Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2766 E. , 2024/7086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2766 Karar No : 2024/7086 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Altın İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA): 1- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Vakfı VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2766 E. , 2024/7086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2766 Karar No : 2024/7086 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Altın İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA): 1- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Vakfı VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde S:... ve S:... işletme ruhsat numaralı sahada, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığı çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, hidrojeoloji mühendisi, meteoroloji mühendisi, harita mühendisi, biyolog, arkeolog ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; "... Kapasite artışı ile ... İli, ... ve ... Köyleri mevkiinde yer alan ... Altın İşletmeleri Anonim Şirketi'ne ait S:... işletme ruhsat no'lu ve ÇED süreci devam eden ... Projesi kapsamında çıkartılacak cevherin ... İşletmesinde işlenmesi planlanmaktadır ... ... Altın ve Gümüş Madeni 3. Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi Projesi kapsamında; 2.700.000 ton cevherin işlenmesi ve 5,6 ton altın ile 5,4 ton gümüş madeni üretilmesi gerçekleşecektir. Proje kapsamındaki 2.700.000 ton cevher ... İli, Merkez İlçesi, ... Köyünde yer alan ... Altın İşletmelerine ait Altın ve Gümüş Madeninden taşınacak olup 490 km uzaklıkta mesafeden gelecek cevherin, ... İlinde zenginleştirilerek orman, tarım, mera arazilerini, yeraltı sularını kirletme riskini taşıyarak ve 25 ton taşıma kapasiteli, yıllık yaklaşık 53.640 adet kamyon, aylık yaklaşık 4.470 adet kamyon ile taşınarak gelecek cevher nihai çevresel etki değerlendirme raporu içinde tam olarak tanımlanmamış ve bu cevherin zenginleştirilmesinde ortaya çıkacak kimyasal atık ve gelen cevherli malzemenin jeokimyasal verileri yer almamaktadır. Bu veriler ışığında, sadece ... bölgesinin jeolojisini tanımlamak ya da cevher jeokimyasını tanımlamak ÇED raporunu teknik açıdan yetersiz bilimsel açıdan eksik veri ile değerlendirilerek çevresel etkilerin tam ve doğru olarak değerlendirilmediğinin göstergesidir. İşlenecek ve taşınacak cevherin taşıma dahil tüm etkilerini içeren bu işlem sonucunda ortaya çıkacak atık malzemenin çevresel etkisi ve sonrasında ortadan güvenli kaldırılmasını içeren çözümler açısından ÇED raporu eksiktir ve bu kapsamda entegre ÇED olarak değerlendirilmesi gereklidir. ..." tespitine yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta; müdahil ... Altın İşletmeleri Anonim Şirketince ... İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Köyleri civarında S:... sayılı işletme ruhsat sahasında yapılması planlanan Altın ve Gümüş Madeni Ocağından temin edilecek toplam 2.700.000 ton tüvenan cevherin davaya konu proje kapsamında ... Altın ve Gümüş Maden İşletmesine nakledilerek zenginleştirileceği, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, nitekim müdahil şirket tarafından ... İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Köyleri civarında S:... sayılı işletme ruhsat sahasında yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesine dair hazırlanan ve Mahkemenin 28/03/2024 tarihli ara kararı ile temin edilen ve ÇED raporunda da "Açık ocak madencilik yöntemleri kullanılarak çıkarılması planlanan toplam 3.221.711 ton tüvenan cevherin 2.700.000 ton olan kısmı, ... tarafından ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi yakınlarında işletilmekte olan ... Altın ve Gümüş Maden İşletmesinde yer alan zenginleştirme tesisine nakledilerek burada zenginleştirme işlemine tabi tutulacaktır." ifadesine yer verildiği anlaşıldığından, eş zamanlı olarak yapılması planlanan bu projelerin, işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla, bilirkişi raporuyla da ortaya koyulduğu üzere entegre proje olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda; ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesine tabi olan söz konusu projeler için tek ÇED başvuru dosyası hazırlanıp davalı idareye başvurularak bu projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak ve aynı ÇED sürecinde değerlendirilmesi gerekirken, entegre bir projenin tüm etkilerinin bir bütün olarak en başta değerlendirilmesi ve alınacak tedbirlerin de ona göre belirlenmesi olanağının ortadan kaldırılmasına sebebiyet verecek şekilde, entegre projenin parçalara ayrılması suretiyle, müdahil şirket tarafından ... İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Köyleri civarında yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesinden ayrı planlanan dava konusu "... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, proje alanı kırsalda yer aldığı için hava kalitesine olumsuz etki edebilecek kirlilik kaynağının, ...-... karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonu ile ısınma amaçlı kullanılan kömür olduğu, hava kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla proje alanında farklı noktalarda ölçüm yapıldığı ve sonuçlarına ÇED raporunda yer verildiği, ayrıca iş makinelerinden kaynaklı emisyonun az miktarda ve proje ömrü ile sınırlı olacağı, proje kapsamında inşaat malzemesi ve ekipman taşıyan araçlar, tüketim malzemesi taşıyan araçlar, personeli sahaya taşıyan araçlar, bakım ve onarım araçları nedeniyle mevcut trafik yükünde proje ömrüyle bağlantılı geçici bir artış olacağı, maden sahası içerisindeki ulaşımda ise tesis için yolların kullanılacak olması nedeniyle ek trafik yükü oluşmayacağı, ... projesinin olumlu sonuçlanması nedeniyle cevherin nakliyesi sırasında kamyonların ek trafik yükü oluşturmasının da proje ömrüyle sınırlı olacağı ve ek trafik yükünün olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla çeşitli tedbirlerin alınmasının öngörüldüğü, mevzuata uygun şekilde etki alanı belirlendiği ve bu etki alanında yer alan diğer kirletici kaynaklarla kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı ve sınır değerlerin sağlandığının görüldüğü, ... projesinin olumsuz sonuçlanması durumunda ise MADT-3'ün 2. ve 3. kademelerinin inşa edilmemesinin öngörüldüğü, ÇED raporunda her bir bileşen için detaylı olarak açıklamalarda bulunulduğu ve projenin önemli kümülatif etkilerinin olmayacağı, flora ve funaya yönelik arazi tespit çalışmalarının yapıldığı, flora ve faunanın korunmasıyla ilgili gerekli tedbirlere yer verildiği, meteorolojiyle ilgili bölümün Meteoroloji Genel Müdürlüğünce verilen formata göre bu kurumun verilerinin kullanılması suretiyle hazırlandığı, sahaya özel depremsellik raporunda yapılan çalışmaların işletme yakınlarında haritalanan fayların aktif olmadığını ortaya koyduğu, bu nedenle proje alanında faylanmaya bağlı yüzey deformasyonunun beklenilmediği, ayrıca MADT-3 yapısının işlevini deprem sonrasında da sürdürebilmesi amacıyla iki aşamalı bir deprem tasarım kriterinin önerildiği, ilk kritere göre hasarın meydana gelmemesinin esas olduğu, ikinci kritere göre onarılabilir hasarın meydana gelmesinin mümkün olduğu, proje alanının hidrojeolojik özelliklerini değerlendirmek ve mevcut durumu ortaya koymak amacıyla "Hidrojeolojik Karakterizasyon Raporunun" hazırlandığı, MADT-3 ve yakınındaki yüzey suyu kaynakları arasındaki potansiyel sızıntı dağılım yollarının, hidrojeolojik model kullanılarak değerlendirildiği, yapılan çalışmalara göre MADT-3 alanından proje etki alanı içerisindeki hidrojeolojik alıcı ortamlara ve özellikle ... Mahallesi su kaynağı olan KYSP-1 ile Karakaya Mahallesi su kaynağı olan Bakırlık Kuyusuna herhangi bir etkinin tespit edilmediği, ... Mahallesinin başlıca su kaynağı konumunda bulunan Subaşı kaynağının, hidrolojik ve hidrojeolojik sistemlerdeki konumu, proje alanındaki tesislerden olabilecek sızıntılardan etkilenmeyeceği, dava konusu proje için gerekli hammadde ve yardımcı maddeler ile birlikte bu maddelerin nereden temin edileceğine dair bilgilerin ÇED raporunda yer aldığı, bilirkişi raporunda belirtilen ... projesinin 490 km mesafede olduğu dikkate alındığında, projenin entegre değerlendirilmesi gerektiği hususunda gerçekçi bir yaklaşım sergilenmediği, nitekim söz konusu projenin olumsuz sonuçlanması durumunda atık depolama tesisinin 2. ve 3. kademelerinin inşa edilmeyeceği, yapılan çalışmalarla patlatmadan kaynaklı olumsuz bir etkinin beklenilmediği, ÇED raporunu hazırlayan çalışma grubunda yer alan personellerin Bakanlıkça ÇED Yeterlilik Belgesi verilen firmaların personeli olup, ayrıca çalışma grubuna özel format belirme aşamasında Bakanlıkça dahil edilmesi istenilen personele ait bilgilerin Bakanlığın e-ÇED sisteminde yayımlanması istenilmeyen bilgiler kısmında yer aldığı, kurum görüşleri çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu projenin entegre proje olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim entegre proje değerlendirmesinin farklı faaliyetlerin birbirine doğrudan bağlı olduğu, biri olmadan diğer faaliyetin gerçekleştirilemeyeceği durumlar için söz konusu olacağı, entegre olarak düşünülen ... İlinde yapılması planlanan ... projesinde açık ocak işletmeciliği ile cevher üretilmesinin ve dava konusu proje kapsamında ise işlenilmesinin planlandığı, ancak söz konusu cevherin bir kısmının da ... Altın Madenine taşınarak işlenilmesinin planlandığı, dolayısıyla dava konusu proje olmasa dahi, cevherin işlenmesinin veya satışının mümkün olduğu, dolayısıyla her iki projenin birbirinden bağımsız olarak faaliyet gösterebilecek durumda olduğu, kaldı ki bilirkişi raporunda ... projesinin incelemesinin yapılmadığı, halbuki dava konusu proje kapsamında atık depolama tesisinin 3 kademeli olarak yapılmasının ve ... projesinin ÇED sürecinin olumsuz sonuçlanması durumunda 2. ve 3. kademelerinin yapılmayacak olmasının göz ardı edildiği, entegre proje olarak değerlendirilemeyeceği için tek ÇED başvuru dosyasının da hazırlanmasının gerekli olmadığı, bununla birlikte projelerin nakliyeye bağlı emisyon, maden atıklarının yönetimi gibi hususlarda kümülatif etkilerinin her iki projenin ÇED raporunda ele alındığı, diğer taraftan bilirkişi raporunda eksik olarak ileri sürülen hususların ÇED raporunda yer aldığı veya ÇED raporunun konusunu oluşturmadığı, ... İlinden dava konusu proje alanına taşınacak cevherin karbon ayak izinin hesaplanmadığı yönündeki tespit bakımından ... projesine ait ÇED raporunda sera gazı emisyonlarının belirlenmesi ve iklim değişikliğine etkileri bölümü ile ÇED raporunun Ek-23'te sera gazı emisyonu raporu ve yönetim planına yer verildiği, proje alanının tektoniği ve depremselliği konusunda eksiklik olduğu ileri sürülen hususların, sahaya özel deprem tehlikesi analiz raporunda incelendiği, MADT-3 tabanında oluşabilecek sızıntıyla ilgili modelleme çalışmasına bakıldığında, maden mühendisinin eleştirisinin bilimsel çalışmanın yok sayıldığı anlamına geldiği, dolayısıyla modelleme çalışmasının teknik ve bilime uygun olduğu, ÇED raporunda bölgeye taşınması planlanan cevherin jeokimyasal verilerinin ve etkisinin eksik olduğu hususuyla ilgili olarak, ... proje kapsamında çıkarılacak ve proje alanına nakledilecek cevherin jeokimyasal analizlerine nihai hale gelmemiş ÇED raporunda yer verilmesi nedeniyle dava konusu ÇED raporunda ayrıca yer verilmediği, bilirkişi raporunun aksine personelin görev dağılımının belli olmamasının toz emisyonu ve gürültü hesabını etkilemeyeceği, iş makinelerinin model ve markalarına ÇED raporunda yer verilmemiş olsa dahi, motor güçlerinin yakıt tüketiminden kaynaklanan emisyon hesaplarına yer verildiği, iş makinelerinin bakımı sırasında ortaya çıkacak olan atık yağların da lisanslı firmalara verilmek suretiyle bertaraf edilmesi söz konusu olduğundan iş makinelerinin model ve markalarının belirtilmemesinin eksiklik olarak nitelendirilemeyeceği, geçici atık depolama ile ilgili ÇED raporunda gerekli taahhütlere yer verildiği, ulaşım planlaması ile patlatma tasarımı yönünden de ÇED raporunun yeterli olduğu, bilirkişi raporunda yer alan proje alanının çevresindeki faaliyetlerle ilgili kümülatif etki hesabının eksik olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğu, nitekim, proje alanın etrafında fiili durumda kümülatif etki oluşturabilecek herhangi bir tesisin bulunmadığı, faaliyet sonucu ortaya çıkan atık malzemenin çevresel etkilerine ve buna karşı alınması gereken tedbirlere ÇED raporunun ilgili konu başlıkları altına yer verildiği, hidrolik iletkenlik değerlerinin gerçekleşmesi muhtemel kirletici taşınımının çok yavaş olacağını gösterdiği, ayrıca MADT-3 etrafında alınan tedbirlerin proje sahasında yüzey akışını kontrol etmek için etkili olduğu, proje alanında tarım alanları olmadığından ÇED raporunu hazırlayanlar arasında ziraat mühendisinin olmasının gerekli olmadığı gibi, taahhütlerin yerine getirilmesiyle tarım ve hayvancılık üzerinde olumsuz etkinin olmayacağı, sulama suyu hattından proses suyunun çekilmesinden olumsuz etkilendiği ileri sürülen üreticilerin kim olduğunun bilirkişilerce somut olarak ortaya konulmadığı, madencilik faaliyetiyle birlikte orman varlığında azalma söz konusu olsa da, rehabilite çalışmalarıyla ekolojik dengeye zarar verilmesinin sürekli olmayacağı, flora ve fauna üzerindeki muhtemel etkiler ile konuya ilişkin taahhütlerin yeterli olduğu, meteoroloji konusunda yapılan çalışmaların Meteoroloji Genel Müdürlüğünce verilmiş olan formata göre yapıldığı ve çalışmalarda Meteoroloji Genel Müdürlüğünün verilerinin esas alındığı, dolayısıyla bu çalışmaların bilimsel ve teknik açıdan uygun olduğu, arkeolojik sit alanlarının proje alanına 1500 m mesafede olması nedeniyle projeden olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmayacağı belirtilerek, hukuka uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1- Davacı tarafından, ... İlinde yapılması planlanan ... projesi ile dava konusu proje kapsamında üretimin devamlılığı için birlikte faaliyet gösterilmesi gerektiği, dolayısıyla mevzuat gereği söz konusu projelerin entegre değerlendirilmesi suretiyle tek ÇED raporunun hazırlanmasının gerekli olduğu, kaldı ki ... projesinin de ÇED sürecinin durdurulduğu, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Davacı yanında müdahil tarafından, davacının temyize cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara ek olarak davalı idarenin temyiz dilekçesinin ÇED raporundan alıntılama yapılmak suretiyle hazırlandığı, dolayısıyla bilirkişiler tarafından eksik olduğu ileri sürülen hususlarla ilgili hukuka aykırılık itirazlarının ortaya konulmadığı, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : ... İli, ... ve ... Köyleri mevkiinde yapılması planlanan ... projesi ile dava konusu projenin ÇED raporları incelendiğinde faaliyetlerin yapılmasının zorunlu olarak birbirine bağlı olmadığı, diğer bir ifadeyle projelerin birinin yapılmaması durumunda diğerinin farklı bir senaryo ile devam edebileceği anlaşıldığından, söz konusu projelerin entegre proje olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlığın diğer yönleri bakımından yargılama yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmakla birlikte, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun çoğunlukla soyut ve genel nitelikte değerlendirmeler içerdiği, özellikle jeoloji/hidrojeleoji, meteoroloji bakımından uyuşmazlığın şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmış olup, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde (S:... ve S: ... işletme ruhsat numaralı ... Altın ve Gümüş Madeni Ruhsat alanı) Damdamca sahası ile Topkaya sahasını kapsayan “Altın Madeni” projesi için 02/11/2009 tarih ve 1794 sayılı "ÇED Olumlu" kararı; Damdamca sahası, Topkaya sahası, Mermerlik Sahası ile Kızılağıl sahasını kapsayan “... Altın-Gümüş Madeni İşletmesi Kapasite Artımı” projesi için 15/11/2012 tarih ve 2756 sayılı "ÇED Olumlu" kararı; Damdamca sahası, Topkaya sahası, Mermerlik Sahası ile Kızılağıl sahasını kapsayan “... Altın ve Gümüş Madeni 2. Kapasite Artışı” projesi için 03/11/2016 tarih ve 4346 sayılı "ÇED Olumlu" kararı; S:... işletme nolu sahada “... Altın ve Gümüş Madeni İkinci Maden Atık Depolama Tesisi” projesi için ...... tarih ve 5883 sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Daha sonra davalı yanında müdahil tarafından, söz konusu ruhsat sahasından 172.356 ton cevher çıkartılması ile ... İli, ... ve ... Köyleri mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu ve ÇED süreci devam eden “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” sahasından 2.700.000 ton cevherin çıkartılarak ... İşletmesine nakledilmesinin, söz konusu cevherin ... işletmesindeki mevcut cevher zenginleştirme tesisinde işlenmesinin ve cevherin işlenmesinden doğacak atıklardan dolayı yeni bir maden atık depolama tesisi yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporu idareye sunulmuş, davalı idare tarafından ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde "... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3)" projesi ile ilgili olarak (dava konusu) ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin dayanağı olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, "Entegre projeler" başlıklı 25. maddesinde ise; "Bu Yönetmeliğe tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, Bakanlıkça entegre proje için tek Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası/Proje Tanıtım Dosyası hazırlanması istenir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddesi uyarınca, hakimin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verme zorunluluğu bulunmadığından, sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, verilen bilirkişi raporu teknik açıdan yeterli görülmesi halinde, gerekçelerini ortaya koymak suretiyle bilirkişi raporunun aksine karar verilebileceği de açıktır. Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan ÇED Yönetmeliğinde, ÇED Yönetmeliğine tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre projenin yapılmasının planlanması halinde entegre projenin ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 veya Ek-2 listesine tabi olması durumuna göre tek ÇED başvuru dosyasının veya PTD'nin hazırlanmasının isteneceği açıkça düzenlenmiş ise de, "entegre proje"nin tanımına yer verilmemiştir. Bununla birlikte, gerek uygulamada, gerekse yargı kararlarında proje sahibi tarafından eş zamanlı olarak yapılması planlanan birden fazla projenin bulunması durumunda, söz konusu projelerin konu veya işlev bakımından birbirine hizmet eden yönlerinin bulunması durumunda entegre proje olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır. Nitekim 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde de; ÇED Yönetmeliğine tabi olan, faaliyet konuları veya işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikteki birden fazla faaliyeti kapsayan projeler, entegre proje olarak tanımlanmak suretiyle benzer yönde bir değerlendirmenin yapıldığı görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığı çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, hidrojeoloji mühendisi, meteoroloji mühendisi, harita mühendisi, biyolog, arkeolog ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "... Dava konusu “ÇED Olumlu" kararının iki poligondan oluşan bir saha olduğu, bu sahalardan birinde 10.36 hektarlık kapasite artışı kapsamında açık ocak madencilik faaliyetinin, diğer alanda ise 42.41 hektarlık maden atık depolama tesisinin (MADT-3) yapılmasının planlandığı, ... açık ocak madencilik yöntemi ile toplam 172.356 ton cevher ve 380.060 ton EOK üretiminin dört (4) ay içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğü, açık ocak madenciliğinde uygulanacak yöntemin, bitkisel üst toprağın sıyrılması ve depolanması, patlatma ile kayaçların gevşetilmesi, gevşetilen kayaçların kazılarak kamyonlara yüklenmesi, cevher ve pasanın kamyonlar ile ilgili alanlara taşınması olarak özetlendiği, asit kaya drenajı (AKD) ve metal liçi test sonuçları göz önüne alındığında, açık ocak faaliyetleri sonucu çıkarılacak olan Ekonomik Olmayan Kayaç (EOK) malzemesinin tamamının (143.419 m3/380.060 ton) açık ocak alanında geri dolgu olarak kullanılacağı, bununla birlikte, ... ili, ... Köyü ve ... Köyü mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu ve ÇED süreci devam eden "... Projesi" sahasında rezerv tespiti yapılan cevherin, ... işletmesine nakledilmesi uygun olan yüksek tenörlü 2.700.000 tonluk kısmının da ÇED sürecinin olumlu sonuçlanması durumunda ... Altın ve Gümüş Madeni zenginleştirme tesisinde işlenmesinin planlandığı, ... üretimler sırasında zenginleştirme tesisinin kurulu gücünde herhangi bir artışa gidilmeyeceğinin ve tesisin 110 ton/saat (yıllık 1.000.000 ton) üretim miktarı ile çalışmasının sürdürüleceğinin beyan edildiği, ... kapasite artışı kapsamında yüzeyden sıyrılacak bitkisel toprak miktarı 6.270 m3 (9.405 ton) olup açık ocak alanının güneybatısında, Kızılağıl sahası ÇED alanı içinde yer alan 0,62 ha büyüklüğünde ve 17.150 m3 depolama kapasitesine sahip projeye konu bitkisel toprak depolama alanında depolanacağı, MADT-3 kapsamında yüzeyden sıyrılacak bitkisel toprak miktarının ise 100.000 m3 (150.000 ton) olduğu, planlanan MADT-3 alanının güneydoğusunda ve Damdamca sahası ÇED alanı sınırları içinde mevcut bulunan 1,34 ha büyüklüğündeki bitkisel toprak depolama alanında depolanacağı, kazı fazlası malzemenin, söz konusu proje kapsamında, mevcut maden planlarına göre, açık ocaktan 143.419 m3 (380.060 ton) pasa/EOK malzemesinin çıkartılmasının öngörüldüğü, açık ocaktan çıkarılacak pasa/EOK malzemesi, proje kapsamında açılması planlanan açık ocak alanının güneybatısında Kızılağıl sahası ÇED alanı içinde yer alması planlanan 1,90 ha büyüklüğünde ve 195.000 m3 depolama kapasitesine sahip projeye konu pasa depolama alanında faaliyet süresince geçici olarak depolanacağı, ilave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3) projesi kapsamında ise; MADT-3 inşaat planlarına göre, 2.264.000 m3 (5.660.000 ton) EOK malzemesinin çıkartılmasının beklenildiği, çıkartılacak olan malzemenin 100.000 m3’ü bitkisel toprak olarak ayrıldıktan sonra kalan EOK/pasa malzemesinden uygun nitelikte olanların (1.733.000 m3), MADT-3 baraj gövde dolgusunda kullanıldıktan sonra geriye kalan 431.000 m3 malzeme, MADT-3 alanının doğusunda ve Damdamca Sahası ÇED Alanı sınırları içinde yer alan 2,32 ha büyüklüğündeki EOK/pasa depolama alanına kamyonlar vasıtasıyla taşınarak bu alanda depolanacağının beyan edildiği, projenin arazi hazırlık ve inşaat dönemi çalışmaları kapsamında yürütülen faaliyetlerin yüzey suları kalitesi üzerine olası etkileri, toz oluşumu ve çöken toz, evsel nitelikli atık suların yönetimi ve kaza sonucu oluşan döküntü ve sızıntılar ile bağlantılı olarak açığa çıkabilecek etkiler olarak belirlendiği, projenin inşaat ve işletme aşamasında çalışacak personel için içme ve kullanma suyu ihtiyacı ve projenin inşaat ve işletme aşamalarında toz bastırma amaçlı su kullanımı söz konusu olduğu, ... projenin mevcut durumda proses suyunda herhangi bir kapasite artışı olmayacağından kümülatif değerlendirmenin mevcut durumda evsel kullanım (lavabo, mutfak vb.) için su temini dikkat alınarak değerlendirme yapıldığının belirtildiği, ... personelden kaynaklı evsel nitelikli atıksular ile toz bastırma çalışmalarından kaynaklanan atıksular ile ilgili ÇED raporunda taahhütlere yer verildiği, ... inşaat, işletme aşamaları ile mevcut durumdaki evsel nitelikli atık suların kümülatif olarak değerlendirildiği ... projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşacak sıvı atıklar ile katı atıkların ele alındığı, ... projenin inşaat ve işletme aşamasındaki trafik yüküne ilişkin ocak faaliyetinde yer alacak iş makinaları, saha içinde ulaşım ve ... ili, ... ve ... köyleri mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” sahasında rezerv tespiti yapılan cevherin, uygun olan yüksek tenörlü 2.700.000 tonluk kısmının ... Altın ve Gümüş Madeni zenginleştirme tesisinde işlenmesi için ... İşletmesine günde 149 adet kamyon ile nakliyesi yönünden değerlendirildiği, ancak yapılan etki değerlendirmesi sadece kaza ve trafik yükünü kapsadığı, oluşacak hava kirliliği, egzoz oluşumu ve karbon ayak izi açısından değerlendirilme yapılmadığı, ... hava kalitesi modelleme raporuna göre, nihai olarak belirlenen tesis etki alanının ... ve Karakaya mahallelerinin de içerisinde yer aldığı 9,5 km x 9,5 km’lik (90,25 km2) alandan oluştuğu, proje alanı çevresinde yapılan araştırmalar doğrultusunda, proje alanı çevresinde tespit edilen faaliyet gösteren tesislerin belirlendiği, ... ancak etkileşim tablosu incelendiğinde, proje alanının çevresinde tespit edilen faaliyet gösteren tesislerin etkileşimine yer verilmediği özellikle maden ve kalker ocağı gibi hava kalitesi ve toz emisyonuna katkı sağlayacak faaliyetlerin, ekolojik bütünlüğün bozulup bozulmayacağına ilişkin değerlendirmenin ele alınmadığı, dolayısıyla yapılan kümülatif etki değerlendirmesinin eksik bulunduğu, ... ÇED raporunun “meteorolojik ve iklimsel özellikler” bölümünde rüzgâr esme sayıları ya da hızları kullanılarak yapılan rüzgar analizinin yetersiz ve anlamsız olduğu, rüzgârın vektörel bir büyüklük olduğu, rüzgâr analizlerinde yön ve hızı beraber düşünmenin gerekli olduğu, rüzgârın vektörel analizinin yapılmasının gerektiği, meteorolojik verilerin analizlerinin 61 yıllık ortalama veriler kullanılarak (Bülten) yapıldığı, ... ortalamaların son 10 yılda son 20 yılda çok değiştiği, bu nedenle günlük veriler kullanılarak analizlerin yapılmasının gerektiği, bu bölümdeki grafikler “bar”lar şeklinde gene 61 yıllık ortalama değerler kullanılarak sadece dizildiği ve bu grafiğe de meteorolojik değerin “dağılımı” denildiği, bu şekilde dağılım modelinin teknik açıdan hazırlanamayacağı ve bilimsel olarak yorumlanamayacağı, dağılımın, bilinen modellerin (normal dağılım, weibull dağılımı gibi) test edilerek yapılması gerektiği, ayrıca dağılım sonuçlarının fiziksel anlamlılığının tartışılması gerektiği, yine bu bölümde bölgedeki rüzgâr hızı değerlerinin verildiği, bu tablonun bölgenin rüzgâr atlası ile ilgisinin olmadığı, zira bu değerlerin 61 yıllık ortalama değerler olduğu, bu bölümde adı geçen meteorolojik parametrelerin verileri günlük verilerle son yıllardaki değişimin ortaya konulması gerektiği, bu bölümün meteoroloji mühendisi tarafından hazırlanması gerektiği, ... meteoroloji istasyonu verilerinin proje sahasını temsil etmediği, bu nedenle bu verilerin kullanıldığı AERMOD modeli çıktılarının proje sahası için anlamsız olduğu, proje alanına en yakın ravinsonde gözlem istasyonlarının Ankara ve Isparta'da bulunduğu, proje sahasının bu iki istasyonun ortasında olduğu, iklim özellikleri açısından Ankara'nın bölgeyi daha iyi temsil ettiği, daha doğru sonuç almak için uluslararası literatürde kullanılan metotlar ile bu iki istasyonun (Ankara ve Isparta) radyosonde verilerinin proje bölgesine taşınması ile bulunacak yeni verilerle AERMOD'un çalıştırılması ve yorumlanması gerektiği, ... kullanılacak yıl seçiminin uluslararası literatürde kullanılan metotlar ile yapılması gerektiği, bu nedenle 2020 yılının (tipik referans yılı olarak) tespitinin bilimsel bir yaklaşım metodu olmadığı, meteorolojik verilerin seçiminde yapılan yanlışlıklar nedeniyle Hava Kalitesi Model (AERMOD) sonuçları geçersiz olduğu, ... 2021 yılında DSÖ hava kirliliği limit değerlerini güncellediği, bu yeni limitler ile değerlendirme yapılması gerektiği ve bu proje etrafındaki canlı sağlığı açısından risk oluşturup oluşturmadığının belirtilmesi gerektiği, bu tespitlerin ÇED raporunda eksik olduğunun veya bulunmadığının tespit edildiği, ... proje alanı içerisinde tarımsal kalkınma alanları, sulanan, sulanması mümkün ve arazi kullanma kabiliyet sınıfları I, II, III ve IV olan alanlar, yağışa bağlı tarımda kullanılan I. ve II. sınıf ile özel ürün plantasyon alanlarının bulunmadığı, ... ancak, ilave kapasite artışına konu olan alanın güneyinde dar ince bir şerit halinde uzanan yaklaşık 5.500,00 m2’lik kısım arazi varlığı haritasında AKK sınıflandırmasına göre toprak işlemeli tarıma elverişli III. sınıf arazi grubuna girdiği, diğer toprak özellikleri açısından eğimi %6-12, derinliği ise 50-90 cm arasında değiştiği, MADT-3’ün de içerisinde yer aldığı kapasite artışına konu diğer alanların ise AKK sınıflandırmasına göre toprak işlemeli tarıma elverişsiz VI. sınıf araziler içerisinde yer aldığı, ... ÇED raporunun eki Hidrojeoloji Raporunda kil ve kaya dolgu tipinde inşa edilen ... Barajının 1,43 hm3 su biriktirme hacmine sahip olduğu, göl hacminin 1,6 hm3, sulama alanının ise net 370 ha olduğunun belirtildiği, ancak, ÇED raporunun ... Sulaması için sulama sezonunda anlık sulama suyu ihtiyacının belirlenmesinde net sulama alanının 310 ha alındığı ve buna göre bir değerlendirmede bulunularak ... (Subaşı) Kaynaklarından tahsis edilebilir debi miktarının 7 l/s olarak belirlendiği, net sulama alanının 370 ha alınarak yapılan hesaplamalarda kaynaklardan karşılanması gereken debinin 59,7 l/s olarak belirlendiği, halbuki kaynağın sulama sezonundaki ölçülen minimum debisinin ise 57 l/s olduğu, dolayısıyla, bu kabule göre yapılan hesaplamaların ... (...) Kaynaklarından 7 l/s’lik bir debinin tahsisinin mümkün olmadığını gösterdiği, ... mesire alanına gelen sulama suyu hattından proje alanına 360 mm boruyla pompajla su çekilip dava konusu projenin proses suyu ihtiyacının bir kısmının karşılandığı belirlendiği ve bölgedeki üreticilerin bu durumdan olumsuz etkilendiklerinin ifade edildiği, ... ilave MADT-3 ile ... Sulama Alanı arasında MADT-3’ten sulama alanına doğru kuzeybatı yönünde (Şekil 7 üzerindeki mor renkli çizgi) yaklaşık % 5’lik bir eğim söz konusu olup, MADT-3 yaklaşık 66 m daha yüksek kotta bulunduğu, ... MADT-3’ün I. ve II. sınıf sulu mutlak tarım arazilerine yakın ve 66 m daha yüksek bir kotta bulunması birlikte değerlendirildiğinde olası bir olumsuzluk durumunda verimli tarım arazilerinin bundan geri dönülemez bir biçimde etkileneceğinin değerlendirildiği, ... (bitkisel toprakla ilgili) yığınların yüksekliğinin, geniş bir yüzey alanı ile mümkün olduğu kadar düşük, tercihen 2 m veya daha az tutulması gerektiği, yükseklik arttıkça anaerobik bölgenin oluştuğu ve anaerobiklik nedeniyle toprağın tüm özelliklerinin kaybolduğu, bu açıdan bir değerlendirme yapıldığında, MADT-3 kapsamında yüzeyden sıyrılacak 100.000 m3 hacmindeki bitkisel toprağın 1,34 ha’lık alanda depolanması için yaklaşık 7,00 m’lik bir yükseklik gerektiğinden, uygun bir depolama yapılamayacağının değerlendirildiği, ... dava konusu alanın, ... sarı renkle temsil edilen “OT” rumuzlu orman toprağı vasfındaki orman içi açıklık, yine sarı renkle temsil edilen “Oc” rumuzlu ocak alanı, açık sarı renkle temsil edilen “Me” rumuzlu mera alanı içerisinde olduğu, aynı şekilde dava konusu alanın, ... temsil edilen tescilli orman alanları sınırları dışında yer aldığı, ... doğal sit alanlarının dışında yer aldığı, ... dava konusu alanların arasında doğal sit alanında bulunduğu, ... proje alanında veya yakın çevresinde kapalılık oluşturan orman alanının bulunmadığı, ... proje alanı eğim derecesi ve toprak yapısı itibarıyla toprak muhafaza karakteri taşımadığından, projenin yapılması durumunda alanda erozyon riski tehlikesinin bulunmadığı, ... dava konusu alanların yakın çevresinde bulunan orman ekosistemi geniş yayılımlı bir yapıya sahip olup orman ekosisteminin hassaslık veya nadirlik durumu bulunmadığı, ... nihai ÇED raporunda floristik çalışmaların sadece iki mevsimi (İlkbahar ve Yaz) ve her mevsim bir günü kapsayacak şekilde toplamda 2 günlük bir sürede gerçekleştirildiği, bu sürenin belirli bir alanın floristik yapısını ortaya çıkarmak için yeterli bir süre olmadığı, bu sürenin belirli bir alanın floristik yapısını ortaya çıkarmak için yeterli bir süre olmadığı, ... ancak, alanın korunan sulak alanları içermemesinden dolayı 4 mevsim ardışık gözlem yapma koşulu bulunmadığı için yukarıda anılan iki yönetmeliğe göre floristik açıdan raporun süre açısından değerlendirildiğinde yönetmeliğe uygun olduğu, ayrıca ÇED raporunda ... verilen tür ve tür altı taksonların çoğunluğunun ilkbahar ve yaz aylarında yetişen floristik türlerden oluştuğu ve proje sahasının habitat tipinin step olduğu da dikkate alındığında, sonbahar ve kış mevsiminde yetişen bitki türlerinin (özellikle kormlu, soğanlı, rizomlu bitkiler) bu tür habitatlarda yetişmesinin zor olduğu ve düşük sayıda türlerin tespit edileceğinin öngörüldüğü, Ek 10-A "Flora" tablosunda, sadece sonbahar ve kış mevsiminde çiçeklenen bazı türlere de gözlem olarak flora tür tablosunda yer verildiğinin görüldüğü, bununla birlikte Nihai ÇED raporunda bu durum için “Ek olarak uzmanların Proje alanı yakınlarında geçmiş yıllarda yürüttüğü saha çalışmaları bulgularından da yararlanılmıştır.” ifadesine göre raporda sonbahar ve kış mevsimlerinde yetişebilen potansiyel türlere de yer verilmiş olduğu, Nihai ÇED raporunun flora kısmında; 1’i bölgesel, 19’u geniş yayılımlı olmak üzere toplamda 20 endemik türün tespit edildiği, endemik bu türler çeşitli bilimsel kaynaklardan araştırıldığında rapordaki bilgilerle birebir uyumlu ve raporda sunulan bitki tür fotoğraflarının da doğru türler olduğu, arazi hazırlık ve inşaat faaliyetleri öncesi bölgesel yayılışlı ve VU (Hassas) kategorisindeki endemik türün (Paronychia dudleyii) köklü vejetatif aksamının sonbahar (Kasım) veya erken ilkbahar (Nisan- Mayıs) döneminde translokasyon yöntemiyle uygun habitatlara dikileceği, tohumlarının toplanarak Ankara Tohum Gen Bankasına verileceği, yine faaliyet alanlarındaki üst toprağın, faaliyete başlanmadan önce 30 cm derinliğinde sıyrılarak depolanacağı ve bu depolanan toprağın faaliyet tamamlandıktan sonra alanların biyorestorasyonunda kullanılacağı, bu önlemlerin gerçekci ve uygulanabiir olduğu ve uygulanması durumunda ekosistem elemanlarına minimum düzeyde etkileneceği, bununla birlikte, LC kategorisinde değerlendirilen geniş yayılımlı endemik türlerin (19 endemik bitki) korunması için ne gibi tedbirlerin alınacağına raporda rastlanılmadığı, nihai ÇED raporunda; bitki yaprakları üzerindeki toz partiküllerinin oluşumunu engellemek için çeşitli önlemlerin verildiği, ayrıca faaliyet alanları çevresine Servi (Cupressus sempervirens), Dişbudak (Fraxinus sp.) gibi ağaçların dikilmesi ile toz etkisini minimize edecek önlemlerin alındığı, bu önlemlerin gerçekci ve uygulanabilir önlemler olduğu ve gerçekleştirilmesi durumunda toz oluşumlarının flora başta olmak üzere fauna elemanlarının da olumsuz etkilenmesini minimum düzeyde tutacağı, ... CR (Kritik) ve EN (Tehlikede) gibi kritik tehlike kategorilerini içeren türlerin proje sahasında yer almadığı ve saha içerisinde yer alan bölgesel ve geniş yayılımlı endemik türlerin korunması için alınan önlemlerin bilimsel, gerçekçi ve uygulanabilir olduğu, ... hayvan türlerinin belirlenmesinde, doğrudan gözlemlerin yapıldığı, bunun yanında, uygun habitatların varlığından, hayvanlara ait iz ve işaretlerden de (yuva-yavrukusuk-ayak izi, dışkı-besin artığı, deri-boynuz-bağa ve kemik kalıntıları) yararlanıldığı ve fauna çalışmalarının, memeliler, kuşlar, sürüngenler ve iki yaşamlılar (Amfibi) gruplarını içerdiğinin anlaşıldığı, ... proje sahası ve çevresinde tespit edilen fauna elemanlarının ... endemik tür ve türleri içermediğinin görüldüğü, IUCN Kategorileri açısından ise CR (Kritik) kategorisinde türlerin olmadığı, EN kategorisinde bir kuş türünün (Mısır akbabası) ve VU (Hassas) kategorisinde de bir sürüngen (Adi Tosbağa) ve bir memeli (Cüce Yarasa) türünün olduğunun anlaşıldığı, ... endemik fauna türlerinin proje sahası ve çevresinde bulunmadığı, yine çalışma alanında yapılacak her türlü inşaat, yıkım, gürültü toz vb. oluşumlarda fauna elemanlarını korumak ya da zarar görmelerini engellemek için alınması gereken önlemler ile IUCN’de değerlendirilen EN, VU gibi kategorilerde yer alan türler ile BERN (Ek II, Ek III)’ de yer alan türler için alınması önerilen önlemlerin gerçekçi, uygulanabilir ve fauna türlerinin zarar görmesini engelleyebilecek bilimsel odaklı faaliyetler olduğu, ... proje sahası içerisinde herhangi bir kültür varlığının bulunmadığı, ... kapasite artışına konu alanına yaklaşık 650 m, madt-3 alanına ise yaklaşık 1,5 km uzaklıkta “Karakaya Kayalıkları Antik Kent Yerleşimi ve Nekropolü 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı” ile “Karakaya Köyü Köyönü Mevkii Nekropolü 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı”nın yer aldığı, söz konusu arkeolojik alanların mevcut ÇED Olumlu kararı alınmış olan alanlara çok daha yakın bir konumda yer aldığı, Damdamcana mevcut ÇED alanına yaklaşık 100 m, Topkaya mevcut ÇED alanına 50 m mesafede yer aldığı, ... "Proje Alanının Tektoniği" başlığı altında; ... Sahaya Özel Depremsellik Raporunda özetle, Altunel ve diğ. (2009) tarafından ayrıntılı arazi gözlemleri, jeofizik çalışmaları ve paleosismoloji çalışmaları yapılmış, yapılan ayrıntılı çalışmalar, ... yakınlarında haritalanan fayların aktif olmadığını ortaya koymuştur. …’’ denilmesine rağmen MTA’nın yayınladığı aktif faylar haritası incelendiğinde ve ayrıca keşif sırasında saha gözlemlerinde de görülen, makro ve mikro faylanmaların mevcut olduğu, mikro faylanma olarak tanımladığımız faylanmalar detaylı incelendiğinde, MTA haritalarında yer alan aktif fayların kolları olarak tespit edileceği, ... MTA tarafından yapılan bölgenin fay haritasında ... fayı tam olarak maden sahasının kuzeydoğusundan kuzeyine geçtiği ve doğrultu atımlı fay olduğu, ... ... Fay Zonu'nun orta büyüklükte deprem üretme kapasitesinin olduğu gerçeği göz ardı edilmemesi gerektiği, ... Bu nedenle proje alanında faylanmaya bağlı yüzey deformasyonu beklenmemektedir denilmesine rağmen, doğrultu atımlı faylar hareket yönlerinde ve atımlarına bağlı olarak büyük hareketlerin beklenildiği kırık sistemler olduğu, haritada bir çizgi halinde görülseler dahi bu faylanmaların bir sistem olduğu ve kollara dağılarak kırıldığı, depremsellik incelemelerine bu hareket sisteminin dahil edilerek bakılması gerektiği, ... MADT-3 tabanından oluşabilecek olası sızıntıları engellemek amacıyla; tabanda 50 cm kalınlıkta geçirimliliği en fazla 10-9 m/sn olan kil grubu mineral serileceği ve üzerine 2 mm tek tarafı pürüzlü HDPE (yüksek yoğunluklu polietilen) jeomembrandan oluşan astarın sistem teknik olarak doğru ve gerçekçi bir sistem olduğu, ... barajı ve MADT-3 çöktürme havuzu ile diğer havuzlar arasındaki bağlantı incelendiğinde, yer altı suyu akış hareket yönü kuzey güney doğrultuda olması nedeniyle bu havuzlardaki sızıntının ... barajına etki etmeyeceği ancak akış yönündeki tarım alanlarına ve yerleşim yerlerine etkisinin olacağı, ÇED raporunda; "... Bu çalışmalara göre MADT-3 alanından proje etki alanı içerisindeki hidrojeolojik alıcı ortamlara ve özellikle ... Mahallesi su kaynağı olan KYSP-1 ile Karakaya Mahallesi su kaynağı olan Bakırlık Kuyusu’na herhangi bir etki tespit edilmemiştir. Yeraltı suyu akım modeline göre muhtemel sızıntı yolları batı - güneybatı yönlerinde olmakta ve oldukça sınırlı bir yayılım göstermektedir. Bu yeraltı suyu hareketlerine göre proje alanının KYSP-1 noktasına miktar ve kalite olarak herhangi bir etkisinin olması muhtemel değildir. ..." denildiği, ancak bu etkiyi bilmenin varsayım olduğu, ÇED raporunda; "... MADT-3’ün işletme ve kapama dönemlerinde olası sızıntıların yeraltısuyu akımı ile birlikte izleyeceği potansiyel yollar Şekil III-20’de gösterilmektedir. Buna göre, tesis tabanından meydana gelebilecek olası bir sızıntı durumunda MADT-3’ün akış aşağısında bulunan KYMW-13 gözlem kuyusuna parçacıklar yaklaşık 10 yıl içerisinde ulaşmaktadır. ..." denildiği, bu modellemenin de sanal bir varsayım olduğu, yer hareketleri sonrasında olacak kırık ve çatlaklar veya yıkım sonrasındaki ani akıntı debileri göz önüne alınmadan yapılan kendi akışındaki modellemeler olduğu, ... ÇED raporunda; "... Kümülatif değerlendirmeler kapsamında, MADT-3 alanından oluşabilecek sızıntı miktarlarının yanı sıra, MADT-3’ün güneyinde bitişik konumda bulunan mevcut MADT-2 alanına ait ÇED çalışmaları kapsamında kompozit astar sisteminden olabilecek sızıntı miktarı normal koşullarda 19,2 L/gün, tutucu koşullarda ise 105 L/gün ve 8.4x10-12 m3/s/m2 olarak hesaplanmıştır (Golder, 2020). MADT-3 doğusunda yer alan MADT-1’den oluşabilecek sızıntı miktarları ise geçmiş dönem ÇED çalışmaları kapsamında 6,99x10-12 m3/s/m2 olarak hesaplanmıştır (SRK, 2009). ..." yönündeki yapılan hesaplamaların bu modelleme için doğru olduğu, ... yer hareketleri sonrasında olacak kırık ve çatlaklar veya yıkım sonrasındaki ani akıntı debileri göz önüne alınmadan yapılan kendi akışındaki modellemeler olduğu, ... Su ve Kanalizasyon İdaresine ait, Maden Atık Depolama Tesisi (Madt-3) alanı yakınındaki altyapı tesisleri olarak ... Mahallesine ait İçme ve Kullanma suyu deposu, sondaj kuyusu ve çeşme bulunduğu, Atık Depolama Tesisinde oluşacak sızıntı ve kaçaklar ... Mahallesine ait içme ve kullanma suyunu kirletebileceği ve kullanılmaz duruma getirebileceğinden insan ve çevre sağlığını tehdit edeceği, ayrıca, ... İli, ... ve ... Köyleri mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu ve ÇED süreci devam eden ... Projesi kapsamında çıkartılacak cevherin ... İşletmesi’nde işlenmesinin planlandığı, cevherin işlenmesi esnasında kullanılacak kimyasal miktarının ve oluşacak atık miktarlarının artacağı, bu durumun, su kaynaklarını ayrıca insan ve çevre sağlığını tehdit edeceği ve tehlike oluşturacağı, ... çalışmada yer altı sularının yer hareketleri ile sınırlandığı ve sonraki hareketin bu sınırı ortadan kaldırabileceğinin tespit edildiği, hidrojeolojik iletkenliğin, kırık ve çatlaklar haricinde bölgede yapılan çalışmalar sonucu (patlatma vb.) veya tektonik hareketlerin sonucu artabileceği, ... ÇED raporundaki hidrojeolojik tanımlamaların ve raporlamaların doğru olduğu, ancak durum stabil şartlardaki davranışı tanımladığı, acil durumlarda ya da olağan dışı durumlarda bu davranışın değişeceği, ... bölgede yeraltında var olan ve her şekilde bölgenin yeraltı suları ile temas halindeki bu metal ve elementler yerine, ÇED’e konu kapasite artışı ile bölgeye taşınması planlanan cevherli toprağın bölgede zenginleştirilmesi sonucu ortaya çıkacak jeokimyasal etkinin ÇED raporu içinde yer almadığı, ... Bu veriler ışığında, sadece ... bölgesinin jeolojisini tanımlamak ya da cevher jeokimyasını tanımlamak ÇED raporunu teknik açıdan yetersiz bilimsel açıdan eksik veri ile değerlendirilerek çevresel etkilerin tam ve doğru olarak değerlendirilmediğinin göstergesi olduğu, işlenecek ve taşınacak cevherin taşıma dahil tüm etkilerini içeren bu işlem sonucunda ortaya çıkacak atık malzemenin çevresel etkisi ve sonrasında ortadan güvenli kaldırılmasını içeren çözümler açısından ÇED raporunun eksik olduğu ve bu kapsamda entegre ÇED olarak değerlendirilmesinin gerekli olduğu, ... projenin iş ekipman listesi detaylıca incelendiğinde toplam 74 iş makinesi ve ekipman çalışmasının düşünüldüğü, hazırlık ve inşaat aşamasında toplam 144 kişinin çalıştırılmasının planlandığı, ...144 işçinin iş görev listesi olmadığı için yapılması gereken işler için personellerin durumunun belirsizliği, yapılan işçi adedine bağlı çevresel etki hesaplamalarını doğrudan etkilediği ve sonuçların yanlış çıkması ile alınacak önlemlerde belirsizlik yarattğı, ... beyan edilen tek vardiya çalışma durumunu iki vardiya personel adedi olması toz, gürültü gibi çevresel faktörler hesaplama süreleri ve projede personele bağlı katı ve sıvı atık miktarında belirsizlik yarattığı, ... Atık yağ miktarı detaylıca incelendiğinde tüm iş makineleri için herhangi bir L yağ değişiminin öngörülmediği, iş makinelerinin marka model bilgilerinin belirtilmediği, bazı iş makineleri yağ değişiminde (bakım esnasında) 100 L yağ değişmesinin mümkün olduğu, ayrıca geçici atık depolama tesisinin projede nasıl, nasıl özellikte ve kapasitede kurulacağı gibi çevresel etki değerlendirme raporunda detaylıca açıklanmasının gerektiği halde bu durumun belirtilmediği, marka model bilgilerinin verilmemesinin gürültü modellemesinin yüzeysel veri ve tahmini veri girişleri ile yapıldığını gösterdiğini, farklı tip ve modeldeki makinelerinin motor gücüne ve çalışma performansı ile bölgedeki kayaç yapısına bağlı gürültü oluşturma düzeylerinin değiştiğini, bazı iş makinelerinin 70 dB gürültü oluştururken, bazı iş makinelerinin 95 dB gürültü oluşturduğunu, ayrıca bu durumun toz modellemeyi de etkilediğini, ... toz modelleme, gürültü modelleme verilerinin yüzeysel veri setleri ile oluşturulduğu için projedeki çalışma alanı ve çalışma ekipmanları bilgileri olmadan hazırlandığı, nihai ÇED raporundaki bu durumun teknik ve bilimsel bir hesaplama yöntemi olmadığı, ayrıca yağ atık miktarı ve depolama alanı bilgilerinin net şekilde hesaplanması ve bilgilerin tamamının raporda sunulması gerektiği, ... dava konusu ÇED’e konu 42,41 hektar büyüklüğünde MADT-3 alanının ve kapasite artışına konu ocak alanının üst ölçekli Çevre Düzeni Planında “Mera Alanları” olarak planlı olduğu, ilgili işletme talebi 75 hektardan daha küçük bir talebi içerdiğinden, üst ölçekli plan değişikliğine gerek olmaksızın ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işlem yapılabileceği, meri planın atıfta bulunduğu Mera Kanununa göre Maden rezervi belirlenen alanlarda tahsis amacı değişikliği yapılabilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla dava konusu ÇED’e konu MADT-3 alanındaki maden faaliyetlerinin -ilgili mevzuata ve yasal süreçlere uygun olmak kaydıyla- üst ölçekli çevre düzeni açısından aykırılık teşkil etmediği değerlendirildiği, ... davaya konusu ÇED raporu incelendiğinde, söz konusu alanın ulaşım altyapısı ve öngörülen trafik yüküyle ilgili Karayolları Bölge Müdürlüğünden görüş istendiği, nakliye güzergahları ile ilgili çalışmalar yapıldığı ve bir "Trafik Yönetim Planı"nın hazırlandığı, ... ÇED raporunda, söz konusu projenin inşaat ve işletme aşamalarında toplam 62 hareketli araç (kamyon, dozer, loader, pick up, vb.) kullanılacağı, buna ilaveten ... ili, ... Köyü ve ... Köyü mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” sahasında rezerv tespiti yapılan cevherin, uygun olan yüksek tenörlü 2.700.000 tonluk kısmının ... Altın ve Gümüş Madeni zenginleştirme tesisinde işlenmesi için ... İşletmesine günde 149 adet kamyon ile nakliyesinin gerçekleştirilmesi öngörüldüğü, bu bağlamda söz konusu proje kapsamında toplam 211 adet hareketli aracın trafiğe etkisinin söz konusu olacağı, ... planlanan yol güzergahlarına bakıldığında, D200 karayoluna iki ayrı noktadan bağlantının sağlandığı, bağlantı yollarının civardaki iki mahalleyi (... ve Karakaya Mahallesi) kısmen etkilediğinin görüldüğü, özellikle ... Mahallesi içerisinden geçmesi planlanan yolun iki tarafındaki açık alanlarla birlikte yaklaşık 9-10 metre genişliğinde olduğu, ama halihazırdaki kullanımında ağır vasıta araçların geçişi için yeterli genişlikte olmadığının anlaşıldığı, planlanan yol güzergahında yeni açılacak kısımların genişliğiyle ilgili, ÇED raporunda ve dava dosyasında bir bilgiye ulaşılamadığı, ... söz konusu Trafik Yönetim Planı incelendiğinde, dava konusu ÇED raporuna konu maden işletme ve kapasite artışı alanının ek trafik yükü getirmesinin kaçınılmaz olduğu, şehirlerarası nakliyede kullanılacak devlet ve il yollarıyla ilgili raporda değerlendirmeler ve etütlerin yer aldığı ve Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünden olumlu görüş alındığı, Maden işletme alanı ile D200 Karayolu arasında 2 adet bağlantı yolu planlandığı, 1 nolu bağlantı yolunun ... Mahallesinden geçen kısmının halihazırdaki yol izinin ağır vasıta araçların geçişi için yeterli olmadığı, planlanan bağlantı yollarının genişliğiyle ilgili raporda bir bilgi yer almadığı, ÇED raporuna ek olarak sunulan Trafik Yönetim Planında inşaat aşamasında saha içi ve saha dışı trafik yönetiminin nasıl olacağı, yolların bakım ve onarımına ilişkin düzenlemelerin neler olacağı, işletme aşamasında trafik yönetiminin nasıl olacağının detaylandırıldığı, nihai ÇED raporunun ekleri detaylıca incelendiğinde Ek-8’deki sunulan Atık Analiz Raporunun Tübitak tarafından hazırlandığı, raporu hazırlayanların yetkinlik ve yeterliliklerinin sunulduğu, raporun usulüne uygun olarak hazırlandığı ancak Ek-15'te sunulan Kızılağıl Projesi Şev Stabilitesi Raporunu kimin hazırladığının belli olmadığı, yeterliliği olan mühendisin adı ve imzasının olmadığının, ... Ek-17-E'de sunulan Akifer Testleri Raporu WSP Golder firması bilgisinin olduğu, raporunu kimin hazırladığı, yeterliliği olan mühendisin adı ve imzası olmadığı, ... ÇED raporu Ek-20'de sunulan Jeokimyasal Karakterizasyon Raporu WSP Golder firması bilgisinin olduğu, raporunu kimin hazırladığı, yeterliliği olan mühendisin adı ve imzası olmadığı ... gibi daha birçok ekte sunulan raporlarda yetkinlik ve yeterliliklerinin olmadığı, raporu hazırlayan mühendisin unvanının olmadığı, imzası olmadan sunulan raporların, rapor hazırlama teknikleri ve yeterlilik kapsamında uygun olmadığının tespit edildiği, ... Prof. Dr. ... tarafından sahada deneme amaçlı patlatma uygulamaları yapılarak, patlama verileri tek bölge ve iki deneme patlatma ile hesap edildiğinin beyan edildiği, patlatma yapılacak bölge ile patlatmalardan etkilenebilecek birimlerde titreşim, hava şoku gibi çevresel etkilerin ortaya konulması amacıyla “Patlatma Değerlendirme Raporu”nun hazırlandığı, patlatma verileri detaylıca incelendiğinde patlatma tasarımı ve verileri genel bilgiler içermekte olup çalışma alanındaki kayaç yapısı (analiz raporu) ve bölgenin jeolojik yapısı hesap edilmediği, planlanan projede kayaç yapısının veya zemin formasyon özelliklerinin hesap modellemesi verileri ile aynı olması beklenemeyeceği, patlatmaya bağlı hava şoku, titreşim, taş fırlatma hesaplamalarının hazırlanan rapordan fazla miktarda patlayıcı ve delik sayısına bağlı patlatma neticesindeki çevresel etkilerin ve buna bağlı çözümleri içermediği için en yakın yerleşim alanı veya insana veya çevreye ciddi zarar ve kayıplar yol açmasının mümkün olduğu, Prof. Dr.... tarafından daha az miktarda ve daha az delik delinerek (30 delik) yapılan çalışma raporu titreşim ve hava şoku ölçümlerinin değerlendirildiği, nihai Çevresel Etki Değerlendirme raporunda ise Açık Ocak için 350 delik (yaklaşık 12 kat fazla patlayıcı miktarı) ve MADT-3 için 650 delik (yaklaşık 24 kat fazla patlayıcı miktarı) ile patlatma yapılacağının beyan edildiği, aradaki oransal fark ve patlatma tasarım ile uygulanan yöntem arasındaki farka bağlı teknik ve bilimsel değerlendirme yapılmadığı, Tablo 10’daki Nihai Çevresel Etki Değerlendirme Raporu Hazırlayanlar Kısmı detaylıca incelendiğinde 3 Çevre Mühendisi, 6 Jeoloji Mühendisi, 1 Hidrojeoloji Mühendisi, 1 Orman Mühendisi, 1 Maden Mühendisi, 1 Meteoroloji Mühendisi, 1 Petrol ve Doğalgaz Mühendisi, 1 Şehir Plancı, 1 Sosyolog, 1 Biyolog görev aldığı beyan edildiği, ancak rapor incelendiğinde personellerin lisans diploması, uzmanlık alanlarını gösterir sertifika veya eğitim sunulmadığı için yeterliliklerinin tespit edilemediği, projenin niteliği düşünüldüğünde Harita Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Arkeolog gibi önemli uzmanlık alanlarında personelin olmaması teknik açıdan verilerin oluşturulması ve dizayn edilmesindeki eksikliklerin oluşmasına neden olduğu, ‘’… Arazi hazırlık çalışmaları kapsamında proje ünitelerinin yer alacağı alanlarda, yüzeyden yaklaşık 0,30 m bitkisel toprak sıyrılarak kapama ve rehabilitasyon sürecinde kullanılmak üzere bitkisel toprak depolama sahalarında toplanacaktır…’’ denildiği, lakin 0,30 metre değerinin nasıl ve hangi teknikle hesaplandığının belli olmadığı, bu değerlerin arazide profil çukurları açmadan hesaplanamayacağı,‘’… Atık alanında sızdırmazlığı sağlamak amacıyla maden atık depolama tesisi kompozit sızdırmazlık sistemi esasına göre inşa edileceği, kullanılacak sızdırmazlık sistemi ve drenaj alttan üste doğru aşağıda sıralandığı, hazırlanmış alt zemin veya gövde dolgusu, 50 cm mineral kil (geçirimsiz malzeme) tabakası (sadece tabanda), jeosentetik kil kaplama (GCL) (sadece şevlerde), 2 mm pürüzlü HDPE jeomembran, jeokompozit drenaj tabakası…’’ denildiği, lakin malzeme ilgili malzemelerin ürün özelliklerinin ve detaylarının nihai Çevresel Etki Değerlendirme Raporunda sunulmadığı için projede belirtilen ölçüt ve kullanım amacına uygun olup olmadığının tespit edilemediği, rapor kapsamında hacimle belirtilen büyüklükler geometrik olarak hesaplandığı, kesit ve kübaj tablolarının bulunmadığı, ... ... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3) projesi hakkında Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına konu projenin; ekosisteme, insan yaşamına, çevreye, ulaşıma, depreme (fay hatlarına), yeraltı sularına, tarım topraklarına, orman, mera vb. arazilere, yakınında bulunan 1. Derece Arkeolojik Sit Alanına ve çevresindeki diğer canlı yaşamına olası etkilerinin ve dahi nihai ÇED raporunun içerdiği bilgiler ışığında teknik ve bilimsel ölçütlerde yeterli nitelikte olmadığı" yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ... İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Köyleri civarında S:... sayılı işletme ruhsat sahasında yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" (...) projesi kapsamında çıkarılacak 2.700,00 ton/yıl cevherin dava konusu proje kapsamında zenginleştirilmesinin planlanması nedeniyle söz konusu projeyle dava konusu projenin entegre olduğu ve tek ÇED başvuru dosyası hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, projelerin, entegre proje olarak kabul edilebilmesi için bir faaliyetin yapılmasının diğer faaliyetin yapılmasına bağlı, bir başka ifadeyle, bir faaliyetin diğer faaliyet olmaksızın yapılamayacak olması ve faaliyetlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olması gerekmekte olup, ... projesine ait henüz nihai hale gelmeyen ÇED raporu incelendiğinde; "... Proje kapsamında açık ocak madencilik işletmeciliği yöntemi ile yaklaşık 3,2 milyon ton altın ve gümüş cevheri çıkarılması planlanmaktadır. Açık ocak faaliyetleri sonucu çıkarılacak olan cevher, geçici cevher stok alanında depolanacaktır. Geçici olarak depolanan cevher, zenginleştirme işlemi için proje sahibine ait farklı illerde bulunan cevher zenginleştirme tesislerine taşınacaktır. ..." ifadelerine yer verildiği, dava konusu işlemin dayanağı ÇED raporunda ise; " ... ... Altın ve Gümüş Madeni’nde mevcut durumda zenginleştirme tesisindeki cevher üretiminden sonra ortaya çıkacak atık; ... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3) Projesi kapsamında açık ocaktan çıkartılması planlanan 172,356 ton cevher ile ... İli, ... ve ... Köyü mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat Numaralı ve ÇED süreci devam eden ... Projesi’nin ÇED sürecinin “ÇED Olumlu” olarak nihailendirilmesi durumunda taşınması planlanan 2,7 milyon ton cevherin işlenmesi planlanmaktadır. ... ... Projesi ÇED sürecinin herhangi bir sebepten ötürü olumsuz olarak sonuçlanması durumunda ise cevherin işlenmesi sonucu oluşacak atığın depolanacağı 2. ve 3. kademelerin inşa edilmesinin teknik olarak gereksiz olması ve fayda/maliyet açsından da uygulanabilir olmaması sebeplerinden ötürü, MADT-3’e ait 2. ve 3. kademeler inşa edilmeyecektir. ..." ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla, ... projesindeki cevherin zenginleştirilmesinin yalnızca dava konusu projeye bağlı olmadığı, proje sahibine ait farklı illerde bulunan tesislerde de zenginleştirilmesinin mümkün olduğu ya da dava konusu proje kapsamında MADT-3'ün, yalnızca ... projesi kapsamında çıkarılacak olan cevherin işlenmesi sonrasında açığa çıkacak atıklar için yapılmasının planlanmadığı, aynı zamanda dava konusu proje kapsamında kapasite artışına bağlı olarak çıkarılacak cevherin işlenmesi sonrasında açığa çıkacak atıklar için de yapılmasının planlandığı, bir başka ifadeyle, her iki projenin de bir diğeri olmadan devam edebilecek nitelikte olduğu dikkate alındığında, ... projesi ile dava konusu projenin birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikte olmaması sebebiyle entegre proje olmadığı sonucuna varılmış olup, yargılamanın, uyuşmazlığın diğer yönleri bakımından yapılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde davacının iddialarının; ... İli, ... ve ... Köyleri mevkiinde yer alan ...’ya ait S:... İşletme Ruhsat No’lu ve ÇED süreci devam eden “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” sahasından 2.700.000 ton cevherin dava konusu proje kapsamında işlenmek üzere, 490 km mesafede bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde S:... ve S:... işletme ruhsat numaralı sahaya aylık yaklaşık 4.470 adet kamyon ile taşınmasının orman, tarım ve mera alanları ile yeraltı sularının kirlenmesine yol açacağı, davalı yanında müdahile ait diğer projeler kapsamında çıkan cevherin de ... İşletmesinde zenginleştirildiği hususundan ÇED raporunda bahsedilmediği, zenginleştirme nedeniyle meydana gelen atıkların doğal varlıklar üzerinde olumsuz etkisinin olacağı, dolayısıyla kümülatif etki değerlendirmesinin yetersiz olduğu, gerek cevherin nakliyesinin gerekse proje kapsamında çalışacak personelin ulaşımının ek bir trafik yükü oluşturacağı, proje alanında yer alan fayların aktif deprem üretme potansiyelinin bulunmadığının belirtildiği ancak proje alanının yakınından geçen "... Fay Zonu"nun orta büyüklükte deprem üretme kapasitesinin bulunduğu, ÇED raporunda yer alan meteorolojik çalışmalarının herhangi bir analiz içermediği, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden sağlanan verilerin basit grafiklerinden ibaret olduğu, dolayısıyla bu çalışmaların yetersiz olduğu, flora ve fauna ile tarımsal üretimin olumsuz etkileneceği, ayrıca flora ve fauna tespit çalışmalarının da zamanlama bakımından yetersiz olduğu, depolanacak bitkisel toprak yüksekliğinin uygun olmadığı ve bitkisel toprağın korunmasıyla ilgili tedbirlerin yetersiz olduğu, projenin etki alanında yer alan arkeolojik sit alanları ve önemli doğa alanları ile ... Barajı üzerindeki etkilerinden bahsedilmediği konularında yoğunlaşmaktadır. Uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda çevre mühendisi tarafından ... projesi kapsamında nakledilecek cevherin etki değerlendirmesinin sadece kaza ve trafik yükünü kapsadığı, oluşacak hava kirliliği, egzoz oluşumu ve karbon ayak izi açısından değerlendirilme yapılmadığı yönündeki tespiti bakımından; bir kurum, kişi, etkinlik veya ürün tarafından salınan toplam sera gazının karbondioksit cinsinden ölçülen değeri olarak ifade edilen "karbon ayak izi"yle ilgili ÇED raporunda; planlanan projenin, 17/05/2014 tarih ve 29003 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (ve EK-1’deki listede yer alan faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesine, raporlanmasına ve doğrulanmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan) “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik” kapsamında yer almadığı belirtildiğinden, çevre mühendisi tarafından, bu Yönetmelik kapsamında olup olmadığı değerlendirilmeksizin bu yönden bir hesaplamanın yapılmadığı gerekçesiyle ÇED raporunun eksik olduğunun vurgulandığı, kaldı ki söz konusu cevherin nakliyesinden kaynaklanan sera gazıyla ilgili hesaplamaların, (dava dosyasında CD olarak bulunan) ... projesine ait ÇED raporunda; ... ve Ovacık altın madeni işletmelerine nakledilecek tüvenan cevherin nakliyesinde kullanılacak kamyonlar da dahil olmak üzere projenin işletme aşamasında, mobil ekipmanlarda kullanılacak olan yakıtlardan kaynaklı sera gazı emisyonlarının hesaplandığının görülmüştür. Diğer taraftan, çevre mühendisi tarafından yapılan proje alanının çevresinde tespit edilen faaliyet gösteren tesislerin etkileşimine yer verilmediği, kümülatif etki değerlendirmesinin eksik olduğu tespiti bakımından; davalı yanında müdahil tarafından, söz konusu tesislerde fiilen üretim yapılmadığı, madencilik faaliyetlerinin sona erdiği, dolayısıyla kümülatif etki oluşturacak bir etkileşimin bulunmadığı iddiasına karşılık, çevre mühendisinin bu değerlendirmesinin ÇED raporunda yer alan etkileşim tablosuna dayandırıldığı, bir başka ifadeyle, dava konusu projeyle etkişim oluşturacak faal bir tesisin bulunduğunun keşif sırasında yapılmış bir tespite dayalı olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla bu hususların ÇED raporunda yer almamasının eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda, meteoroloji mühendisi tarafından yapılan rüzgâr esme sayıları ya da hızları kullanılarak yapılan rüzgar analizinin yetersiz ve anlamsız olduğu, meteorolojik verilen eksik veya teknik ve bilimsel açıdan hatalı olduğu, ÇED raporunda bu kısımların meteoroloji mühendisi tarafından hazırlanması gerektiği, Isparta meteoroloji istasyonu verilerinin proje sahasını temsil etmediği, bu nedenle, bu verilerin kullanıldığı AERMOD modeli çıktılarının proje sahası için anlamsız olduğu, 2020 yılının (tipik referans yılı olarak) tespitinin bilimsel bir yaklaşım metodu olmadığı, meteorolojik verilerin seçiminde yapılan yanlışlıklar nedeniyle Hava Kalitesi Model (AERMOD) sonuçlarının geçersiz olduğu, 2021 yılında DSÖ'nün hava kirliliği limit değerlerini güncellediği, bu yeni limitler ile değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki tespitleri bakımından; ÇED raporunun meteorolojiyle ilgili kısmın Meteoroloji Genel Müdürlüğünce verilen format çerçevesinde hazırlandığı, ayrıca bilirkişi tespitlerinin soyut değerlendirmelerden oluştuğu, nitekim kullanılan meteorolojik verilerin neden eksik veya hatalı olduğunun tam olarak ortaya konulamadığı, ÇED raporunu hazırlayanlar arasında meteoroloji mühendisinin yer aldığı, diğer taraftan ÇED raporunda, AERMOD modelinde hangi yıla ait meteorolojik verilerin kullanılacağının hesaplanabilmesi için öncelikli olarak proje alanına en yakın ve temsil kabiliyeti en yüksek meteorolojik istasyon olan .../... Beldesi Meteoroloji İstasyonu’na (18900) ait son on yılın aylık bazda esme sayısı verisi satın alınarak, yıllık bazda oluşturulan rüzgar esme sayıları grafiği ile uzun dönemli esme sayıları grafiğinin karşılaştırıldığı, yapılan çalışmalar neticesinde ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan görüşe istinaden, modelleme çalışmasında 2021 yılına ait meteorolojik verilerin kullanıldığı, ... proje ile ilgili meteorolojik kısımların hazırlanmasında 17726-... (1960-2013), 17973-... OMGİ (2014-2021), 18900-.../... (2013-2021) ve 17126-... Bölge (1940-2021) Meteoroloji İstasyonu verilerinin kullanıldığı bilgilerine yer verildiği görülmüş olup, yapılan çalışmaların mevzuata dayalı olarak yapıldığı dikkate alındığında, meteoroloji mühendisi tarafından yapılan soyut ve genel nitelikteki değerlendirmelerin hükme esas alınamayacağı, ÇED raporunun bu yönlerden yeterli olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda jeoloji mühendisi tarafından, hidrojeoloji raporunda ... Subaşı kaynakları debisinin hatalı hesaplandığı, sulama suyu hattından proses suyu çekilmesinden bölgedeki üreticilerin olumsuz etkilendiği, MADT-3 alanın daha yüksek kotta bulunmasından dolayı verimli tarım arazilerinin geri dönülemez biçimde etkileneceği, bitkisel toprağın depolama yüksekliğinin uygun olmadığı yönünde yapılan tespitler bakımından, bilirkişi tarafından debinin nasıl hatalı hesaplandığının ve hangi üreticilerin nasıl etkilendiğinin somut bir şekilde ortaya konulmadığı, ÇED raporunda yapılan debi hesabının yapılan ölçümlere dayandığının görüldüğü, MADT-3 alanının yüksek kotta olmasının tarım arazileri için tek başına olumsuzluk teşkil etmeyeceği, nitekim, ÇED raporunda MADT-3'ün sızdırmazlığının sağlanması ile ilgili gerekli tedbirlerin alındığı, ayrıca ÇED raporunda Subaşı kaynağının MADT-3'ün kuzeybatısında yer aldığı, MADT-3 alanında yeraltı suyu akışının ise genellikle MADT-3 alanının güneybatı yönüne, oradan da güneye doğru olduğu bilgisine yer verildiği, bitkisel toprağın yüksekliğinin uygun olup olmadığı hususunun ayrıntılı tespite dayalı olmadığı, eksiklik olarak ileri sürülen hususların açık ve kesin bir şekilde açıklığa kavuşturulmadığı dikkate alındığında, hidrojeoloji yönünden eksik olduğu belirtilen bu hususlara itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda, dava konusu alanların arasında doğal sit alanının bulunduğu ifade edilmiş ise de, yine bilirkişi raporunda ve ÇED raporunda, dava konusu alanların doğal sit alanının dışında bulunduğu, proje alanı içerisinde herhangi bir tescilli tabiat varlığı, tescilli doğal sit alanı veya potansiyel doğal sit alanı yer almadığının belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun flora ile ilgili kısmında LC (düşük risk) kategorisinde değerlendirilen geniş yayımlı endemik türlerin (19 endemik bitki) korunması için ne gibi tedbirlerin alınacağına raporda rastlanılmadığı tespiti yapılmış ise de, ÇED raporunda, floranın korunmasıyla ilgili önlemlere yer verildiği görülmüş olup, bu önlemlerin düşük risk taşıyan geniş yayımlı endemik türler için neden yeterli görülmediğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, bu tespitin ÇED raporunu kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda alanın tektoniği ve depremsellik konusundaki değerlendirmelerin hatalı olduğu yönünde tespitte bulunulmuş ise de, bilirkişi raporunun aksine ÇED raporunda yapılan çalışmaların proje alanında aktif fayların bulunmadığının ortaya konulduğu, ÇED raporunda “Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3) Sahaya Özel Deprem Tehlike Analizi Raporu” ile “... Altın İşletmeleri ...-...-... Sahası Jeofizik Sismik Ölçü Alınması, Değerlendirilmesi ve Raporlanması İşi Çalışma Raporu”na yer verildiği, bu raporların hendekli kazıya, jeoteknik ve jeofiziksel çalışmalara dayandığı, dolayısıyla bu raporlar karşısında, bilirkişi tarafından bu konu başlığı altında yapılan çalışmaların varsayımsal olduğu yönündeki tespitlerinin soyut nitelikte kaldığı, bununla birlikte bilirkişi tarafından, MADT-3 tabanında sızıntıları engellemek amacıyla yapılan sistemin gerçekçi ve doğru olduğunun belirtildiği, ancak bilirkişi raporunda ileri sürülenin aksine “Yapı Gereçleri” başlığı altında jeosentetik ve doğal yapı gereçlerinin özelliklerine yer verildiği, dava konusu proje kapsamında faaliyet sonucu oluşacak atıkların (pasa ve proses atıkları) jeokimyasal analizlerine dava konusu ÇED raporunda; ... projesi kapsamındaki faaliyet sonucu oluşacak atıkların jeokimyasal analizlerine ise söz konusu projeye ait nihai edilmemiş ÇED raporunda yer verildiği anlaşılmış olup, alanın tektoniği ve depremsellik konusundaki bilirkişinin olumsuz değerlendirmelerinin hükme esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bilirkişi raporundaki; iş görev listesi olmadığı için yapılması gereken işler için personellerin durumunun belirsizliği, yapılan işçi adedine bağlı çevresel etki hesaplamalarını doğrudan etkilediği ve sonuçların yanlış çıkması ile alınacak önlemlerde belirsizlik yarattğı yönündeki tespit bakımından; ÇED raporunda, projenin inşaat aşamasında çalışacak ilave personel sayısına yer verilerek hesaplamaların buna göre yapıldığının görüldüğü, dolayısıyla iş görev listesinin yapılacak hesaplamalarda dikkate alınması gerekli bir veri olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan; iş makinelerinin marka-model bilgileri eksikliğinin atık yağ miktarına etkisinin ortaya konulmadığı, aynı zamanda bu eksikliğin toz ve gürültü modellemelerini de etkileyeceği tespiti bakımından; ÇED raporunda, iş makinelerinin model ve marka bilgileri yer almasa da gürültü hesabında motor gücünün dikkate alındığı, toz emisyon hesaplamalarında ise çalışma süreleri ile kazılacak malzeme (bitkisel toprak, pasa ve cevher) miktarları, patlatma tasarım parametreleri ve nakliye mesafelerinin dikkate alındığı, bilirkişi raporundaki; geçici atık depolama tesisi hakkında ÇED raporunda bilgi bulunmadığı tespiti bakımından; planlanan proje kapsamında mevcut durumdaki geçici atık depolama tesislerinin kullanılacağının belirtildiği, bilirkişi raporunda yer alan; ... Mahallesinden geçen kısmının halihazırdaki yol izinin ağır vasıta araçların geçişi için yeterli olmadığı tespitinin ise herhangi bir hesaplamaya dayalı olmayan soyut bir değerlendirme olduğu, bilirkişi raporundaki; ÇED raporunun ekinde yer alan raporları kimin hazırlandığının belli olmadığı, mühendisin isim ve imzasının yer almadığı tespiti bakımından; söz konusu raporların Bakanlık tarafından ÇED yeterlik belgesi verilen kuruluşlar tarafından hazırlandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun aksine, proje alanının yakınında bulunmakla birlikte, proje alanında tarım alanları ile arkeolojik sit alanlarının bulunmaması nedeniyle ziraat mühendisi ile arkeoloğun ve şehir plancısının ise haritalama kısmından sorumlu olması nedeniyle harita mühendisinin ÇED raporunu hazırlayanlar arasında yer almamasının eksiklik teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bilirkişi raporundaki; patlatma verileri detaylıca incelendiğinde, patlatma tasarımı ve verilerin genel bilgiler içermekte olup çalışma alanındaki kayaç yapısı (analiz raporu) ve bölgenin jeolojik yapısının hesap edilmediği yönünde yapılan tespit bakımından; inşaat çalışmalarına başlamadan önce, sahada deneme amaçlı patlatma uygulamaları yapılarak, patlatma yapılacak bölge ile patlatmalardan etkilenebilecek birimlerde titreşim, hava şoku gibi çevresel etkilerin ortaya konulması amacıyla “Patlatma Değerlendirme Raporu” hazırlandığı, deneme patlatmalarında uygulanan tasarım modeli ile proje kapsamında yapılacak patlatmalar nedeniyle titreşim, taş savrulması ve hava şokunun, gerek proje kapsamında mevcut ünitelerde, gerekse doğal sit ve arkeolojik sit alanlarında olumsuz bir etkisinin olmayacağı ortaya konulduğundan, yapılan bu çalışmaların yeterli olduğu, bu kısımla ilgili yapılan tespitlerin ÇED raporunu kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; ÇED raporunda, dava konusu projenin, gerek inşaat, gerekse işletme dönemine ilişkin muhtemel çevresel etkilerine ve olumsuz etkilerinin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği görülmekte olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, 3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde; davacı yanında müdahil TEMA tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin anılan davacı yanında müdahil üzerinde; davacı yanında müdahil ... Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği tarafından ...-TL yargılama giderinin ise anılan davacı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı idarece yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine, 6. Davacı yanında müdahil olma istemleri kabul edilmeyen ve aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama giderinin ... Belediye Başkanlığı üzerinde, ...-TL yargılama giderinin ... Belediye Başkanlığı üzerinde ve ...-TL yargılama giderinin ise ... Baro Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, 7. Davacının, davacı yanında müdahillerin, davalı idarenin, davalı yanında müdahilin, müdahale istemleri reddedilen ... Belediye Başkanlığı, ... Belediye Başkanlığı ve ... Baro Başkanlığının artan posta avanslarının istekleri halinde iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde S:... ve S:... işletme ruhsat numaralı sahada, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "... Altın ve Gümüş Madeni Üçüncü Kapasite Artışı ile İlave Maden Atık Depolama Tesisi (MADT-3)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ... İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Köyleri civarında S:... sayılı işletme ruhsat sahasında yapılması planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" (...) projesi kapsamında çıkarılacak 2.700,00 ton/yıl cevherin dava konusu proje kapsamında zenginleştirilmesinin planlanması nedeniyle söz konusu projeyle dava konusu projenin entegre olduğu ve tek ÇED başvuru dosyası hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, ... projesindeki cevherin zenginleştirilmesinin yalnızca dava konusu projeye bağlı olmadığı, proje sahibine ait farklı illerde bulunan tesislerde de zenginleştirilmesinin mümkün olduğu ya da dava konusu proje kapsamında MADT-3'ün, yalnızca ... projesi kapsamında çıkarılacak olan cevherin işlenmesi sonrasında açığa çıkacak atıklar için yapılmasının planlanmadığı, aynı zamanda dava konusu proje kapsamında kapasite artışına bağlı olarak çıkarılacak cevherin işlenmesi sonrasında açığa çıkacak atıklar için de yapılmasının planlandığı, bir başka ifadeyle, her iki projenin de bir diğeri olmadan devam edebilecek nitelikte olduğu dikkate alındığında, ... projesi ile dava konusu projenin birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikte olmaması sebebiyle entegre proje olmadığı sonucuna varılmış olup, yargılamanın, uyuşmazlığın diğer yönleri bakımından yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun çoğunlukla soyut ve genel nitelikte değerlendirmeler içerdiği, özellikle jeoloji/hidrojeleoji, meteoroloji bakımından uyuşmazlığın şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmış olup, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.