Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3517 E. , 2024/4906 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3517 Karar No : 2024/4906 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısında yer alan "eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan ec…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3517 E. , 2024/4906 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3517 Karar No : 2024/4906 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısında yer alan "eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi" ibarelerinin ve buna dayanılarak Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen 17/06/2020 tarihli süre verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından; Dava konusu edilen Genel Yazıda, eczane levhalarında artı (haç) sembolünün bulunmayacağı ve bu işareti kullanmaya devam edenler hakkında mevzuatın belirlediği yaptırımların uygulanacağının belirtildiği, ancak dava konusu işlemlerin sebep ve amaç unsurlarının davalı idare tarafından açıklanması gerektiği, ikna edici bir açıklama içermediği, hilal sembolünü değil de neden sadece artı sembolünün yasaklandığının belirtilmesi gerektiği, artı ve hilal sembollerinin Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan insanlar için evrensel sağlık hizmeti sembolü olduğu, eczanelerin Türkçe bilmeyenler için farklı dillerde yüzlerce “eczane” levhası asamayacakları için eczane farkındalığı yaratmak için bu sembolleri kullandıkları, dolayısıyla tek bir artı sembolünün yüzlerce dilde “eczane” demek olduğu, evrensel bir sembol olan artı işaretinin yasaklanmasının sebep unsurunun ortaya konulamadığı, Anılan işlemin bir kısım vatandaşların bu işareti dini bir sembol olarak görüp çeşitli şikayetlerde bulunmaları ve bu şikayetlerin bir kısım medya organlarında haberleştirilmesi üzerine alındığının bilindiği, bu sembolün dini sembol olarak algılandığı, aksi halde bütün eczanelerde bulunan “hilal” sembollerinin de kaldırılması kararının alınması gerektiği, yaptırım tehdidinin sadece artı işareti için öngörüldüğü, hem artı hem de hilal işaretinin bütün dünyada evrensel sağlık hizmeti/sağlık desteği sembolü olduğunun bilindiği, eczanelerin bu sembolleri kullanmasının tek sebebinin algıda seçiciliği artırarak orada bir sağlık hizmeti sunulduğu mesajı vermek olduğu, Eczanelerde orada sağlık hizmeti verildiğini ifade eden artı ve hilal sembolünün kamu düzenini ihlal eden veya kamu yararına aykırı bir yönünün bulunmadığı, ihlal edildiğine dair somut bir vakıanın da yaşanmadığı, tam aksine Türkiye'de herhangi bir sebeple bulunan yabancı bireyler açısından bu sembollerin eksikliğinin kamu düzeni ve yararı açısından sakınca doğuracağı, Meselenin bireylerin acil sağlık ihtiyaçlarına dair yönü dışında, ikincil bir yönünün de ekonomik olduğu, artı ve hilal işaretlerinin sağlık hizmetlerini evrensel olarak sembolize ettiği için güven kaynağı olduğu, ülkemize gelen yabancı turistlerin gerek ilaç gerekse kozmetik ürünleri güven duydukları eczanelerden temin ederek ülkemize döviz bıraktığı, turistik bölgelerdeki eczanelerin ülkedeki turizm gelirine fevkalade önemli bir katkısının olduğu, yasaklanması bir tarafa hilal işareti ile birlikte zorunlu hale getirilmesi gerektiği, Dava konusu yazının kendi içerisinde çelişkili olduğu, eczane levhasına ilişkin standartların özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemelerin temel amacının halkın eczaneye ulaşımını kolaylaştırmak, eczane yerini belirginleştirmek, yerli ve yabancı herkesin standartlarda belirtilen levhayı görmesi halinde eczanenin varlığını anlayabilmesini sağlamak olduğu, diğer taraftan da evrensel bir sembolün kullanımının yasaklandığı, gerekçe ile sonuç arasında makul ve mantıkla açıklanabilir bir ilişki kurmanın mümkün olmadığı, Eczanesinin bulunduğu meydanı her yıl yüzbinlerce turistin ziyaret ettiği, eczanenin çoğunluk ziyaretçisinin özellikle yaz ayları boyunca çok farklı ülkelerden gelen turistler olduğu, eczanede çalışanların dahi bir ya da iki yabancı dilde iletişim kurduğu, eczanede evrensel bir sağlık hizmeti sembolü olan artı işaretini kullanmak zorunda olduğu, Eczanelerin eczane niteliğini belirginleştirecek isim, sembol ve levhalarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin 6197 sayılı Kanun'da yer almadığı, Yönetmelik'te yer verildiği, ancak uyuşmazlık konusuna ilişkin açık bir düzenleme ya da yasağa yer verilmediği, İptali istenen Genel Yazıda yetki unsurunun ele alınması gerektiği, Yönetmelik düzenlemesinde Yönetmelikte belirlenenler dışında eczanelerin eczane niteliğini belirginleştirecek isim, sembol ve levhalarına ilişkin düzenlemeleri yapma yetkisinin Türk Eczacıları Birliğine ait olduğu, dava konusu düzenlemenin yetki bakımından 6197 sayılı Kanun ve 6643 sayılı Kanun’a aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile davanın görevsiz mahkemede açıldığı, dava konusu işlemin düzenleyici işlem olmadığı, dava konusu işlemin faaliyetleri kanunla tanımlanmış ve düzenlenmiş br grup insana (eczacılara) yöneltilmiş olduğu, bu yönüyle genel karar mahiyetinde olduğu, dosyanın idare mahkemesine gönderilmesi gerektiği, Eczacılık faaliyetinin 6197 sayılı Kanun’daki tanımından anlaşılan önemine binaen mevzuatta bu faaliyetin yürütüleceği eczanelerin taşıması gereken fiziki özelliklerin de düzenlenmesi gerektiği, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik ile bu hususların düzenlendiği, eczanelere birtakım fiziki standartların getirildiği, bu düzenlemelerin amacının eczane hizmetlerinde haksız rekabete yol açmamak, bir eczanenin diğerinden farklı olarak dış görünüş bakımından daha ilgi çekici hale gelmemesini sağlamak, görsel karmaşa ve kirliliği önlemek ve nihai olarak uygulamada yeknesaklığı sağlamak olduğu, Anılan Yönetmeliğin 25. maddesi ve Eczane Levha Standartları Kılavuzuna göre eczanelerde o yerin eczane olduğunu göstermek için yalnızca “eczane” yazılı bir levha ile “E” logolu bir levha kullanılabileceği, bunlar dışında bir işaret kullanılamayacağı, Kurumca bazı eczanelerde açıklanan standartlarda olmayan levha, tabela, görsel ve işaretler kullanıldığına muttali olunması üzerine, konu hakkında herhangi bir karışıklığa mahal verilmemesi ve bahsedilen mevzuat hükümleri ile amaçlanan uygulama birliğinin sağlanması için 81 il sağlık müdürlüklerine yazı yazıldığı, bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Eczanelerde kullanılacak levhalardaki yazı ve işaretlerin Türk diline ait olmasının da 805 sayılı Kanun’un 1. maddesinden doğan bir mecburiyet olduğu, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseye şamil olup eczanelerin de birer iktisadi ve ticari müessese olmasından ötürü bu mecburiyete tabi olduğuna şüphe olmadığı, Davacıya ait eczanede bahsi geçen standartların dışında “artı” işareti içeren levha bulunduğunun tespit edildiği, “artı” işaretinin mezkur standartlar dahilinde kullanılmasına müsaade edilmiş bir işaret olmadığı, ayrıca bu işaretin Türkçeye ait bir sembol de olmadığından ülkemizde bir karşılığı ve anlamının da bulunmadığı, dolayısıyla eczanelerde bu işaretin kullanılmasının, aynı zamanda 805 sayılı Kanun’un 1. maddesine muhalefet teşkil ettiği, Dava konusu işlemin, eczane hizmetlerinde haksız rekabete yol açmamak, bir eczanenin diğerinden farklı olarak dış görünüş bakımından daha ilgi çekici hale gelmemesini sağlamak, görsel karmaşa ve kirliliği önlemek ve nihai olarak uygulamada yeknesaklığı sağlamak için tesis edildiği, Kurum tarafından neden “hilal” sembolünün değil de “artı” sembolünün yasaklandığının açıklanmadığı ileri sürülmekte ise de, Kurumun mevzuatla tayin olunmuş standartlar dışında kalan her türlü durumun denetim ve gözetiminin yapılması için faaliyet gösterdiği ve bunlardan birinin diğerine tercih edilmesi yahut göz ardı edilmesinin söz konusu olamayacağı, nitekim dava konusu işlemin de doğrudan doğruya “artı” işaretine yönelik olmadığı, işlemde yer alan “... artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması” ibaresinden “artı” işaretinin sadece örnek vermek maksadıyla yazıldığı, işlemin standart dışında kalan her türlü işarete yönelik olduğunun açıkça görüldüğü, ayrıca Kurumun fiili durumların dini kriterlere uygun olup olmadığına karar vermek gibi bir yetkisi ve görevi bulunmadığı, Kurumca yürütülen iş ve işlemlere esas alınanın, yürürlükteki mevzuat hükümleri olduğu, üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Antalya Valiliği tarafından, eczane tabelasına ilişkin standartların Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş olduğu, eczane sembolü olarak sadece "E" harfinin kullanılması gerektiği, eczane levhalarına ilişkin standartların düzenlenmesi ile amaçlananın, hastaların eczaneye ve dolayısıyla ilaca erişiminin kolaylaştırılması hususunda herhangi bir karmaşıklığa mahal verilmemesi olduğu, bu yüzden eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı gibi farklı işaretlerin kullanılmamasının düzenlendiği, Davacının iddia ettiği üzere sadece artı sembolü için değil artı vb. tüm diğer semboller için kısıtlama yapıldığı, Davacının, turistik bölgede bulunsa dahi Yönetmelikle getirilen standartlara uymakla yükümlü olduğu, aksi halde haksız rekabete yol açılacağı, kaldı ki turistlerin tur operatörleri ile program yaptıkları değerlendirildiğinde artı işaretinin kullanılmasının da bir önemi olmadığı, dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısında yer alan "eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi" cümlesinin ve buna dayanılarak Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen 17/06/2020 tarihli süre verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın 56. maddesi ile Devlete yüklenen görevin, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga hükümlerini müteakiben 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları mârifetiyle yürütüldüğü, anılan Kararname ile Sağlık Bakanlığının politika ve hedeflerine uygun olarak ilaçlar, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, ulusal ve uluslararası kontrole tabi maddeler, tıbbî cihazlar, vücut dışı tıbbî tanı cihazları, geleneksel bitkisel tıbbî ürünler, kozmetik ürünler, homeopatik tıbbî ürünler ve özel amaçlı diyet gıdalar hakkında düzenleme yapmakla görevli, Bakanlığa bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu teşkilatlandırıldılmış, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunu düzenleyen maddelerinde, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak, piyasaya arz edilen ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin reklam ve tanıtımının usûl ve esaslarını belirlemek ve uygulamasını denetlemek, görev alanına giren ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlere ilişkin klinik araştırmalarla ilgili düzenlemeleri yapmak, izin vermek ve denetlemek, hayati önemi haiz ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin piyasada sürekli bulunabilmesi için gerekli tedbirleri almak. görev alanına giren ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimini yapmak, gerektiğinde toplatmak, imha etmek veya ettirmek, piyasadaki ürünler için güvenlilik bildirim yöntemlerini belirlemek, gerekli bildirimleri yapmak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak gibi hususların Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 5. Maddesinde, Serbest eczaneler, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde yönetmelikte belirlenen belgelerle il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılır. Ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunların çözüm yeri Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumudur. Eczane açmak, devretmek veya başka bir yere nakletmek isteyen eczacılar, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne dilekçe ile başvurur. Eczane açmak isteyenlerin belgelerinin tam olması hâlinde ruhsatname düzenlenir. Düzenlenen ruhsatnameler Sağlık Bakanlığına, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumuna ve Türk Eczacıları Birliğine bildirilir. Eczaneler için belediyeden ayrıca bir iş yeri ruhsatı alınması ve belediyeye harç ödenmesi gerekmez." kuralına yer verilmiş, 20. maddesinde," Eczane binalarının kaç kısımdan mürekkep olacağı ve laboratuvarların vasıf ve şartları ve içerlerinde bulunması lazım gelen alet ve saire ve eczanenin dahili hizmetleri Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince tayin ve tesbit olunur." hükmü, Geçici 4. Maddesinde de, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde Sağlık Bakanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulur." hükmü yer almıştır. 6197 sayılı Kanun'un 5., 20. ve geçici 4.maddesi ile 4 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak, eczacıların görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, eczanelerin açılması, işletilmesi, nakli, devri ve kapanması ile eczanelerin özellikleri ve eczacılık hizmetlerinin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek üzere çıkarılan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin Eczane ismi, levhası ve vitrini başlıklı 25. maddesinde," Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak ve nakil yapılacak eczanelerin isimleri, eczanenin açılacağı ilçe içinde bulunan eczanelerle aynı isimlerde olamaz.(2) Eczanelerin görülebilir cephelerinden en az birine ve eczane olarak kullanılacak yerin sınırları içerisinde kalmak kaydıyla, eczanenin adını gösterir, özellikleri Türk Eczacıları Birliği tarafından standardize edilmiş ışıklı veya ışıksız levha konulur. Kültür ve tabiat varlığı niteliğindeki yerlerde faaliyet gösteren eczaneler ile uluslararası havalimanlarında bulunan eczaneler için bu zorunluluk aranmaz. (3) Eczanelerin bulunduğu parsel sınırları içinde olması kaydıyla, asgarî ve azamî ebatları ile renkleri Türk Eczacıları Birliği tarafından belirlenen standartlarda, iki cepheden kolayca görülecek yükseklikte olmak kaydıyla “E” logolu ışıklı levha konulur. Eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri gibi haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konulamaz. Vitrinlere ürün tanıtımı amacıyla levha veya ilân yapıştırılamaz." hükmü ; Eczacılığa ilişkin kılavuzlar başlıklı 50. Maddesinde de," (1) Eczanelerde verilen hizmetlerin kalitesinin arttırılmasını, sürekliliğini ve iyi eczacılık uygulamalarının geliştirilmesini sağlamak maksadı ile Kurum tarafından kılavuz veya benzeri kılavuzlar hazırlanır ve yürürlüğe konulur." hükmü yer almıştır. Eczane tabelasına ilişkin standartlar Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş , anılan yönetmeliğin verdiği yetkiye dayanarak Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunca yayımlanan kılavuzda da eczane sembolü olarak sadece "E" harfinin kullanılması gerektiği düzenlenmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları incelendiğinde, Eczacılık faaliyetinin 6197 sayılı Kanun’daki tanımından anlaşılan önemi gözönünde bulundurularak mevzuatta bu faaliyetin yürütüleceği eczanelerin taşıması gereken fiziki özelliklerin de Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği, eczanelere birtakım fiziki standartların getirildiği, bu düzenlemelerin amacının eczane hizmetlerinde haksız rekabete yol açmamak, bir eczanenin diğerinden farklı olarak dış görünüş bakımından daha ilgi çekici hale gelmemesini sağlamak, görsel karmaşa ve kirliliği önlemek ve uygulamada birliği sağlamak olduğu, eczane levhalarına ilişkin standartların düzenlenmesi ile, hastaların eczaneye ve dolayısıyla ilaca erişiminin kolaylaştırılması hususunda herhangi bir karmaşıklığa yer verilmemesinin amaçlandığı, bu nedenlerle eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı gibi farklı işaretlerin kullanılmamasının dava konusu genel yazıyla düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Anılan Yönetmeliğin 25. maddesi ve Eczane Levha Standartları Kılavuzuna göre eczanelerde o yerin eczane olduğunu göstermek için yalnızca “eczane” yazılı bir levha ile “E” logolu bir levha kullanılabileceği, bunlar dışında bir işaret kullanılamayacağı, Kurumca bazı eczanelerde açıklanan standartlarda olmayan levha, tabela, görsel ve işaretler kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, konu hakkında herhangi bir karışıklığa yer verilmemesi ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile amaçlanan uygulama birliğinin sağlanması amacıyla 81 il sağlık müdürlüklerine dava konusu yazının gönderildiği anlaşıldığından, davacının ileri sürdüğü iddialar işlemi kusurlandıracak nitelikte görülmemiş olup, bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılan anılan düzenlemeye dayanılarak Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen 17/06/2020 tarihli dava konusu birel işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/11/2024 tarihinde, davacının duruşmaya gelmediği, davalı idareleri temsilen Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun, davanın idare mahkemesinin görev alanında bulunduğundan bahisle görev itirazı ile davanın süresinde açılmadığına yönelik süre aşımı itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. MADDİ OLAY : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 81 İl Valiliğine gönderilen "Eczane cephe ve levhalarında farklı işaretler kullanılması" konulu 07/05/2020 tarih ve 27339882-000-E.111359 sayılı Genel Yazısında, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin “Eczane ismi, levhası ve vitrini” başlıklı 25. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına yer verilmiş ve bu doğrultuda eczane levhasına ilişkin standartların özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemelerin temel amacının halkın eczaneye ulaşımını kolaylaştırmak, özellikle bir eczanenin nöbetçi olduğu haller gibi eczaneye ulaşmanın hayati önem arz ettiği uygulamalarda eczanenin yerinin belirginleşmesini sağlamak, yerli ve yabancı herkesin standartlarda belirtilen levhayı görmesi halinde eczanenin varlığını anlayabilmesini sağlamak vb. yöntemlerle halk sağlığını korumak olduğunun açık olduğu belirtilerek eczane levhalarına ilişkin standartların düzenlenmesi ile amaçlanan, hastaların eczaneye ve dolayısıyla ilaca erişiminin kolaylaştırılması hususunda herhangi bir karmaşıklığa mahal verilmemesi adına eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususu bildirilmiştir. Davacının sahibi olduğu "... Eczanesi"nde Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince 17/06/2020 tarihinde yapılan denetimde, eczane levhasında artı (haç) işaretinin yer aldığı tespit edilmiş ve söz konusu işaretin kaldırılması için davacıya bir (1) hafta süre verilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısında yer alan "eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi" ibarelerinin ve buna dayanılarak Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen 17/06/2020 tarihli süre verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. Sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Altıncı Kısım Onüçüncü Bölümü gereğince Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından yürütülmektedir. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 508. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak, davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Kurumunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, “Eczane binalarının kaç kısımdan mürekkep olacağı ve laboratuvarların vasıf ve şartları ve içerlerinde bulunması lazım gelen alet ve saire ve eczanenin dahili hizmetleri Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince tayin ve tespit olunur.” hükmü yer almıştır. 6197 sayılı Kanun'a ve ilgili mevzuat hükümlerine dayanılarak, eczacıların görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, eczanelerin açılması, işletilmesi, nakli, devri ve kapanması ile eczanelerin özellikleri ve eczacılık hizmetlerinin yürütülmesine dâir usûl ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Eczane ismi, levhası ve vitrini" başlıklı 25. maddesinin ikinci fıkrasında, eczanelerin görülebilir cephelerinden en az birine ve eczane olarak kullanılacak yerin sınırları içerisinde kalmak kaydıyla, eczanenin adını gösterir, özellikleri Türk Eczacıları Birliği tarafından standardize edilmiş ışıklı veya ışıksız levhanın konulacağı, kültür ve tabiat varlığı niteliğindeki yerlerde faaliyet gösteren eczaneler ile uluslararası havalimanlarında bulunan eczaneler için bu zorunluluğun aranmayacağı; aynı maddenin üçüncü fıkrasında, eczanelerin bulunduğu parsel sınırları içinde olması kaydıyla, asgarî ve azamî ebatları ile renkleri Türk Eczacıları Birliği tarafından belirlenen standartlarda, iki cepheden kolayca görülecek yükseklikte olmak kaydıyla “E” logolu ışıklı levha konulacağı, eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri gibi haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konulamayacağı, vitrinlere ürün tanıtımı amacıyla levha veya ilân yapıştırılamayacağı; 50. maddesinde ise, eczanelerde verilen hizmetlerin kalitesinin arttırılmasını, sürekliliğini ve iyi eczacılık uygulamalarının geliştirilmesini sağlamak maksadı ile Kurum tarafından kılavuz veya benzeri kılavuzlar hazırlanacağı ve yürürlüğe konulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesine göre Kurum tarafından "Eczane Levha Standartları Kılavuzu" hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısında yer alan "eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi" ibarelerinin incelenmesi: 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre eczacılık; hastalıkların teşhis ve tedavisi ile hastalıklardan korunmada kullanılan tabii ve sentetik kaynaklı ilaç hammaddelerinden değişik farmasötik tipte ilaçların hazırlanması ve hastaya sunulması; ilacın analizlerinin yapılması, farmakolojik etkisinin devamlılığı, emniyeti, etkinliği ve maliyeti bakımından gözetimi; ilaçla ilgili standardizasyon ve kalite güvenliğinin sağlanması ve ilaç kullanımına bağlı sorunlar hakkında hastaların bilgilendirilmesi ve çıkan sorunların bildiriminin yapılmasına ilişkin faaliyetleri yürüten sağlık hizmeti olup, bu anlamda eczaneler ticari nitelikli işletme olmakla birlikte, aynı zamanda önemli bir kamu hizmeti de sunmakta olan işletme niteliğindedirler. Buna göre, 6197 sayılı Kanun hükümleri ile eczacılık mesleğinin sağlık alanında önemli bir kamu hizmetini yürütmesi ve aynı zamanda ticari bir faaliyet niteliğinde olması dikkate alındığında eczane olarak kullanılacak yerlerin fiziki özelliklerini belirleme konusunda davalı idarenin düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu açıktır. 6197 sayılı Kanun'a ve ilgili mevzuat ile tanınan yetkiye dayanılarak 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde eczane ismi, levhası ve vitrinine ilişkin standartlar belirlenmiş; anılan maddenin ikinci fıkrasında, eczanelerin görülebilir cephelerinden en az birine ve eczane olarak kullanılacak yerin sınırları içerisinde kalmak kaydıyla, eczanenin adını gösterir, özellikleri Türk Eczacıları Birliği tarafından standardize edilmiş ışıklı veya ışıksız levha konulması zorunlu tutulmuş; anılan maddenin üçüncü fıkrasında, eczanelerin bulunduğu parsel sınırları içinde olması kaydıyla, asgarî ve azamî ebatları ile renkleri Türk Eczacıları Birliği tarafından belirlenen standartlarda, iki cepheden kolayca görülecek yükseklikte olmak kaydıyla “E” logolu ışıklı levha konulacağı, eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri gibi haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konulamayacağı, vitrinlere ürün tanıtımı amacıyla levha veya ilân yapıştırılamayacağı düzenlemesine yer verilerek, eczane isim, levha ve vitrinlerine yönelik standartlar belirlenmiş ve haksız rekabeti önleyici kurallar getirilmiştir. Davacı tarafından, dava konusu düzenlemede, eczane levhalarında artı (haç) sembolünün bulunmayacağının ve bu işareti kullanmaya devam edenler hakkında mevzuatın belirlediği yaptırımların uygulanacağının belirtildiği, ancak dava konusu işlemlerin sebep ve amaç unsurlarının davalı idare tarafından açıklanmadığı, hilal sembolünü değil de neden sadece artı sembolünün yasaklandığının belirtilmesi gerektiği, artı ve hilal sembollerinin Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan insanlar için evrensel sağlık hizmeti sembolü olduğu, eczanelerin Türkçe bilmeyenler için farklı dillerde “eczane” levhası asamayacakları için eczane farkındalığı yaratmak için bu sembolleri kullandıkları, dolayısıyla tek bir artı sembolünün evrensel olarak “eczane” demek olduğu, evrensel bir sembol olan artı işaretinin yasaklanmasının sebep unsurunun ortaya konulamadığı, düzenlemelerin temel amacının halkın eczaneye ulaşımını kolaylaştırmak, eczane yerini belirginleştirmek, yerli ve yabancı herkesin standartlarda belirtilen levhayı görmesi halinde eczanenin varlığını anlayabilmesini sağlamak olduğu, diğer taraftan da evrensel bir sembolün kullanımının yasaklandığı, gerekçe ile sonuç arasında makul bir ilişki kurulamadığı iddia edilerek anılan düzenlemenin iptali istenilmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre eczanelerde o yerin eczane olduğunu göstermek için yalnızca “eczane" ve "eczanenin adını” gösteren standartları Türk Eczacıları Birliği tarafından belirlenmiş olan ışıklı veya ışıksız bir levha ile “E” logolu ışıklı bir levha kullanılabileceği, bunlar dışında bir yazı, işaret veya sembol kullanılamayacağı açıktır. Eczacıların sağlık alanında önemli bir kamu hizmetini yürütmesi ve aynı zamanda eczacılık mesleğinin ticari bir faaliyet niteliğinde olduğu dikkate alındığında eczane olarak kullanılacak yerlerin isim ve levhalarının özelliklerini belirleme konusunda davalı idarenin yetkili olduğu, eczane levhalarında mevzuatta belirlenen standartlar dışında çeşitli sembol ve işaretlerin yer almasının, mevzuat ile belirlenen isim, levha ve tabela standartlarına uygun olmayacağı gibi, eczaneler arasında haksız rekabete sebebiyet vereceği, mevzuatla belirlenen standartların eczaneler arasında haksız rekabeti engellemeye yönelik getirildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlığa konu Genel Yazı incelendiğinde, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri doğrultusunda belirlenen eczane levhasına ilişkin standartlarda uygulama birliğinin sağlanması ve eczane levhalarına ilişkin standartların düzenlenmesi ile, hastaların eczaneye ve dolayısıyla ilaca erişiminin kolaylaştırılması hususunda herhangi bir karmaşıklığa yer verilmemesinin amaçlandığı, eczanelerin cephe, vitrin vb. bölümlerinde artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması, mevcut durumda söz konusu işaretleri taşıyan eczanelere bu işaretlerin kaldırılması için bir hafta süre verilmesi, verilen süre sonunda yapılacak kontrollerde söz konusu işaretlerin hala bulunduğunun tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususu belirtilerek eczaneler arasında uygulamada oluşan haksız rekabetin engellemesinin hedeflendiği, üst hukuk normlarına aykırı ve bunları aşar nitelikte hükümler getirilmediği anlaşılmakta olup, bu yönüyle düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından, dava konusu Genel Yazıda yaptırım uygulanacak durumun sadece artı işareti için öngörüldüğü ileri sürülmüş ise de, dava konusu Genel Yazıda "artı (haç) gibi farklı işaretlerin kullanılmaması" ibaresine yer verilmesinin yalnızca artı işaretinin eczane levhasında yer almayacağı anlamına gelmediği, "gibi" ibaresi yazılmak suretiyle Genel Yazının standart dışında kalan her türlü işarete yönelik olduğu anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından da standartlar dışında kalan sembol veya işaretin birinin diğerine tercih edilmesi yahut göz ardı edilmesinin söz konusu olamayacağının açıkça ifade edilmesi karşısında davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Ayrıca, yine davacı tarafından Yönetmelikte belirlenenler dışında eczanelerin eczane niteliğini belirginleştirecek isim, sembol ve levhalarına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin meslek disiplini ve ahlakını korumakla görevli Türk Eczacıları Birliğine ait olduğu iddia edilmiş ise de, ilgili Yönetmelik hükmü gereği eczanenin levhası ile ilgili olarak Türk Eczacıları Birliğinin yetkisinin levha standartlarının (tabelanın rengi, boyutu, yazı standardı gibi) belirlemekle sınırlı olduğu, eczane olarak kullanılacak yerlerin vitrini, levhası gibi fiziki özelliklerini belirleme konusundaki asıl yetkinin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda olduğu açık olup, davacının bu iddiası da yerinde görülmemiştir. B) Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen 17/06/2020 tarihli işlemin incelenmesinden: Dava konusu işlem ile, davacının sahibi olduğu "... Eczanesi"nde 17/06/2020 tarihinde yapılan denetimde eczane levhasında artı (haç) işaretinin yer alması nedeniyle söz konusu işaretin kaldırılması için davacıya bir (1) hafta süre verilmiştir. Dava konusu bireysel işlemin, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 07/05/2020 tarih ve E.111359 sayılı Genel Yazısı doğrultusunda ve buna dayanılarak tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda; yukarıda hukuka uygun olduğu tespit edilen Genel Yazıya dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.