Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, aleyhe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, esaslı iddiaların mahkeme ve Yargıtay kararlarında karşılanmaması ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, aleyhe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, esaslı iddiaların mahkeme ve Yargıtay kararlarında karşılanmaması ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atıfta bulunarak başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Karşıyaka Belediyesine bağlı K. Karşıyaka Özel Eğitim Kültür Sanat Etkinlikleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (işveren) yönetim kurulunun 11/1/2002 tarihli kararı ile katlı pazar yerinde satın alma sorumlusu olarak işe alınmış, 16/1/2002 tarihinde anılan işyerinde çalışmaya başlamıştır. Başvurucu 24/10/2003 tarihinde G. İş Sendikasına üye olmuş, 29/8/2007 tarihinde emekli olmuştur. Başvurucu 18/12/2007 tarihinde Karşıyaka İş Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı davada, üyesi olduğu sendika ile davalı arasında 3 dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) imzalandığını, ulusal bayram, hafta tatili ve dini bayram mesai ücretlerinin bordrolarında gösterilmediğini,2004 yılı için ücretinde artış yapılmadığını, Nisan 2005’ten geçerli olmak üzere ücretinin 750 TL’ye yükseltildiğini, bu artışın 2005 yılına dönük olduğunu, 2004 yılını da kapsayan 14 aylık dönem için geriye dönük 400 TL maaş farkı alacağının ortaya çıktığını belirterek ulusal bayram genel tatil, fazla mesai ücreti ve maaş farkı alacaklarının işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 17/5/2010 tarihli kararında davalı işverenle G. İş Sendikası arasında imzalanan TİS'nin maddesinde mühendis, mimar, müdür, şef, doktor, avukat veya şirket yönetiminde görev alanlar gibi nitelikli işlerde çalışanlar ile teknik elemanlarınücretlerinin işverence belirleneceği ve bu ücretlerin sözleşme kapsamında olan sendika üyesi işçilere emsal teşkil etmeyeceğinin düzenlendiği, sendika üyesi olmasına rağmen kapsam dışında bırakılan işçilerin TİS'ten faydalanamayacağı, kapsam dışı olanların iş ilişkisinin iş sözleşmesi ve Kanun hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, TİS kapsamına kimlerin gireceği hususunun TİS'e taraf olanların takdir ve yetkisinde olduğu, kapsam dışı olan personele TİS'teki bazı haklar tanınmış olsa da bunun ücret zammı ve diğer tüm hakların verilmesi sonucunu doğurmayacağı, Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/5/1985 ve 25/11/1997 tarihli kararlarında bu hususlara işaret edildiği, başvurucunun işyerinde ziraat mühendisi ve idari personel olarak çalıştırıldığı, TİS hükümlerinden yararlanamayacağı, bu açıdan ücret alacağı farkı talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Yine kararda başvurucu TİS'ten faydalanamasa dahi hizmet sözleşmesi ve Kanun'a göre fazla mesai ve tatil ücretlerini talep edebileceği, ancak davacının hafta sonunda çalışıp hafta içinde bir gün tatil yaptığı ve ücret bordrolarının başvurucu tarafından imzalandığı, aynı şekilde genel tatillerde ve bayram günlerindeki çalışmalarının da bordroya yansıtılarak ödemelerin yapıldığı ve bordroların davacı tarafından imzalandığı dikkate alındığında bu taleplerin de yerinde olmadığı, fazla mesai ücreti talebi açısından tanık beyanlarına göre başvurucunun haftada toplam 12 saat fazla mesai yaptığı, karşılığının ödendiğine dair delil sunulmadığı belirtilerek fazla çalışma ücretine yönelik talebin kısmen kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 19/12/2012 tarihli kararında davalı vekilinin 10/2/2010 tarihli oturumda ıslah dilekçesinin tebliği üzerine açıkça ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Mahkemece zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme ıslah edilen miktara yönelik olarak zamanaşımı yönünden bilirkişiden ek rapor talep etmiş, 25/9/2013 tarihli kararında davacının 18/1/2002-31/12/2003 tarihleri arasındaki dönem bakımından fazla çalışma ücreti talebinde bulunduğunu, davanın 18/12/2007 tarihinde açıldığını, ıslahın 28/12/2009 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını ve başvurucunun talep edebileceği fazla çalışma ücreti alacağının net 500 TL olduğunu belirterek bu miktar üzerinden davayı kabul etmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/3/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararı 7/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 2/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.