Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...' in müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas ve ...esas sayılı dosyalarında icra takibi başlattığını ve bu dosyalarda müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel zeminkat 1 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza haciz koyduğunu ve bu taşınmazın satışını talep ettiğini, Bakırköy .... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile bu taşınmazın satış aşamasında olduğunu, Bakırky .... İcra müdürlüğü ... esas sayılı d
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket tarafından, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği hizmetlerinde kullanılmak üzere ihale yolu ile 20/03/82015 tarihinde 190 adet şoförsüz kira sözleşmesine istinaden ... plakalı aracın, 06/07/2015 tarihinde tutanak ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine teslim edildiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin söz konusu araçlardaki şoförleri ve araçlardaki tüm sevk ve idareyi yapmak üzere hizmet alımını ise davalı ... A.Ş. Şirketinden aldığını, müvekkili şirket tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine teslim edilen ... plakalı aracın, davalı ... A.Ş.'nin çalışanı diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken kaza yapması sonucu hasar gördüğünü, tazminatın ödenmesi için kasko sigortacısına başvurulduğunu ancak sürücünün alkollü olması nedeniyle tazminatın ödenmediğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybına uğradığından, her iki davalının bu zararlardan sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutulması kaydı ile 34.604,59 TL araç hasar tazminatı, 2.000,00 TL kazanç kaybı, 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 41.604,59 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap hakkını kullanmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; "davanın HMK 4, 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, HMK 20.madde gereği kararın kesinleştiği tarihten 2 hafta içinde mahkememize başvuru yapıldığında dava dosyasının Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, davanın sebebinin kira ilişkisi olmadığını, davanın adam çalıştıranının sorumluluğundan kaynaklandığını, dolayısıyla görevli mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararının verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, TBK'nın 66. ve 49.maddeleri kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile dava dışı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği arasında şoförsüz araç kiralanması sözleşmesi; Davalı Şirket ile dava dışı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği arasında ise personel hizmet alım sözleşmesi imzalanmış bulunmaktadır. Dava dışı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin, davacıdan kiraladığı araçları, davalının çalışanı olan şoförler kullanmaktadır. Davanın sebebi, davalının taraf olduğu personel hizmet alım sözleşmesi kapsamında istihdam ettiği şoför ...'ın kusuru ile kira sözleşmesine konu araçlardan birine zarar vermesine dayanmaktadır. Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan bir sözleşme bulunmadığına göre ihtilafın çözümünde TBK'nın 49. ve 66. maddelerinde düzenlenen haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda, davacı ... Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş.' nin tüzel kişi tacir olduğu nazara alındığında ihtilaf, TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava olduğundan uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu bağlamda, İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin taraf olarak imzalamadığı araç kiralanması sözleşmesi esas alınarak Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.