20. Hukuk Dairesi 2012/1881 E. , 2012/2931 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Tece kasa…
**20. Hukuk Dairesi 2012/1881 E. , 2012/2931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Tece kasabasında 292 ada 11 parsel sayılı 8655,69 m² yüzölçümündeki 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine ...’in zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, taşınmazın eksik ölçüldüğünü belirterek dava açmıştır. Mahkemece; davanın 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının gönderilen ihtarlı davetiyeye rağmen ilk oturuma kadar delillerini bildirmediği ve mazeret sunmadan ilk oturuma katılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de verilen karar yerinde değildir. Şöyle ki; davacıya ilk duruşmanın bildirildiği ihtarlı davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesine göre tebliğ edildiği, tebliğe dair belge üzerinde yapılan incelemede; tebligatın, kendisine haber verilen komşu imzası alınmadığı için usulüne uygun olarak yapılmadığı görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesinde; aynen, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz ve tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa, keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” denilmiştir. Bu nedenle mahkemece işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de; 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilecekken mahkemece red kararı verilmiş olması, dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması ve 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereği vekalet ücreti takdiri gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01.03.2012 günü oybirliği ile karar verildi.