11. Ceza Dairesi 2012/8627 E. , 2012/17355 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanığın yokluğunda verilen ve sanık müdafii olarak kabul edilen Av. ...'ye 18.09.2009 tarihinde usulüne uygun tefhim olunan hükmün bu müdafi tarafından süresinde temyiz edilmemesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan…
**11. Ceza Dairesi 2012/8627 E. , 2012/17355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanığın yokluğunda verilen ve sanık müdafii olarak kabul edilen Av. ...'ye 18.09.2009 tarihinde usulüne uygun tefhim olunan hükmün bu müdafi tarafından süresinde temyiz edilmemesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan ve atanan müdafii ile hiç yüz yüze gelmeyen sanığa yokluğunda verilen mahkumiyet hükmü tebliğ edilmediğinden sanık yönünden kesinleşmeyeceği, sanığın atandığından haberdar olmadığı müdafiinin hükmü süresinde temyiz etmemesi işleminden sorumlu tutulamayacağı cihetle, sanığın öğrenme üzerine verdiği 15.03.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 09.10.2009 ve 30.03.2010 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu da belirlenerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; TTK'nun 692. maddesinde sayılan çekin zorunlu unsurlarından birisi de "keşide yerinin" varlığıdır. Çekin yazıldığı, keşide edildiği yerin çekin ön yüzünde gösterilmesi zorunludur. Bu zorunlu unsurun eksikliği kural olarak çek olma vasfını ortadan kaldırır. Ne var ki, aynı Kanunun 693. maddesindeki "...keşide yeri gösterilmeyen çek, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılır" hükmüne göre çekde keşide yeri gösterilmemiş olmasına karşın keşicinin ad ve soyadı yanında yazılı yerde düzenlenmiş sayılacağı öngörülmüştür ki suça konu çekin ön yüzündeki sağ alt köşede "Afyon" ibaresi yer almaktadır. Bu durumda suça konu çekte keşide yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma üzerine toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin ise nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.