1. Ceza Dairesi 2022/12918 E. , 2023/7642 K. T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun…
**1. Ceza Dairesi 2022/12918 E. , 2023/7642 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/101 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile; a. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, b. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1742 Esas, 2022/1133 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden müsadereye ilişkin hususlarla ilgili olarak düzeltilerek esastan reddine, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden düşme kararı verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...’un suça sürüklenen çocuk ile iştirak halinde eylemi gerçekleştirdiğine ve kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; öldürme kastı ile hareket etmediğine, olası kast veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılabileceğine, haksız tahrike ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde maktulün Erciş İlçesi Vanyolu Mahallesi Vanyolu Parkı içerisinde yer alan ve çalışanı olduğu ... Oto Yıkama adlı iş yerinin dış kısmında çalışmakta olduğu, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...’in tanıklar K.Y ve C.Y’nin ise iş yerinin iç kısmında oldukları, maktulün cep telefonun ise iş yerinin iç kısmında şarja takılı vaziyette bulunduğu, maktulün cep telefonunun çalması üzerine sanık ...’un telefonu açtığı ve arayan maktulün sevgilisi tanık B.Ç ile konuşmaya başladığı, konuşmanın bir yerinde sanık ...’un tanık B.Ç’ye müstehcen teklifte bulanacak şekilde bir söz söylediği, tanığın bu söz sonrasında telefonu kapattığı, bu sırada maktulün iş yerinin içerisine girdiği ve sanık ...'a telefonuna baktığı için tepki gösterdiği, maktul ile sanık ...'un bu konu nedeniyle tartışmaya başladıkları ve bir süre sonra tartışmanın büyüdüğü, akabinde maktul ile sanık ...'un birbirlerine yumruk ile vurdukları, bu sırada iş yerinin içerisinde olan suça sürüklenen çocuk ...'in babası ile maktul arasında olan tartışmayı görmesi üzerine yemek yaparken kullandığı bıçağı da eline alarak maktule doğru yaklaştığı, suça sürüklenen çocuk ...'in bıçak ile maktulü karın bölgesinden bıçakladığı, maktulün bu bıçak darbesi sonrasında iş yeri içerisinde yere düştüğü, bir süre sonra kalktığıve iş yerinden yürüyerek çıktığı, ancak bıçak darbesinin etkisi nedeniyle bir süre sonra yine yere düştüğü, bu sırada orada bulunan tanık A.G’nin maktulün yanına geldiği ve maktulü kaldırarak sırt üstü yatar vaziyete getirdiği, sanık ...'un da maktulün yanına gelerek maktulde bulunan yaraya tanık A.G ile bez bastıkları, akabinde tanık A.G’nin durakta bulunan aracı alarak sanık ... ile maktulü Erciş Devlet Hastanesine götürdükleri, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı hayatını kaybettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup olayın gerçekleşme biçimi mahkememizce bu şekilde kabul edilmiştir. Sanığın maktule yönelik üzerine atılı kasten öldürme suçunu oğlu olan suça sürüklenen çocuk ile birlikte iştirak halinde işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, maktule yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. 2. Sanığın, suça sürüklenen çocuğun ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya kapsamına alınmıştır. Maktul hakkında düzenlenen 03.11.2020 tarihli otopsi raporu dosya kapsamında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir ancak basit kasten yaralama suçunun takibinin şikâyete bağlı bulunduğu, şikâyet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle de usulünce yapılmış şikâyet bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Sanığın Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin, suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçunun kanunî tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek hareket ederek öldürme suçunu doğrudan kastla işlediğinin belirlendiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir eylem bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Dosya içeriğine ve Mahkemenin kabulüne göre; 22 yaşındaki maktulün sanık ...'un işyerinde çalıştığı, sanığın maktulün kız arkadaşına sözlü tacizde bulunması nedeniyle aralarında tartışma yaşandığı, sanığın maktulü işten çıkardığını söyleyerek darp ettiği, bu sırada elinde bıçakla olay yerine gelen suça sürüklenen çocuk ...'in batın bölgesinden maktulü bir kez bıçakladığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun bıçaklanarak yere düşmüş vaziyetteki maktule vurmaya devam ettikleri, maktulün yarasının niteliklerine bakıldığında yerde bulunduğu sıradaki eylemin de neticenin ağırlaşmasına katkı sunduğu, bu nedenlerle sanığın eyleminin maktulun direncini kırmak suretiyle oğlu olan suça sürüklenen çocuğun eyleminin icrasını kolaylaştırmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kasten öldürme suçuna yardım etme niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1742 Esas, 2022/1133 Karar sayılı kararında katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, B. Sanık Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklandığı üzere iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi nedeniyle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1742 Esas, 2022/1133 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erciş Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Maktul ...'ün, suça sürüklenen çocuk ... tarafından kasten öldürüldüğü olayda suça sürüklenen çocuk ...'in babası olan sanık ... hakkında yerel mahkemece TCK'nin 86/2. maddesi gereği verilen karar BAM Ceza Dairesi tarafından da onaylanmış olup bu kararın aleyhe temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğunca sanık ...'un eyleminin kasten adam öldürme suçuna yardım olacağı gerekçesiyle bozulmuştur. BAM Ceza Dairesi kararının doğru olduğu kanaatinde olduğumuzdan ilgili kararın onanması gerektiği kanaati ile Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyoruz. Şöyleki; Olayın oluş şekli ile ilgili teknik delillere bakıldığında maktulün batın sağda göbek deliğinin 10 cm sağında bir adet kesici delici alet yarası ile yaralanarak iç ve dış kanama sonucu öldüğü, maktulde ayrıca yüz ve ellerde abrazyonlar, elde yüzeysel kesi bulunduğu kayıtlıdır, yine sanık ...'ta da frontal bölgede ve gözde abrazyonlar olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'de ise herhangi bir darp cebir izi olmadığı anlaşılmakla, maktul ile sanık ...'un kavga edip birbirlerini darp ettiği, yine maktul yere düştükten sonra da her iki sanık tarafından darp edildiğine dair olayın görgü tanıkları olan kardeşler ... ve ...'ın beyanlarını desteklediği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ..., kendisi mutfakta yemek yaparken elinde bıçak olduğu halde babası Yakup ile kavga eden maktul ...'ün arasına girdiği sırada maktulün bıçağın üzerine gelerek yaralandığını, kasten maktulü vurmadığını savunmuş, sanık ... ise maktulün telefonunun çalması ve maktulünde meşgul olması nedeniyle çalan telefona kendisi cevap verdiği için maktulün kendisine çıkıştığını, aralarında bu nedenle tartışma olduğunu, kendisininde bu nedenle maktulü işten çıkardığını ona söylediğini, buna sinirlenen maktulün kendisinin yakasından tutarak yumruk attığını ama kendisinin maktule vurmadığını, bu sırada oğlu ...'in elinde bıçakla yanlarına gelmiş olduğunu ve maktul ...'e; "Eyyüp ayıptır babamla nasıl konuşuyorsun!" dediği anda Eyyüp'ün kendi yakasını bırakıp ...'e doğru döndüğünü, bu esnada Eyyüp'ün eğilerek birkaç adım yürüdükten sonra yere düştüğünü ve ...'in; "Baba kendini bıçağın üzerine attı!" dediğini, kendisinin hemen taksiyi çağırarak Eyyüp'ü taksiye bindirip Erciş Devlet Hastanesine götürdüğünü, Eyyüp'ün çocukluğundan beri kendi iş yerinde çalıştığını ...'le Eyyüp arasında husumet olamadığını hatta birkaç gün önce ...'in Eyyüp'ün abisinin düğününe giderek 200 tl takı taktığını ve olayın tamamen kazaen olduğunu söylemiştir. Tanık ... kolluk aşamasındaki yeminli beyanında; Olayın oluş şeklini görmediğini ancak olaydan sonra Yakup'un Eyyüp'ün yarasına tampon yaptığını ve beraberce onu hastaneye götürdüklerini söylemiştir. Tanık ... kolluk aşamasındaki yeminli beyanında; Olayın oluşunu görmediğini ancak Eyyüp'ü araca bindirirken Yakup'un da o sırada orada olduğunu söylemiştir. Olayın oluşunu gören iki kardeş ... ve ... ise olay günü kollukta ifade vermişlerdir. Tanık ... olay günü (03.11.2020 tarihli) kolluk beyanında; "Ben ve ikiz kardeşim Kadir ile ... oto yıkamada iş yerinin ofis kısmında oturuyorduk, ... ise o sırada yemek yapıyordu, ses gelince dışarı çıktığımda Yakup abi ile Eyyüp abinin birbirlerinin yakasından tuttuklarını gördüm. Eyyüp abi Yakup abiye yumruk attı Yakup abi de karşılık verdi. O sırada ... ayırmak amacıyla yanlarına gittiğinde yemek yaptığı bıçak elindeydi o an Eyyüp abi yere düştü daha sonra ayağa kalktı ve karnını tutarak dükkandan çıktı, dükkanın dışında tekrar yere düştü. Eyyüp abiye baktığımda üzerinde çok az bir kan vardı. Biz o an bıçaklandığını dahi anlamadık, Yakup abi araba getirin dedi taksi geldi ve Eyyüp taksiye bindirildi." demiştir. Tanık Cabir'in kollukta verdiği (14.11.2020 tarihli) ek beyanında; "...'in elinde bıçakla Yakup ve Eyyüp'ün yanına doğru gittiğini gördük, ... yanlarına gittiğinde elindeki bıçağı arkasında saklıyordu, biz ...'in elindeki bıçaktan korkarak oradan dışarı çıktık. ...'in vurup vurmadığını görmedik, Eyyüp'ün yere düştüğünü, ... ve Yakup'un yumrukla Eyyüp'e vurduklarını ve çevredekilerin ayırdığını gördük." demiştir. Tanık ...'ın olay günü (03.11.2020 tarihli) kolluk beyanında; ... isimli oto yıkamada çalıştığını, olay günü Kadir ile beraber büro kısmında otururken Eyyüp ve Yakup'un tartışmaya başladıklarını, Eyyüp'ün Yakup'a vurduğunu, kendilerinin de ayırmaya çalıştıklarını, ...'in o sırada elinde bıçakla yemek yaptığını ve olay yerine ayırmaya geldiğini ancak bıçağı Eyyüp'e yöneltmediğini, ayırmaya çalışırken elindeki bıçağın Eyyüp'e denk geldiğini, yan tarafta bulunan taksi durağındaki kişiler olayı ayırdıkları, Eyyüp'ün karnını tutarak dükkandan çıktığını ve karşıdaki parkta yere düştüğünü, o sırada Yakup gelerek Eyyüp'ün başını tuttuğunu ve Eyyüp'e; "Ses ver, bir şey olmadı." dediğini, Yakup'un çevredekilere; "Araba getirin!" dediğini, ...'in aracını getirdiğini ve Eyyüp'ü hastaneye götürdüklerini söylemiştir. Tanık ...'ın kollukta verdiği (14.11.2020 tarihli) ek beyanında; "...'in elindeki bıçakla Yakup ve Eyyüp'ün yanına gittiğini gördük. O sırada ... elindeki bıçağı arkasında saklıyordu. Denizdeki bıçaktan korkarak biz oradan dışarı çıktık ve ...'in bıçakla Eyyüp'e vurup vurmadığını görmedik. Eyyüp'ün düştüğünü gördük. Eyyüp yere düşünce Yakup ve ..., Eyyüp'ün kafasına yumrukla vurmaya başladılar ve çevredekiler ayırdılar." demiştir. Olayın oluş şekline göre taraflardan sanık ..., suça sürüklenen çocuk ...'in babası ve maktul ...'ün de ... süredir işçi olarak çalıştığı oto yıkama dükkanının patronu olup, Eyyüp'le aralarında olayın öncesinde bir husumet yoktur, maktulün kız arkadaşının çaldırdığı telefona sanık ...'un bakması nedeniyle oluşan gerginlik üzerine patron olan Yakup, işçisi Eyyüp'ü işten çıkardığını söylemiş, maktul ... de patronu Yakup'un yakasından tutarak ona yumruk atmış, Yakup'ta yine yumruk vurarak karşılık vermiştir. Karşılıklı yumruklu kavga başlamadan önce elinde bıçakla yemek yapmakta olan Yakup'un oğlu suça sürüklenen çocuk ...'in kavgayı görünce olay yerine ayırma maksatlı gelip aniden maktulün karın kısmına bir kez bıçakla vurmuştur. Suça sürüklenen çocuk ...'in bu suçu işlemesi öncesinde babası olan Yakup'a işçisi Eyyüp'ün yumruk atması etkili olmuş, ancak ...'in suç işleme yolunda Yakup'tan ...'e yönelen TCK'nin 39. maddesi anlamında yardım sayılacak hiçbir hareketi, teşviki veya bıçaklama anında maktulün direncini kırmak şeklinde bir eylemi olmamıştır. İki kişi yumrukla kavga ederken olay yerine gelen üçüncü kişi olan ...'in ani kastla kavga eden maktule vurmasında sanık ...'a nedensellik olarak yüklenebilecek bir husus yoktur. Yakup'un oğlu ...'in maktulü bıçaklayacağını bildiğini gösterir bir delil bulunmamaktadır. Tanık beyanlarında dahi maktul bir darbe aldığı halde kendileri de maktulün bıçaklandığını anlamamışlardır. Zira etrafta kan lekeleri görülmemiştir. Bıçaklama tek hamle ile olmuş ve maktulün bıçaklandığını anlamayan sanık ...'un yere düşen maktulü tekrar darp etmeye devam etmesi ... ile Yakup arasında olay öncesi bu konuda herhangi bir karar alınmamış olması ve tek bıçak darbesi bulunması nedeniyle kasten adam öldürme suçuna yardım suçunu oluşturmaz. TCK'nin 39. maddesinde kazuistik yöntemle sayılan yardım fiillerinden hiçbiri olayımızda yoktur. Suça sürüklenen çocuk ...'in suç yolunda yürümesini sağlayacak sanık ...'tan (babası) kendisine yönelen ve suçu işlemesini destekleyen yardım, teşvik veya benzeri bir katkısı yoktur. Suça sürüklenen çocuk ... ani kastla hareket edip, elleri ile kavga eden kişilerden Eyyüp'ü ani kastla öldürmüştür. Maktul ...'ün bıçaklandığını ve yerden kalkmadığını gören Yakup'un onu uyandırmaya çalışması, yarasına tampon yapması, araç çağırıp hastaneye götürmesi ve yine aralarında olay öncesinde husumet olmayıp ... yıllardır maktulün sanığın yanında işçi olarak çalışması, maktulün abisinin düğününe sanık ...'in katılarak hediye takması da sanık ...'un savunmalarını doğrular niteliktedir. Tüm bu nedenlerle sanık ...'un aslî fail ...'in eylemine yasal anlamda hiçbir katkı sağlamadığı halde aslî failin öldürme fiilinden yardım eden olarak sorumlu tutulmasına yönelik Dairemiz çoğunluğunun bozma yönündeki kararına muhalifiz.19.12.2023