T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1066 Esas KARAR NO: 2026/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2022/271 Esas, 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1066 Esas KARAR NO: 2026/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2022/271 Esas, 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin gerek Türkiye'de gerekse yurt dışında yıllardır aktif şekilde ailesi ile birlikte tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, '...' markası altında üretilen ürünlerin ise yılda yaklaşık 1 milyon adedin üzerinde satışı bulunduğunu, binden fazla satış noktası bulunduğunu, müvekkilinin ... tescil numarası ile ....07.2002 tarihinde “... ....” ibareli markayı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını 2011 yılında yenileyip 2021 yılında ikinci yenilemeyi sehven unutarak sürenin kaçırıldığını ancak müvekkilinin markasını kullanmaya hiç ara vermediğini ve koruma süresi sona ermesinden sonra da yoğun şekilde “...” ibaresi ile ticaretine devam ettiğini, davalının müvekkili markasının koruma süresinin bitmesi nedeniyle “...” ibaresi ile .... numara ile marka tescili gerçekleştirdiğini, müvekkiline ait markanın ceza yenileme süresinin bitiminin 22.12.2021 tarihiyken davalı tarafın ilgili marka başvurusunun ....12.2021 tarihli olduğunu, davalının müvekkilinin markasını takip ettiğini, koruma süresinin bittiği ilk gün kötü niyetli başvuruyu gerçekleştirdiğini, davalıya ihtarname gönderdiklerini, konuyu sulh yoluyla çözmeye çalıştıklarını, davalının cevabi ihtarnamede çelişkili beyanlarının olduğunu, davalının ilk olarak markalar arasında benzerlik olmadığını iddia ettiğini, sonrasında müvekkilinin kullanımlarının kendi markalarına tecavüz teşkil ettiği iddiasında bulunduğunu, davalının söz konusu markaların benzer olduğunu ikrar ettiğini, cevabi ihtarnamede davalının müvekkili markasının koruma süresinin bitmesinden bir gün sonra başvuru yapmalarını ise “hukuken kendilerine tanınan bir hak” olarak açıkladığını, ancak hukuk düzeninin hakkın kötüye kullanımına izin vermediğini, dava açısından davalının mevcut eylemlerinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, “...” ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, SMK 6/8 ve 6/9 uyarınca davalı tarafın bu haksız tescilinin hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı markasında yer alan emtianın tamamının müvekkiline ait dayanak markada birebir yer aldığını, 35. sınıfın alt grubunda ürünlerin satışına ilişkin belirtilen emtia (25. Sınıf), o emtianın ilgili sınıfı ile (25. Sınıf) açık şekilde sınıfsal benzerlik oluşturduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu, 6 aylık cezalı yenileme süresinin sona erdiği günün ....12.2021 tarihi olduğunu, davalının marka başvurusunun ....12.2021 tarihi olduğunu, müvekkilinin Bayrampaşa ilçesinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, davalının ... ilçesinde ticaretini gerçekleştirdiğini, her iki tarafın da İstanbul Avrupa yakasında ve birbirlerine yakın ilçelerde olduğunu, müvekkili markasının sektörde köklü bir marka olduğu ve tarafların benzer tüketici kitlesine hitap etmeleri gözetildiğinde davalı tarafın müvekkili markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, her iki tarafın da “.....” ürünleri üzerine çalıştığını, ticari iştigal alanlarının birebir aynı olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasını uzun yıllardır aktif ve kesintisiz şekilde kullandığını, müvekkilinin “...” ibaresi ile birçok ürün ürettiğini, etiket vb. tanıtım evrakları üzerinde markasına yer verdiğini, “...” ibareli ürünlerin satışını gerçekleştirdiğinin görüleceğini, müvekkilinin kanunun aradığı şekilde ilgili emtiada ciddi şekilde markasını kullandığını da beyan ederek davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ....... numaralı "..." ibareli markanın hem 25 hem de 35. sınıf dahil olmak üzere tümden hükümsüz kılınmasına, üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, teminen ihtiyati tedbir konulmasına, davalının marka tescilinden doğan haklarını müvekkiline karşı kullanmasının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sektör içinde tercih edilen, hitap ettiği alıcı kitlesi bakımından temsil ettiği kaliteli hizmet ile belli bir tanınmışlığa ulaşmış saygın bir firma olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerinde kullandığı "..." ibareli markasını TPMK nezdinde tescil ettirmek amacıyla .... tescil nolu marka başvurusunda bulunduğunu, markanın gerek davacı gerek üçüncü bir kişi adına tescilli markayla benzerlik ihtiva etmediğinden ve herhangi bir itiraz gelmemesi üzerine tescil edildiğini, davacı yanın iddialarına konu gerçek hak sahipliği ya da kötü niyet iddialarının marka başvurusunun yayın aşamasında itiraz olarak bildirilmediğini, halihazırda itirazda bulunsa idi dahi davacı adına tescilli ve itiraza dayanak olarak gösterilebilecek bir marka da bulunmadığını, davacının davaya mesnet olarak gösterdiği markayı süresi içinde yenilemediğini, müvekkilinin marka başvurusunda bulunma hakkını kullandığını davacı ya da şirketin itirazı söz konusu olmadan ve TPMK nezdinde yapılan resen inceleme neticesinde tescilli herhangi bir marka ile benzerlik göstermeyen markasını tescil edildiğini, müvekkilinin herhangi bir sebeple "kötü niyetli" hareket ettiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili markasının davacı markası ile benzerlik göstermediğini, markaların görsel açıdan karşılaştırıldığında, müvekkilinin markası ile davacının markası arasında gerek yazı stili, şekil unsuru ve fon açısından farklılık bulunduğunu, müvekkilinin markasının esas unsuru "... ..." şeklinde iki kelimeden oluştuğunu, kelime unsurunun bölünerek, yalnızca bir kelimenin markada ön plana çıktığından söz etmenin mümkün olmadığını, ayrıca markaların değerlendirilirken global inceleme yapılması gerektiği, sonraki tarihli başvurunun önceki tarihli marka bakımından ne kadar ayırt edici hale getirildiği de göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin markası ile davacı markası arasında ticari, idari ve ekonomik bir bağlantı kurulmasının da mümkün olmadığını da beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../04/2024 tarih ve 2022/271 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararıyla;"...Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen ..... numaralı ....12.2021 başvuru tarihli “ ...” markasının 25, 35. sınıflarda tescil edildiği, yine Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davacı adına ... numara ile 24, 25. Sınıflarda kayıtlı ....06.2001 başvuru tarihli “... .....” ibareli marka kaydı bulunduğu, bu markanın 2011 yılında yenilendiği ancak daha sonraki 10 yılda yenilenmeyerek ....06.2021 tarihinde geçerliliğini yitirdiği, 6 aylık cezalı yenileme süresinin ise ....12.2021 tarihinde sona erdiği, davalı tarafın davacının cezalı olarak markayı yenileme süresi olan ....12.2021 tarihinin ertesi günü ....12.2021 tarihinde “ ...” ibareli marka başvurusunu yaptığı ve markanın tescil edildiği, davacının “... .....” markası ile "... ..." ibareli kullanımlarının davalının hükümsüzlüğü talep edilen "... ...." ibareli markasıyla görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel olarak bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaatin karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğu, söz konusu marka tescil ve kullanımların ayırt edici unsurunun "...." ibaresi olduğu, davalının marka başvuru tarihi olan ....12.2021 tarihli marka başvurusundan önce davacının "..." ibaresini ciddi olarak fiilen kullandığı, dosya içerisindeki bilgi, belge, faturalar ve bilirkişi raporuna göre, davacının markasının koruma süresinin sona erdiği tarih olan ....06.2021 tarihinden itibaren markanın iki yıllık süre içerisinde kullanıldığının anlaşıldığı, bu noktada SMK m. 6 (8) hükmü ve m. 25'de sayılan şartların gerçekleştiği, sonuç olarak davalının tescilli “ ...” markasının davacının önceden tescilli ve fiili marka kullanımı ile aynı zamanda çağrıştırma sebebiyle bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu ve iltibas yarattığı kanaatine varılarak, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..... nolu "..." ibareli markanın 25. ve 35. sınıf dahil olmak üzere tümden hükümsüzlüğüne dair davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..... nolu "..." ibareli markanın 25. ve 35. sınıf dahil olmak üzere tümden hükümsüzlüğüne,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddialarına konu gerçek hak sahipliği ya da kötü niyet iddiaları, Müvekkilin marka başvurusunun yayın aşamasında itiraz olarak bildirilmediğini, halihazırda itirazda bulunsa idi dahi davacı adına tescilli ve itiraza dayanak olarak gösterilebilecek bir markanın bulunmadığını, davacının huzurdaki davaya mesnet olarak gösterdiği markayı süresi içinde yenilemediğini, davacı tarafından müvekkilinin marka başvurusu ve yayın sürecinde herhangi bir itirazda bulunulmamasına rağmen marka tescil edildikten sonra müvekkili adına tescil edilen markanın davacıya devri talepli Bakırköy ....Noterliği ...10.2022 tarih ve ...... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin marka tescilinin herhangi bir kötüniyet içermediğini, müvekkilinin markasının halihazırda TPMK nezdinde 25 ve 35.sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkili markasının davacının markası ile benzerlik göstermediğini, markalar arasında ticari, idari ve ekonomik bir bağlantı kurulmasının da mümkün olmadığını, hiçbir iltibas tehlikesi olmadığını, görsel, çağrışımsal ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, tüketici nezdinde de bütün olarak uyanan kanaat ve izlenim farklı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Marka marka hükümsüzlük istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6769 sayılı SMK "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlığı altında düzenlenen; Madde 6/(8) ;"Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir." Aynı kanun "Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" başlığı altında düzenlenen Madde 25/(1); "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu ..../12/2021 başvuru tarihli ... numaralı “ ...” markasının 25, 35. sınıf emtia ve hizmetlerde .../06/2022 tarihinde tescil edildiği, davacının ilk olarak .../06/2001 başvuru tarihli "... ....." ibareli markası yenilenmediğinden her ne kadar .../06/2021 tarihinde "...." olmuş ise de yapılan bilirkişi incelemesi ile taraf markalarının aynı alanda kullanıldığı ve aralarında görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel olarak bütünde uyandırdığı genel izlenimin karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğunun ve davacının markasının koruma süresinin sona erdiği .../06/2021 tarihinden itibaren iki yıllık süre içerisinde davacı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, davanın .../12/2022 tarihinde açıldığı, 6769 sayılı SMK madde 6/8 ile 25. Madde açık düzenlemesi karşısında uyuşmazlığa konu markanın hükümsüz kılınmasına ilişkin ilk derece mahkeme kararı yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026