8. Hukuk Dairesi 2018/810 E. , 2019/6430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25/09/2017 tarihli ve 2017/12592 Esas, 2017/11452 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incele
**8. Hukuk Dairesi 2018/810 E. , 2019/6430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25/09/2017 tarihli ve 2017/12592 Esas, 2017/11452 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı bulunan 252 ada 5 parsel ... taşınmazın değişen fiili dere yatağında kaldığını, zilyetlikle iktisap koşullarının bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 25.09.2017 tarihli ve 2017/12592 Esas, 2017/11452 Karar ... kararı ile onanmasına karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir. Dava; nehir yatağı altında kalan yerler bakımından tapunun iptali ve terkinine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, sulu tarla niteliğindeki 252 ada 5 parsel ... taşınmazın 1/2'şer paylarla davalılar adına kayıtlı olduğu, taşınmazın kadastro tespitinin 03.11.2008 tarihinde yapıldığı, tespit tutanağında "Kadastro Mahkemesinin 2009/29 Esas ... yazısından dava konsu edilmediği anlaşıldığından kesinleşmiştir" ibaresinin bulunduğu, 28.01.2009 tarihinde tespitin davalılar lehine kesinleştiği, ziraat bilirkişisinin 16.04.2015 tarihli raporunda taşınmazın nehir sularının etkisinde kalabileceğinden bazı dönemlerde tarımsal faaliyetin yapılamayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması da mümkün bulunmamaktadır. Yine TMK'nin 999/2 maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı ...'un çekişme konusu taşınmaz olan 5 parsel ... taşınmazla ilgili 27.01.2009 tarihli dava dilekçesi ile kadastro tespitine itiraz ettiği, davanın Kadastro Mahkemesinin 2009/29 Esas ... davası ile görüldüğü, anılan davaya Hazine'nin müdahale ederek 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların dere yatağında kaldığını ve davacının zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürdüğü, yapılan yargılama sonucunda eldeki davaya komşu taşınmazlar olan 3 ve 4 parsel ... taşınmazların dere yatağından kazanılmaya çalışıldığı gerekçesiyle davacı ...'un davasının reddine, müdahil Hazine davasının kabulü ile 3 ve 4 parsel ... taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline, 5 parsel ... taşınmaz dava konusu edilmediğinden hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş, karar Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 06.11.2014 tarihli ve 2014/16968 Esas, 12477 Karar ... kararı ile onanmış ve 06.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada; Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilmek güçtür. Şöyle ki; yapılan keşfe jeoloji mühendisi bilirkişi alınarak çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, tam olarak niteliği ve zilyetlikle kazanıma elverişli olup olmadığı tespit edilmiş değildir. Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda jeoloji mühendisi bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif yapılması, taşınmazın dere yatağından kalıp kalmadığının, zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığının tam olarak tespit edilmesi ve sonucunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın yukarıdaki gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasına karar verilmesi doğru olmadığından davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden kabulüyle, Dairemizin 25.09.2017 tarihli ve 2017/12592 Esas, 2017/11452 Kara ... onama kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 ... HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.