4. Hukuk Dairesi 2009/12461 E. , 2010/7576 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 12/02/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten s…
**4. Hukuk Dairesi 2009/12461 E. , 2010/7576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 12/02/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı yaya, 12.01.2007 günü yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın çarpması nedeniyle , sol kalça ve ayak kemiği kırılarak 4 ay iş ve gücünden kalacak ve 7 ayda iyi1eşecek biçimde yaralanmıştır. Davacı olayda %60 oranında, davalı sürücü ise %40 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın özelliği ve günü, davacının daha fazla kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi geregince, davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm bölümünün manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan "...10.000 ,00..." biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "...5.000,00..." sayı dizisinin yazılmasına; taraflar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan "...1.200,00.-..." biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "...600,00..." sayı dizilerinin yazılmasına; yargılama giderine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan ". ..356,00..." biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "... 178,00..." sayı dizisinin yazılmasına, harç alınmasına ilişkin 5 nolu bendinin tümden silinerek yerine 5 nolu bent olarak "5-Alınması gereken 270,00 TL harç, peşin alınan 405,00 TL harçtan indirilerek artan 135,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 270,00 TL harcın ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) davalılardan alınıp davacıya ödenmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.