19. Ceza Dairesi 2020/223 E. , 2020/2017 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın üzerine atılı suç tarihi 01.03.2014 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 23.12.2013 olarak yazılmas…
**19. Ceza Dairesi 2020/223 E. , 2020/2017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın üzerine atılı suç tarihi 01.03.2014 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 23.12.2013 olarak yazılmasının, mahallinde düzeltilebilir nitelikte bir maddi hata olduğu değerlendirildi. Sanığın, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesinde "uyar - kaldır" yöntemi benimsenerek ayrıntılı biçimde düzenlenen "düzeltme ve cevap" hakkının kullanılmasına dair tüm şartları taşıyan kesinleşmiş yargı kararını, aynı Kanunun 18. maddesinde yazılı olduğu üzere gereği gibi yerine getirmemesi eylemi karşısında; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü, mahkumiyet hükmünün Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına aykırı olduğuna dair temyiz gerekçelerine; Düzeltme ve cevap metninin yayımlanmaması suçuyla korunan hukuki yararın, ifade özgürlüğünün gereklerinden olan toplumun doğru bilgiye erişim hakkı ile bireylerin temel hak ve özgürlüklerinden olan onur, saygınlık ve şeref gibi kişilik haklarının korunmasının sağlanması olduğu, dolayısıyla 5187 sayılı Kanun'un 18. maddesinde cezai yaptırım öngören düzenlemenin meşru bir amaca yönelik olması, Her türlü kitle iletişim aracını kullanma yönünde geniş imkanlara sahip olan basının, sıradan bireyler veya kanunları uygulamakla yükümlü olan kamu görevlileri hakkında yaptığı haberlerde, kişilik haklarını ihlal edecek ifadeler kullanması durumunda, gerek toplumun bilgiye erişim hakkının, gerekse kişi hak ve özgürlükleri kapsamında masumiyet karinesinin güvence altına alınmasının demokratik bir toplumda gerekli olması, Somut olayda sanığın, kamu görevlisi olan başvurucu hakkında mahkemece yayımlanmasına karar verilen düzeltme ve cevap metnini, sorumlu müdürü olduğu dergide 5187 sayılı Kanun'un 14. maddesinde ve kesinleşen yargı kararında belirtilen usule uygun şekilde yayımlaması gerekirken; 5187 sayılı Basın Kanunu'ndaki hükümlerin düzenlenme amacına, düzeltme ve cevap hakkının kullanılması usulüne aykırı şekilde yayımlamasının, basın özgürlüğü ile bireylerin temel hak ve özgürlükleri arasındaki adil dengeyi bozacak sonuçlar doğurması nedeniye sanığın cezalandırılmasının zorunlu bir sosyal ihtiyaç olması nedeniyle hükümde herhangi bir kanuna aykırılık görülmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 25/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.