliye işyerinin 19/12/2006-31/12/2012 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davalı ...'ya ait ... sicil sayılı evden eve eşya taşımacılığı mahiyetli işyerinin 23/10/2012 tarihinden itibaren kapsama alındığı, davalı ...'nın vergi kaydının 27/09/2012 tarihinde başladığı, ... 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/100 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen rapor ile ... Cad. No: .../... ...-.../... adresindeki işyerinin dışarısında, ... Evden Eve Taşımacılık – ... – ... yazılı tabela olduğu, işyerinde ... isimli kişinin bulunduğu, adı geçen tarafından işyerinde sigortalı olarak çalıştığının ifade edildiği, işyeri içerisinde ... logosunun bulunduğu, asılı bulunan vergi levhasının ...’ya ait olduğu, vergi levhasında yazılı işyeri adresinin ... Mah. ... Cad. No: .../... .../... olduğu, 27/09/2012 tarihi itibariyle işe başladığı ve Karayolu Taşımacılığı ile Ev ile İşyerlerinin Taşınması (evden eve nakliyat vb) işi ile iştigal ettiğinin belirtildiği, ... Cad. No: .../... ...-.../... adresi olmasına rağmen, vergi levhasında yazılı olan adresin ... Mah. ... Cad. No: .../... .../... olduğunun belirtildiği, ancak, işyeri adresi ile vergi levhasında yazılı olan işyeri adresi arasındaki farklılık ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge tespit edilemediği, (nakil, şube açılışı vb. gibi), işyeri dışarısında park edilmiş bulunan ve ... logosunun olduğu ... plakalı aracın bulunduğu, K3 yetki belgesinin ... adına düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, dava dışı ... tarafından davalılar aleyhine ... 8.İş Mahkemesinin 2012/499 E. – 2014/158 K. sayılı dosyasında görülen alacak davası sonucunda; davalılar arasında işyeri devrinin bulunduğu değerlendirilerek, davacının iddialarını doğrulayan tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle, davacının 15.09.2005 – 29/09/2012 tarihleri arasında 7 yıl 14 gün (2569 gün) çalıştığı, ancak bu çalışmasının SGK’na bildirilmediğinin tespit ve kabul edildiği, en son ücretinin günlük net 60,00 TL olduğu tespit edilerek, kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının hesaplandığı, davalılardan ... ve ...’nın aynı adresteki işyerinde aynı konuda faaliyet gösterdikleri, Yapı Kredi Bankası kayıtlarından ...’a ait olan araçların 27/09/2012 tarihinde ...’ya satışı ve bedel ödemesinin yapıldığı, davalı ...’ın ... isim hakkının ... tarafından satın alınmamakla birlikte marka kullanım hakkının verildiği, 27/09/2012 tarihinde davalı ...’nın karayolu taşımacılığı işi ile iştigal etmeye başlayıp, taraf tanıklarınca da işyeri devri olgusunun belirtilmekle, davalıların işçilik alacaklarından 4857 sayılı Yasanın 6.maddesindeki düzenleme uyarınca sorumluluklarının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 7.H.D.nin 28/4/2015 tarih, 2015/8904 E., 2015/7429 K.sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, imzalı puantaj kayıtlarının fotokobilerinin dosya arasına alındığı, davacı ve davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğu, tanık beyanları arasındaki bu çelişki giderilmediği ayrıca dinlenen tanıklardan bir kısmının davacının ofiste ya da taşımacılık konusunda çalışması olmadığı, işyerinde çalışmanın yaz ve kış aylarında farklılık gösterdiği ve özellikle kış aylarında haftanın her günü çalışma olmadığı ve çalışmanın kısmi çalışma olduğu yönündeki beyanları üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili işverence SGK’na verilen dönem bordrolarında dava konusu dönemde çalışması bulunan tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, gerektiğinde komşu işyerleri kayıtlarında geçen veya benzer işi yapan kişiler tespit edilip dinlenmek, davacının davalılara ait işyerlerindeki çalışma süresi ve çalışmasının tam süreli ya da part time (kısmi süreli) olup olmadığını tespit etmek, davacının yaz ve kış sezonlarında ayrı ayrı haftanın her günü çalışıp çalışmadığı ve davacının tüm mesaisini davalı işyerine hasredip etmediğini belirlemek, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunu saptamak ayrıca davalı tarafça dosyaya bir kısım imzalı puantaj kayıtlarının fotokopilerinin sunulduğu, davacının kendi eli ürünü olmadığı iddiasıyla söz konusu belgeler altındaki imzalara itiraz ettiği, Mahkemece, imza incelemesi yaptırılması amacıyla belgelerin asıllarının dosyaya sunulması için davalıya süre verildiği, davalının imzaya itirazın süresinde olmadığını beyan ettiği, Mahkemece, imza incelemesi yaptırılması amacıyla belgelerin asıllarının dosyaya sunulması için davalıya kesin süre verilerek, davalı tarafça ibraz edilen ücret bordroları ve puantaj kayıtları üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu davacı, davalılar ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılara iadesine, 14/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.