7. Ceza Dairesi 2021/28237 E. , 2025/7585 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/424 E., 2020/647 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracını müsaderesi TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ... ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri …
**7. Ceza Dairesi 2021/28237 E. , 2025/7585 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/424 E., 2020/647 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracını müsaderesi TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ... ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sonuç olarak cezanın "3 yıl 9 ay hapis ve 100,00TL adli para cezası üzerinden infazına" karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde "3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile olarak cezalandırılmasına" karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuşsa da bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 6.paragrafından "cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak "infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Dosya kapsamında bulunan ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 20.10.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda sanığın tedavi ile işlevselliği düzelmeyen "atipik psişkoz" ile ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi 02.01.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda "tedavi ile çalışma olanağı vermeyen şizofren" tanısı olduğunun anlaşılması karşısında, ibraz edilen raporun onaysız fotokopi olduğu da gözetilerek, bu hususların ilgili resmi makamlardan araştırılıp, sanığa ait tüm tedavi belgelerinin ilgili kurumlardan istenmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca gerekirse gözlem altına alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca sanığın suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının, bu kapsamda ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. Sanık ... ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.10.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 27.11.2013 olduğu, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1795 Esas, 2014/1144 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.11.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.11.2013 olduğu, eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafi ve sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, sanık ... hakkında Tebliğname’ye aykırı, sanık ... hakkında Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.