Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11570 E. , 2024/1152 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11570 Karar No : 2024/1152 DAVACI : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 26/03/2021 tarihli, 31435 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 4. maddesinde yer alan "sivi
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11570 E. , 2024/1152 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11570 Karar No : 2024/1152 DAVACI : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 26/03/2021 tarihli, 31435 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 4. maddesinde yer alan "sivil toplum örgütleri" tanımı ile "yetkili idare" ve "doğal sit alanı" tanımlarının madde metninden çıkarılmasına ilişkin ve 8. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu Yönetmelikte yapılan değişikliklerin; alan yönetiminin uygulanmasındaki bir takım düzenleme sorunlarını gidermek amacı taşıdığı anlaşılmakta ise de; beraberinde bir takım karışıklıkların yaşanmasına yol açacağı ve yeni sorunlar getireceği, merkezi ve yerel yönetimlerin, ilgili tüm kurum ve kuruluşların, sivil toplumun, meslek odalarının, üniversitelerin katılımının esas alındığı bir yapılanmanın zorunlu olduğu, yapılan değişiklik ile yönetim alanının belirlenmesinde rol üstlenecek TMMOB'yi kapsam dışı bırakmanın yolunun açıldığı, sivil toplum tanımında yapılan değişiklikte ''katkısı olabilecek'' değil ''katkı alınması zorunlu olan'' TMMOB'ye açıkça yer verilmemesinin Yasaya ve amacına uygun olmadığı, yetkinin tamamıyla merkezi idareye alındığı bu değişikliklerin demokratik yönetim anlayışıyla bağdaşmadığı gibi, katılımcı anlayışı da bertaraf ettiği, özellikle kentsel sit alanlarında yerel yönetimlerin devre dışı bırakılmış olmasının, alanın korunması, planlanması ve yönetilmesi konusunda büyük bir karışıklığa yol açacağı, doğal sit alanlarındaki yetki 648 sayılı KHK ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na verilmiş olsa dahi; sit alanlarının çoğu zaman bütünleşik yapısı gözetilerek, bunların birlikte planlanmalarına olanak sağlayacak hükümlere Yönetmelikte yer verilmesinin korumanın bütünlüğünün bir gereği olduğu, pek çok arkeolojik ve tarihi sit alanının doğal sit alanıyla çakışmakta olduğu, bu gibi alanlara dair bir düzenleme getirilmemiş olmasının eksiklik doğuracağı, doğal sit alanı tanımının Yönetmelikten çıkarılmasının koruma hukukuna uygun olmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Yönetim planlarının hazırlanması süreçlerinin, ilgili kurum ve kuruluşların, yerel halkın, ilgili sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, üniversitelerin, gerekli görülecek özel sektör temsilcilerinin ve alanda mülkiyet hakkı bulunanların katılımı ile yürütüldüğü, bu süreçte TMMOB'nin de ilgili meslek odaları ile temsil edilmesinin sağlandığı, ayrıca, ilgili mevzuat uyarınca oluşturulan Danışma Kurulu ile Eşgüdüm ve Denetleme Kurulunda da ilgili meslek odalarının temsilcilerine yer verildiği, anılan Yönetmeliğin yayımı tarihinden sonra yönetim alanı sınırının tespitine ilişkin yapılmış pek çok toplantıya TMMOB Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası temsilcilerinin de davet edildiği, TMMOB'yi kapsam dışı bırakmanın yolunun açılmasının söz konusu olmadığı, sürecin katılımcı bir anlayışla yürütüldüğü, söz konusu düzenleme ile yetkinin tamamen merkezi idareye alındığı, değişikliklerin demokratik yönetim anlayışı ile bağdaşmadığı, katılımcı anlayışın bertaraf edildiği yönündeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu, tesis edilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Alan Yönetimi İle Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik "in 3. maddesinin asıl Yönetmelik"in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "sivil toplum örgütleri" tanımının değiştirilmesi ile aynı maddede yer alan "yetkili idare" ve "doğal sit alanı" tanımlarının madde metninden çıkarılmasına ilişkin kısımlarının ve değişiklik Yönetmeliğinin 7. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 8. maddesinde yapılan değişikliğin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği hüküm altına alınmıştır. 17/08/2011 tarihli, 28028 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 51. maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa eklenen Ek-4. maddenin 1. fıkrasında, taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak 2863 sayılı Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğu; 6. fıkrasında, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esaslarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelik ile düzenleneceği hükme bağlanmış; aynı Kanun Hükmünde Kararname ile 04/07/2011 tarihli, 27984 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 13/A maddesi ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı hizmet birimleri arasına, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü eklenmiş ve "Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak" belirtilen Genel Müdürlüğün görevleri arasında sayılmış; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra tüm bakanlıkların kuruluş ve görevleri hakkında kanunlar iptal edilmiş, "1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" ile Bakanlıklar yeniden kurulmuş ve görev ve yetkileri belirlenmiştir. Bu Kararname ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın da kuruluş, görev ve yetkileri belirlenmiş, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. (b) bendinde "b) Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "tanımlar" başlıklı 3. maddesine 5226 sayılı Kanunla eklenen 10. Fıkrasında, "Yönetim alanı"; sit alanları, ören yerleri ve etkileşim sahalarının doğal bütünlüğü içerisinde etkin bir şekilde korunması, yaşatılması, değerlendirilmesi, belli bir vizyon ve tema etrafında geliştirilmesi, toplumun kültürel ve eğitsel ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla, plânlama ve koruma konusunda yetkili merkezî ve yerel idareler ile sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdümü sağlamak için oluşturulan ve sınırları ilgili idarelerin görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenen yerlerdir.", 11. Fıkrasında "Yönetim plânı"; yönetim alanının korunmasını, yaşatılmasını, değerlendirilmesini sağlamak amacıyla, işletme projesini, kazı plânı ve çevre düzenleme projesi veya koruma amaçlı imar plânını dikkate alarak oluşturulan koruma ve gelişim projesinin, yıllık ve beş yıllık uygulama etaplarını ve bütçesini de gösteren, her beş yılda bir gözden geçirilen plânlardır.", 12. Fıkrasında, "Bağlantı noktası"; yönetim alanı sınırlarında yer almamakla birlikte, arkeolojik, coğrafi, kültürel ve tarihi nedenlerle veya aynı vizyon ve tema etrafında yönetim ve gelişiminin sağlanması bakımından bu yer ile irtibatlandırılan kültürel varlıklardır.", 13. fıkrasında “Doğal (tabii) sit”; jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlar olduğu tanımlanmış; 5226 sayılı Kanunla eklenen "Alan yönetimi, müze yönetimi ve anıt eser kurulu" başlıklı Ek 2. Maddede,"Yönetim alanlarında alan yönetimi, ulusal nitelikli müzelerde ise müze yönetimi, anıt eserlerde anıt eser kurulu kurulur. a) (Değişik birinci paragraf: 20/8/2016-6745/26 md.) Yönetim alanları ile bunların bağlantı noktalarının korunması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça yönetim planı taslağı hazırlanır veya hazırlattırılır. Bakanlık, yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabilir. (Değişik ikinci paragraf: 20/8/2016-6745/26 md.) Hazırlanan taslağın karara bağlanması ve uygulanması konusunda önerilerde bulunmak amacıyla alanda mülkiyet hakkı bulunanlardan, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri üyeleri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin öğretim üyelerinden Bakanlıkça bir danışma kurulu oluşturulur. Eşgüdümün sağlanması amacıyla (…) (1) Bakanlıkça bir alan başkanı belirlenir. (Ek iki cümle: 20/8/2016-6745/26 md.) Alan başkanının görev süresi üç yıldır. Görev süresi sona eren alan başkanı Bakanlıkça tekrar atanabilir. Alan başkanlığı görevini fiilen yürütenlere, Devlet memurları aylık katsayısının (20000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşmamak kaydıyla Bakan tarafından belirlenecek miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın çalışmayı takip eden her ay başında Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden ödeme yapılır. (1) Bakanlık tarafından hizmetine ihtiyaç duyulan idarelerin birer temsilcisi ve danışma kurulunca seçilecek iki üyenin katılımıyla eşgüdüm ve denetleme kurulu kurulur. Alan başkanı, kurulun da başkanıdır. Kurul, bu taslağı inceleyip mutabakata varmak suretiyle yönetim plânını altı ay içerisinde onaylamaya ve bu plânın uygulanmasını denetlemeye yetkilidir. (2) Kurulun denetim görevini yerine getirebilmesi amacıyla ilgili kurum uzman personelinden ve denetim elemanlarından oluşan bir denetim birimi kurulabilir. Bu birim, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile üçüncü kişilerden yönetim plânı ve uygulaması ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkilidir. Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, eşgüdüm ve denetleme kurulunca onaylanan yönetim plânına uymak, ilgili idareler, plân kapsamındaki hizmetlere öncelik vermek ve bu amaçla bütçelerine gerekli ödenekleri ayırmak zorundadır..." kuralı getirilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Ek 2 nci maddesine dayanılarak çıkarılan "Alan Yönetimi İle Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği dava konusu yönetmelikle değiştirilen 1. Maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının ören yerleri, sit alanları ve etkileşim geçiş sahaları ile bağlantı noktalarının kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin koordinasyonunda sürdürülebilir bir yönetim planı çerçevesinde korunması ve değerlendirilmesini sağlamak, yönetim alanlarının belirlenmesi, geliştirilmesi, yönetim planlarının hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile alan yönetimini gerçekleştirmek üzere görev alacak danışma kurulu,alan başkanı,eşgüdüm ve denetleme kurulu, denetim birimi ve anıt eser kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, 2. maddesinde de, Bu Yönetmeliğin sit alanları, ören yerleri ve etkileşim geçiş sahaları ile bağlantı noktalarının yönetim alanlarının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile alan yönetimini gerçekleştirmek üzere görev alacak danışma kurulu, alan başkanı, eşgüdüm ve denetleme kurulu, denetim birimi ve anıt eser kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsadığı ifade edilmiştir. Alan Yönetimi İle Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. Maddesinde, sivil toplum örgütleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) temsilcileri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) temsilcileri, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri, Türk Tabipleri Birliği temsilcileri, Esnaf ve Sanatkarlar Odası temsilcileri varsa konuyla ilgili dernek, vakıf ve üniversiteleri olarak belirlenmişken dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle sivil toplum örgütleri: 2863 sayılı Kanun ve alt mevzuatı ile ilgili, yönetim planının hazırlanması ve uygulanması sırasında katkısı olabilecek dernek, vakıf, birlik, üniversite ve meslek odası gibi kuruluşları olarak ifade edilerek tanımı değiştirilmiş, aynı maddede "Yetkili idare: Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında Yönetim Alanı tespit etmeye yetkili Bakanlık veya ilgili belediyeyi", "Doğal sit alanı: Tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanı" olarak yer alan yetkili idare ve doğal sit tanımlarının dava konusu Yönetmelik değişikliği ile madde metninden çıkarılmış; "Yetki ve yöntem" başlıklı 8. Maddesinde yer alan, "Yönetim alanı sınırları belirlenen sit alanları, ören yeri ve etkileşim sahalarına ilişkin yönetim planı taslağı; a) Kentsel sitlerde ilgili belediyelerce, b) Arkeolojik, doğal ve tarihi sit alanlarında Bakanlıkça, c) İlgili belediyesi bulunmayan kentsel sit alanlarında Bakanlıkça, d) Kentsel sit alanı ile diğer sit alanlarının birlikte bulunması halinde ilgili belediyesince, e) Kentsel sit yönetim alanının sınırlarının birden fazla belediyeyi ilgilendirmesi halinde bu belediyelerin koordinasyonu ile Büyükşehir Belediye sınırları içinde olması halinde Büyükşehir Belediyesince, dışında olması halinde ilgili belediyelerin koordinasyonu ile Bakanlıkça doğrudan hazırlanır veya ihale mevzuatında belirtilen usul ve esaslara göre ihale suretiyle hazırlattırılır. Bakanlığın yönetim alanının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması ve alan yönetimi konusunda yapacağı çalışmalar Genel Müdürlükçe yürütülür." hükmü dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle "Yönetim alanının bütününe ilişkin yönetim planı taslağı Bakanlıkça doğrudan hazırlanır veya hazırlattırılır. Bakanlık yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabilir. Bakanlığın yönetim alanının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması ve alan yönetimi konusunda yapacağı çalışmalar Genel Müdürlükçe yürütülür" şeklinde değiştirilmiştir. İncelenen davada, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile tanımı değiştirilen sivil toplum örgütlerinin tanımına sınırlama getirilmediği, 2863 sayılı Kanun ve alt mevzuatı ile ilgili, yönetim planının hazırlanması ve uygulanması sırasında katkısı olabilecek dernek, vakıf, birlik, üniversite ve meslek odası gibi kuruluşları olarak belirlenmesinin kapsayıcı bir tanım olduğu ve dayanağı olan Kanun hükmüne aykırılık bulunmamaktadır. "Doğal sit" tanımının 2863 sayılı kanunda yer aldığı, 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğal sit alanlarında yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildiği, daha sonra yetkinin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. (b) bendinde de, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verildiği, 2863 sayılı yasanın Ek 2. Maddesinde, Bakanlığın, yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabileceğini hüküm altına aldığı anlaşıldığından, "Doğal sit" tanımının Yönetmelikten çıkarılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu edilen diğer maddelerin, 2863 sayılı yasanın Ek 2. Maddesinde 6745 sayılı yasayla yapılan değişikliklere paralel bir düzenleme getirildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Alan Yönetimi İle Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, sivil toplum örgütleri; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) temsilcileri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) temsilcileri, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri, Türk Tabipleri Birliği temsilcileri, Esnaf ve Sanatkarlar Odası temsilcileri varsa konuyla ilgili dernek, vakıf ve üniversiteleri olarak belirlenmişken, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle sivil toplum örgütleri; 2863 sayılı Kanun ve alt mevzuatı ile ilgili, yönetim planının hazırlanması ve uygulanması sırasında katkısı olabilecek dernek, vakıf, birlik, üniversite ve meslek odası gibi kuruluşları olarak ifade edilerek tanımı değiştirilmiş, aynı maddede "Yetkili idare: Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında Yönetim Alanı tespit etmeye yetkili Bakanlık veya ilgili belediyeyi", "Doğal sit alanı: Tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanı" olarak yer alan yetkili idare ve doğal sit tanımlarının dava konusu Yönetmelik değişikliği ile madde metninden çıkarılmış; "Yetki ve yöntem" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "Yönetim alanı sınırları belirlenen sit alanları, ören yeri ve etkileşim sahalarına ilişkin yönetim planı taslağı; a) Kentsel sitlerde ilgili belediyelerce, b) Arkeolojik, doğal ve tarihi sit alanlarında Bakanlıkça, c) İlgili belediyesi bulunmayan kentsel sit alanlarında Bakanlıkça, d) Kentsel sit alanı ile diğer sit alanlarının birlikte bulunması halinde ilgili belediyesince, e) Kentsel sit yönetim alanının sınırlarının birden fazla belediyeyi ilgilendirmesi halinde bu belediyelerin koordinasyonu ile Büyükşehir Belediye sınırları içinde olması halinde Büyükşehir Belediyesince, dışında olması halinde ilgili belediyelerin koordinasyonu ile Bakanlıkça doğrudan hazırlanır veya ihale mevzuatında belirtilen usul ve esaslara göre ihale suretiyle hazırlattırılır. Bakanlığın yönetim alanının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması ve alan yönetimi konusunda yapacağı çalışmalar Genel Müdürlükçe yürütülür." hükmü dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle "Yönetim alanının bütününe ilişkin yönetim planı taslağı Bakanlıkça doğrudan hazırlanır veya hazırlattırılır. Bakanlık yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabilir. Bakanlığın yönetim alanının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması ve alan yönetimi konusunda yapacağı çalışmalar Genel Müdürlükçe yürütülür" şeklinde değiştirilmiştir. Dava; Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 26/03/2021 tarihli, 31435 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 4. maddesinde yer alan "sivil toplum örgütleri" tanımı ile "yetkili idare" ve "doğal sit alanı" tanımlarının madde metninden çıkarılmasına ilişkin kısmın ve 8. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. (b) bendinde; ''Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların tescil, onay ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tescil etmek, b) Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak, c) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak, ...'' hükmüne yer verilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 10. fıkrasında "Yönetim alanı"; sit alanları, ören yerleri ve etkileşim sahalarının doğal bütünlüğü içerisinde etkin bir şekilde korunması, yaşatılması, değerlendirilmesi, belli bir vizyon ve tema etrafında geliştirilmesi, toplumun kültürel ve eğitsel ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla, plânlama ve koruma konusunda yetkili merkezî ve yerel idareler ile sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdümü sağlamak için oluşturulan ve sınırları ilgili idarelerin görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenen yerlerdir.", 11. fıkrasında "Yönetim plânı"; yönetim alanının korunmasını, yaşatılmasını, değerlendirilmesini sağlamak amacıyla, işletme projesini, kazı plânı ve çevre düzenleme projesi veya koruma amaçlı imar plânını dikkate alarak oluşturulan koruma ve gelişim projesinin, yıllık ve beş yıllık uygulama etaplarını ve bütçesini de gösteren, her beş yılda bir gözden geçirilen plânlardır.", 12. fıkrasında, "Bağlantı noktası"; yönetim alanı sınırlarında yer almamakla birlikte, arkeolojik, coğrafi, kültürel ve tarihi nedenlerle veya aynı vizyon ve tema etrafında yönetim ve gelişiminin sağlanması bakımından bu yer ile irtibatlandırılan kültürel varlıklardır.", 13. fıkrasında “Doğal (tabii) sit”; jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır'' şeklinde tanımlanmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun ''Alan yönetimi, müze yönetimi ve anıt eser kurulu başlıklı Ek-2. maddesinde; (Ek:14/7/2004 – 5226/17 md.) Yönetim alanlarında alan yönetimi, ulusal nitelikli müzelerde ise müze yönetimi, anıt eserlerde anıt eser kurulu kurulur. a) (Değişik birinci paragraf: 20/8/2016-6745/26 md.) Yönetim alanları ile bunların bağlantı noktalarının korunması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça yönetim planı taslağı hazırlanır veya hazırlattırılır. Bakanlık, yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabilir. (Değişik ikinci paragraf: 20/8/2016-6745/26 md.) Hazırlanan taslağın karara bağlanması ve uygulanması konusunda önerilerde bulunmak amacıyla alanda mülkiyet hakkı bulunanlardan, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri üyeleri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin öğretim üyelerinden Bakanlıkça bir danışma kurulu oluşturulur. Eşgüdümün sağlanması amacıyla (…) Bakanlıkça bir alan başkanı belirlenir. (Ek iki cümle: 20/8/2016-6745/26 md.) Alan başkanının görev süresi üç yıldır. Görev süresi sona eren alan başkanı Bakanlıkça tekrar atanabilir. Alan başkanlığı görevini fiilen yürütenlere, Devlet memurları aylık katsayısının (20000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşmamak kaydıyla Bakan tarafından belirlenecek miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın çalışmayı takip eden her ay başında Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden ödeme yapılır. Bakanlık tarafından hizmetine ihtiyaç duyulan idarelerin birer temsilcisi ve danışma kurulunca seçilecek iki üyenin katılımıyla eşgüdüm ve denetleme kurulu kurulur. Alan başkanı, kurulun da başkanıdır. Kurul, bu taslağı inceleyip mutabakata varmak suretiyle yönetim plânını altı ay içerisinde onaylamaya ve bu plânın uygulanmasını denetlemeye yetkilidir. Kurulun denetim görevini yerine getirebilmesi amacıyla ilgili kurum uzman personelinden ve denetim elemanlarından oluşan bir denetim birimi kurulabilir. Bu birim, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile üçüncü kişilerden yönetim plânı ve uygulaması ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkilidir. Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, eşgüdüm ve denetleme kurulunca onaylanan yönetim plânına uymak, ilgili idareler, plân kapsamındaki hizmetlere öncelik vermek ve bu amaçla bütçelerine gerekli ödenekleri ayırmak zorundadır. b) Bakanlıkça belirlenen ulusal nitelikli müzelerde, müze başkanı ve ona bağlı müze müdürü ile işletme müdürü ve müze kurulundan oluşan müze yönetimi kurulur. Müzelerde; kayıt, tescil, envanter, depolama, eserlerin her türlü bakım ve onarımı, sergilenmesi ve korunması, kültürel, eğitim ve bilimsel faaliyetler müze müdürü tarafından; tanıtım, satış üniteleri yönetimi, etkinlik organizasyonu, ziyaretçi yönetimi, çevre düzenlemesi, bakım-onarım, temizlik işleri işletme müdürü tarafından yürütülür. Müze başkanı, kendisine bağlı müdürlüklerin faaliyetlerinin eşgüdüm ve denetimi ile müzenin ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdinde temsiline yetkilidir. Müze başkanlığı görevini yürütmek üzere; arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji, etnoloji, iktisat, işletme, kamu yönetimi gibi dallarda eğitim görmüş kimseler arasından Bakanlıkça bir müze başkanı atanır. Tüm müzelerde o müzeye münhasıran ayrıca müze kurulu oluşturulur. Müze kurulu müzenin bulunduğu yerdeki üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyeleri, meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yerel yönetimlerin temsilcileri ile müzeye bağışta bulunanlardan Bakanlıkça uygun görülen kişilerden oluşur. Müze kurulu, bünyesinden bir başkan seçer. Müze kurulunun görüşleri doğrultusunda müze için mekansal ve fiziksel gelişim, tematik gelişim ve vizyon, eser, koleksiyon korunması ve geliştirilmesi, tanıtım ve teşhir gibi konuları kapsayan yıllık ve beş yıllık koruma ve geliştirme projesi hazırlanır. Koruma ve geliştirme projesi kapsamında uygulamaları denetlemek, müzenin tanıtımını yapmak, müzeye bağış toplamak, onursal müze dostu ödülü vermek müze kurulunun yetkisindedir. Müze kurulu müzenin işleyişine dair her yıl düzenli olarak rapor hazırlar. Bakanlık bu raporları değerlendirmeye almak zorundadır. c) Taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki anıt eserler için ise, o esere münhasır anıt eser kurulu oluşturulur. Kurul; eserin bulunduğu yerdeki üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyeleri, meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yerel yönetimlerin temsilcileri ile eserin korunması ve geliştirilmesi için bağışta bulunanlardan Bakanlıkça uygun görülen kimseler ile bu eserler için tasarruf yetkisine sahip idarenin temsilcisinden oluşur. İlgili idarenin temsilcisi bu kurulun başkanıdır. Kurul, eser için mekansal ve fiziksel gelişim, tematik gelişim ve vizyon, eserin korunması ve geliştirilmesi, tanıtım ve teşhir gibi konuları kapsayan yıllık ve beş yıllık koruma ve geliştirme projesi hazırlar. Koruma ve geliştirme projesi kapsamındaki uygulamalar, anıt eserin tanıtımını yapmak, anıt eser için bağış toplamak, onursal ödüller vermek anıt eser kurulunun yetkisindedir. Kurul; eserin korunması, yaşatılması ve geliştirilmesine ilişkin her yıl düzenli olarak rapor hazırlar. İlgili idareler bu raporları değerlendirmeye almak zorundadır. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.'' denilmiş, Ek-4. maddesinde ise; (Ek: 8/8/2011-KHK-648/51 md.) Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi ve hukukçular ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada (…) aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır. Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur. Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgili maddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölge kurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır. (Ek fıkra: 23/8/2011-KHK-653/18 md. )Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ile Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarında görev alanlara 55 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde huzur hakkı ödenir. Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esasları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. 21/07/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Ek 2. maddesine dayanılarak çıkarılan "Alan Yönetimi İle Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği 1. maddesinde, ''Bu Yönetmeliğin amacı; ören yerleri, sit alanları ve etkileşim geçiş sahaları ile bağlantı noktalarının kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin koordinasyonunda sürdürülebilir bir yönetim planı çerçevesinde korunması ve değerlendirilmesini sağlamak, yönetim alanlarının belirlenmesi, geliştirilmesi, yönetim planlarının hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile alan yönetimini gerçekleştirmek üzere görev alacak danışma kurulu, alan başkanı, eşgüdüm ve denetleme kurulu, denetim birimi ve anıt eser kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir'' denilmiş, 2. maddesinde, ''Bu Yönetmelik; sit alanları, ören yerleri ve etkileşim geçiş sahaları ile bağlantı noktalarının yönetim alanlarının belirlenmesi, yönetim planlarının hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile alan yönetimini gerçekleştirmek üzere görev alacak danışma kurulu, alan başkanı, eşgüdüm ve denetleme kurulu, denetim birimi ve anıt eser kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.'' ifadesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosya kapsamındaki iddia ve savunmaların, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenmesinden; davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Ek 2. maddesinde, ören yerleri, sit alanları ve etkileşim geçiş sahaları ile bağlantı noktalarının etkili bir biçimde korunması amacıyla, ilgili kamu kurumları, yerel idareler ile sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması adına yönetim alanı belirlenmesinin, bu konuda yönetim planı hazırlanmasının amaçlandığı, bu hususta Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkilendirildiği, Bakanlıkça her türlü işbirliğinin yapılabileceği ve bu doğrultusunda davaya konu Yönetmeliğin çıkarıldığı, Yönetmelik değişikliklerinin de aynı esaslar çerçevesinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu Yönetmelikten çıkarılan ''Doğal sit'' tanımı yönünden; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda ''Doğal Sit'' tanımının yapıldığı, tanımın davaya konu Yönetmelikten çıkarılmasının bu hususta herhangi bir boşluk oluşmasına sebep olmadığı, 648 sayılı KHK uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığında olan doğal sit alanlarındaki yetkinin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. (b) bendinde de, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verildiği, 2863 sayılı yasanın Ek 2. maddesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının, yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabileceğinin hüküm altına aldığı, dolayısıyla gerek doğal sit tanımının 2863 sayılı Kanunda yer alması, gerekse de doğal sit alanlarında yetkinin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünde olması hususları yanında, ayrıca doğal sit alanları ile davaya konu Yönetmelik kapsamında kalacak alanlar arasında olası çakışma olması halinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurumlarla her türlü işbirliğini de yapabilecek olması durumları birlikte değerlendirildiğinde, "Doğal sit" tanımının Yönetmelikten çıkarılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davaya konu Yönetmelikten çıkarılan ''Yetkili İdare'' tanımı ile ''Yetki ve Yöntem'' başlıklı 8. maddesinde yapılan değişiklik yönünden; Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 2863 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin (a) bendi incelendiğinde, yönetim alanları ile bunların bağlantı noktalarının korunması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça yönetim planı taslağı hazırlanacağı veya hazırlattırılacağı, Bakanlığın, yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin olarak alanla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile her türlü işbirliği yapabileceği düzenlemesine yer verildiği, bu sebeple, söz konusu Yönetmelik kapsamında kalan alanlarda yetkinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olduğu anlaşılmakta olup, 2863 sayılı Yasanın Ek 2. maddesindeki düzenlemelere uygun olarak yapılan davaya konu Yönetmelik değişikliğinde belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunmadığı sabittir. Davaya konu Yönetmelikte yapılan ''Sivil Toplum Örgütleri'' tanımı yönünden ise; Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 2863 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin a/2 fıkrasında; yönetim planlarının hazırlanması aşamasında, hazırlanan taslağın karara bağlanması ve uygulanması konusunda önerilerde bulunmak amacıyla alanda mülkiyet hakkı bulunanlardan, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri üyeleri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin öğretim üyelerinden Bakanlıkça bir danışma kurulu oluşturulacağının hüküm altına alındığı, davaya konu Yönetmelik değişikliği ile sivil toplum örgütlerinin tanımına sınırlama getirilmediği, yapılan yeni tanımlamanın hazırlık aşamasında katkı sunabilecek meslek odaları, üniversiteleri, vakıfları, dernekleri ve gibi denilmek suretiyle katkı sunabilecek tüm sivil toplum kuruluşlarını da kapsayacak şekilde geniş bir tanımlama yapıldığı, söz konusu tanımlamanın davacı TMMOB'yi kapsam dışı bırakacak bir yönünün söz konusu olmadığı, bu sebeple, sivil toplam örgütleri tanımına ilişkin dava konusu düzenlemede de hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.