8. Hukuk Dairesi 2021/2910 E. , 2024/3314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/361 E., 2020/591 K. KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 Sayılı Kanun) 713. maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahke
**8. Hukuk Dairesi 2021/2910 E. , 2024/3314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/361 E., 2020/591 K. KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 Sayılı Kanun) 713. maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 1943 yılında yapılan orman kadastrosu, daha sonra 29.11.1976 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un (1744 Sayılı Kanun) değişik 2. madde çalışması, 24.06.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması vardır. Arazi kadastrosu 1963 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmıştır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Döşemealtı Yeşilbayır köyündeki 1167 parselin hissedarlarından birisi olduğunu, tapuda davacı ve diğer hissedarlar adına kayıtlı bu gayrimenkulün doğusunda yer alan yaklaşık 7.000-8.000 metrekarelik (7-8 dönüm) taşınmaz davacı müvekkil ve kendisine zilyetliği devredenler tarafından 70 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, söz konusu taşınmazda pamuk ve hububat ziraatı yapmak suretiyle malik gibi ihtilafsız ve sürekli zilyetliği sürdüren müvekkilin, malik gibi zilyetliği herkesçe bilinmediğini, davacı müvekkil ve kardeşleri 15.03.1990 tarihinde 1167 nolu parsel ile ilgili olarak aralarında rızai taksim sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmenin altına da 1167 parselin doğusunda bulunan taşınmazın zilyetliğini de davacı müvekkile bırakıldığına ilişkin not düştüklerini, bu rızai taksim sözleşmesi Antalya 3. Noterliğinin 22425 yevmiye nolu işlemi ile onaylandığını, davacı müvekkilin nizasız, fasılasız ve iyi niyetli olarak 20 yılı aşkın bir süredir gayrimenkulün zilyetliğini elinde bulundurduğu yapılacak keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları ile de doğrulanacağını, yapılacak bu incelemeler neticesinde Medeni Kanun uyarınca taşınmazın zilyetliğini elinde bulundurarak mülkiyet hakkını kazanan davacı müvekkil adına tescilin işleminin gerçekleştirilmesini istediğini ve tüm bu nedenlerle davacı müvekkilin zilyetliğinde bulunan Antalya Döşemealtı Yeşilbayır Köyü 1167 parselin doğusundaki yaklaşık 7.000-8.000 metrekarelik taşınmazın mülkiyet hakkının tapuda davacı müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, duruşmalarda bu taleplerini aynen tekrar etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacıların tapu iptali ve tescil davası açtıklarını belirtmelerine rağmen incelendiğinde tescil davası olduğunu, tescil koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Dahili Davalı ... vekili ise; açılan davayı kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... vekili ise; husumet itirazlarının olduğunu, 6360 sayılı kanunun 1/3 maddesi uyarınca "Mahalle" olarak bulundukları ilçe belediyesine katılmakta olduğunu, hak ve alacakların ilçe belediyesine devir edildiğini, taşınmazın Döşemealtı Belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, mülkiyeti hazineye ait olan bir yerin tapu kaydının iptaline tek başına zilyetliğin devrinin mümkün olmadığını, 3402 sayılı kadastro kanunun 17. Maddesindeki koşulların oluşmadığını, taşınmazın zilyetliğinin oluşabilmesi için mutlak surette imar ihya koşulu aranması gerektiğini, salt ev, ağıl, samanlık ahır ve inşa etmek zilyetlik kazanmak için yeterli olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin13.07.2015 tarihli ve 2009/177 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın davacının babası ...'den davacıya miras yolu ile bırakılmış olduğu, muris ...'in ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksim sözleşmesi neticesinde dava konusu taşınmazın davacıya bırakılması ile davacının taşınmazdaki toplam zilyetliğinin 20 yıldan çok daha fazla süredir kesintisiz devam etmekte olduğuna ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin orman yüksek mühendisi bilirkişi raporu, taşınmazın hava fotoğraflarında tarım arazisi olarak görüldüğüne yönelik teknik bilirkişi raporu, taşınmazın 1970'li yıllarda imar ihyasının tamamlanmış olduğuna yönelik tanık anlatımları ve ziraat mühendisi bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın tarım arazisi olması, imar ihya işleminin davacının babası tarafından tamamlanmış olması, imar ihya işleminin tamamlandığı tarihten itibaren dava tarihine kadar kadastro kanununun 14 ve 17. maddeleri uyarınca kazandırıcı zamanaşımı şartlarının davacı lehine tamamlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, Yeşilbayır Mahallesinde fen bilirkişi ... ...'in raporunda A harfi ile gösterilen 7.520,77 m² taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalı Hazine ile dahili davalı ... İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 12.03.2018 tarihli ve 2016/6474 Esas, 2018/1714 Karar sayılı kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi gereğince ilan yapılmadığı, 6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereğince ...’nın davaya dahil edilmediği, taşınmazın tapulama dışı kalma sebebinin araştırılmadığı, taşınmazın bulunduğu yerde imar planı çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ilk kez hangi tarihte yapılıp onaylandığı, imar revize çalışmaları yapılmışsa hangi tarihte yapıldığının araştırılmadığı, taşınmaza komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmazlar bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gibi, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin de usulünce araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı İle; tescili istenilen dava konusu taşınmazlarla çevresindeki parsellerin, bitki, toprak ve topoğrafik yapısı itibariyle ayni karakterde araziler olduğu, arazilerin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, evveliyatının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden (çalılık, taşlık, kayalık) olduğu, bitki örtüsü, toprak yapısı, topraktaki bitki kök yapıları dikkate alındığında tescili istenen davaya konu taşınmazın fen bilirkişinin düzenlemiş olduğu krokide "A" harfi ile gösterilen kısmında dava tarihinden itibaren 30 yıl önce para ve emek sarfıyla taşlarından, çalılarından, kayalarından temizlenerek, imar ve ihyanın tamamlandığı, 30 yıldan bu yana buğday, arpa, patates ve tarla bitkileri yetiştirilerek kültür tarım arazisi olarak kullanıldığı 3402 sayılı kanunun öngördüğü koşulların gerçekleştiği, aynı krokide, "D" harfi ile gösterilen kısmın ise imar yolunda kaldığı, krokide "C" harfi ile gösterilen kısmın imar ve ihya edilmediği, krokide "B" harfi ile gösterilen kısmın dava tarihinden 16 yıl önce imar ve ihyasına başlandığı ancak imar ve ihyasının tamamlanmadığı, dolayısıyla imar ihyanın gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; Antalya ili, Döşemealtı ilçesi, Yeşilbayır Mahallesinde fen bilirkişisi Harita Mühendisi Tansel Serin'in 06.11.2019 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 4191,99 m2 taşınmazın Antalya ili, Döşemealtı ilçesi, Yeşilbayır Mahallesinde son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi raporunda B, C ve D harfleriyle gösterilen yerlere ilişkin davacı talebinin, imar ihya koşullarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına ilişkin kısımlarına itiraz ettiklerini, 2009/177 Esas, 2015/463 Karar sayılı karara gerekçe alınan bilirkişi raporunda 7.520,77 m² lik kısım için imar ve ihya koşullarının oluştuğu kabul edilirken 7 yıl sonra alınan bilirkişi raporunda 4.191,99 m² için imar ihya koşullarının oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, ilk karara göre 3.328,78 m² daha az taşınmaz parçasının kayıt ve tesciline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karara gerekçe olarak gösterilen bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ilk kararda geçen 7.520,77 m² lik kısmın tamamının davacı müvekkilinin kullanımında olduğunun ve imar ve ihyasının tamamlandığının dinlenen mahalli bilirkişilerin ve davacı tanıklarının ifadesi ile de sabit olduğunu, kararda lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı bulunduğunu, yine yargılama giderinin de davacı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ziraat bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen kısmın imar ihyasının 30 yıl önce tamamlanmış olduğu görüşüne katılmadıklarını, 30 yıllık tespitin hangi gerekçelerle yapıldığının belli olmadığını, üzerinde ekili meyve ağacı olmayan bu kısım için yapılacak tespitin hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile desteklenmesi gerektiğini, sadece topoğrafik yapıyı gözlemleyerek 30 yıl önce imar ihyanın oluştuğu kanaati ile düzenlenen rapora dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi krokisinde A harfli bölüm yönünden verilen kısmen kabul kararının bozulmasına, B, C ve D harfli bölümler açısından verilen ret kararının onanmasına karar verilmesini istemiştir. 3. Dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu, bu sebeple davacı adına tescil kararı verilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığını, taşınmazın zilyetlikle ile iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine dayalı tapusuz taşınmazla ilgili tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. Maddesi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.