4. Hukuk Dairesi 2016/129 E. , 2016/6519 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı .. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/02/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/02/2015 günlü kararın ve temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen 22/07/2015 günlü ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin …
**4. Hukuk Dairesi 2016/129 E. , 2016/6519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı .. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/02/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/02/2015 günlü kararın ve temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen 22/07/2015 günlü ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosya kapsamından, davalının mahkemece ihtar edilen yedi günlük süre içerisinde temyiz harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemenin temyiz harç ve masraflarının süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararı doğru görülmemiştir. Şu durumda, mahkemece verilen .. esas sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verildi. Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya özürlü oğluna evde bakmasından dolayı 2828 sayılı Kanun uyarınca gelir bağlandığını, daha sonra yapılan incelemede Kanun'da geçen fert başına gelir sınırının ihlal edildiğini ve aylık bağlanması şartının kaybedildiğini, bu sebeple yersiz ödeme yapıldığını belirtilerek, yersiz ödenen tutarın iadesi talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dosya kapsamından, davalının gelir bağlanırken herhangi bir yanıltıcı beyanının olmadığı anlaşılmaktadır. Daha sonra kurumca yapılan araştırmada, özürlü çocuğun 2022 sayılı Kanun uyarınca da aylık aldığı halde bunun ve babanın emekli maaşındaki artışların davalı tarafından bildirilmediği, anılan gelirlerle hanede yaşayan kişi başına düşen gelirin asgari ücretin 2/3'ünü geçtiği belirtilerek, aylık bağlanması şartının kaybedildiği belirtilmiştir. Davalıya bağlanan gelir sosyal devlet ilkesi gereği bağlanmıştır. Sosyal devlet: Ekonomik, sosyal, kültürel bakımdan, vatandaşın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan tedbirleri alan, sosyal barış ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata müdahaleyi gerekli gören devlettir. Sosyal devlet olmanın unsurlarından başlıcası, herkese insana yakışır asgari bir hayat düzeyi sağlamaya yönelik tedbir almadır. Bu kapsamda dar gelirli olan davalıya özürlü olan oğluna bakması nedeniyle gelir bağlanmıştır.