Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 12/9/2019 tarihinde tutuklamanın hukuki olmadığı ve tutukluluğun makul süreyi aştığı şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun tutuklamanın hukukiliğine ve tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik soruşturmalar kapsamında 11/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu Mersin Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan sorgusunun ardından 13/8/2016 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu 12/10/2016 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştur. Mersin Sulh Ceza Hâkimliği 13/10/2016 tarihinde başvurucunun tahliye talebini reddetmiştir. Başvurucu 3/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 3/2/2017 tarihinde tahliye edilmiştir. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 6/11/2017 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar da başvurucuya 9/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararda başvurucuya atılı suçlar nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler ile ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tazminat hakkının bulunduğu bildirilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı başka bir şüphelinin yapmış olduğu itirazın reddedilmesi üzerine 29/12/2017 tarihinde kesinleşmiştir. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, ...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. (2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."